Son dönemlerde kulağımıza ve dilimize aşina bir kilam Amed’deki Cegerxwîn Kültür Merkezi’ne bağlı çocuk korosu Orkestreya Ritmên Xwezayî (Doğal Ritimler Orkestrası) tarafından tekrardan seslendirildi. ‘Yaşamı birlikte inşa edelim’ şiarıyla hazırlanan videodaki çocuklar tüm masumiyetleriyle seslendirdikleri ‘Keleşo’ kilamıyla aynı zamanda yüreklerimize de dokundu, savaşın içinde yaşayan çocukları belki de çocukluğumuzu bizlere hatırlattı.
Videonun hazırlanış amacı, devlet tarafından yerlerinden zorla çıkartılan ailelere yardım edilmesi için kamuoyunda bir duyarlılık yaratmaktı. Bir zamanlar çocukluklarını geçirdikleri köyleri terk etmek zorunda kalanlar, bu kez çocuklarını büyüttükleri sokaklarını terk etmek zorunda kaldılar. Video, bu ailelerin bir nebze de olsa acılarını hafifletecek bir duyarlılığın oluşması için hazırlanmış.
‘Keleşo’ adındaki kilam, Kürdistan’ın birçok yöresinde farklı adlarla ve dizelerle çoğunlukla iki kişi veya grup tarafından söylenen anonim ve yaygın bir eser. Erivan Radyosu’nun Kürtçe bölümü için Serhat taraflarında bilinen versiyonuyla yani ‘Keleşo’yu Mecitê Farz ve Şeroyê Biro’nun okudukları kilam, Botan taraflarında ‘Melle Îsa’, Behdinan’da ‘Seyrano’ olarak dilden dile dolaşıp günümüze ulaşmış. 

Eski zamanlarda kilamları kaydedecek aletler olmadığından en iyi kayıt cihazı insan belleğiydi. Kilamı dinleyen “bellek” daha sonra unutur, ekler-çıkartır ve bazen de bambaşka bir kilama dönüştürürdü duyduğunu. Bu yüzden  “Melle Îsa” başka bir bölgede “Keleşo” başka bir bölgede ise “Seyrano” oluverir. “Melle Îsa” versiyonunu Koma Dengê Azadî’nin Aşitî albümünde, Seyrano versiyonunu ise Güney Kürdistan’da Îsa Berwarî ve Gulbahar’ın yaptığı düetele dinleriz.
Sözü fazla uzatmadan kilama ilişkin elimizde bulunan Cegerxwin’in 1988 yılında Stockholm’da Roja Nû yayınlarında çıkan “Folklora Kurdî” (Kürt Folkloru) adındaki değerli eserine başvuracağız. Bu kitabında bir çok kilamin yazılı halini bize aktaran Cegerxwin aynı zamanda büyük bir ustalıkla yorumluyor, meselesini anlatıyor. Cegerxwin’in kitapta “Lawiko Nobedora” adıyla yer verdigi başka kilamın meselesinin şöyle anlatır:
“Burda görülüğü üzere genç melelik (imamlık)  yapıyor ama gerçek bir mele değil. Çünkü adı Mele Îsa olmasına rağmen nöbetçilik yapıyor, zira büyük meleler nöbetçilik yapmazlar. Bu sebeple ya feqî (öğrenci) ya da meslek olarak mele olmayan biri. Bilindiği üzere genç, seçkin ve güzel biri olmalı, çünkü genç kız onu torbanın ağzına bağlanan bağcığa benzetmiş. Ve genç kız çok güzel biçimde  şöyle anlatır: ‘Odanın üstünden in, gece bir, hırsız bindir’ o zifiri karanlıkta kimin evimize geldiğini nasıl bilenebilir? Çünkü zifiri karanlık gece ortaya çıkar ve bu söz ülkemizin durumunu da gösteriyor. Zifiri karanlıkta binlerce hırsız dolaşırdı ve herkes kapısını kilitler hatta kapının arkasına da sütun ve ağır şeyler koyarlardı ki hırsızlar kapıyı açamasın. Bu zifiri karanlıklarda birçok insan öldürülürdü ve birçoğu da yağmaya uğrardı. Bunun dışında da birçok kız ve erkek bu karanlıkta buluşur ya da beraber kaçarlardı. Ancak çok güç durumdur ki açıkça ve odalarda (köy odası) söylerlerdi: ‘Ben (…) evine girdim, hayvanlarını ve sürülerini, yorganlarını ve malını çaldım ve çıktım’. 
Utanmadan, sıkılmadan hırsızlığıyla övünür, kendisine kahramanlık payesi biçerlerdi. Kimseler bunlara karışmaz ağalar ve beyler bunlara arka çıkar ve nerde en iyi tüfek ve fişek varsa onlar için temin ederlerdi.
Ama günümüzde hırsızlık ayıp, kötü ve pis bir iş olarak karşılanıyor. Artık kimse kalkıp hırsızlığıyla övünmüyor. Hırsızlığın tüccarlar, işverenler, ağalar, beyler, kentliler eliyle yapıldığı ve milyonları bulan türü yürürlükte. Tek doğru olan hırsızlık şekli ise gencin sevgilisinin memelerinden (payına düşeni) çalmasıdır.” **

Görüldüğü gibi Keleşo ya da Melle hırsıza, haine karşı emek ile kazanılmış olanı korumak için zifiri karanlıkta canı pahasına nöbetçilik yapan bir genç olarak karşımıza çıkıyor. Güzelliğinin yanında dürüstlüğüyle genç kızların sevgisini kazanmış ve eşsiz metaforlarla kilamlara konu olmuş. Hırsızlığıyla, kalleşliğiyle övünenin karşısında toplum içinde statü sahibi olmasına rağmen gönüllü olarak  savunma görevini üstlenen “keleş”ler. Günümüze ne kadar benziyor yaptığı katliamları övünerek anlatan bir devletin karşısında hiçbir çıkar gözetmeksizin savunma yapan güzel gençler yani keleşler.


Keleşo

Keleşo pirê çêke

weylo lo lo lo weylo lo lo

lawiko pirê çêke

yar dilê min emrê te

de tu kevirê mermer lêke

weylo lo lo lo weylo lo lo

de tu kevirê mermer lêke

yar dilê min emrê te

de tu navê mêr xwe lêbike 

weylo lo lo lo weylo lo lo

de tu navê mêr xwe lêbike 

yar dilê min emrê te

keleşo noberdore 

weylo lo lo lo weylo lo lo

lawiko nobedoro

yar dilê min emrê te

te tu ji lobê were bi xwaro

weylo lo lo lo weylo lo lo

te tu ji lobê were bi xwaro

yar dilê min emrê te

şev yek e diz hezaro

weylo lo lo lo weylo lo lo

şev yek e bi dert hezaro

yar dilê min emrê te

keleşo heşme heşme

weylo lo lo lo weylo lo lo

de tu biajo bora pêş be

yar dilê min emrê te

Kaynak: Mecîtê Farz ve Şeroyê Biro’nun Erivan Radyosu için söyledikleri kaydın sözleri


Lawiko nobedoro

Lawiko nobedaro, belê loy loy….

Kuriko nobedaro, wî dilê min, emrê te!

Tu ji nobê were xwaro, belê loy loy loy, loy lo…

Şev reşe diz hezaro, wî dilê min, emrê te!

Lawiko mele Îsa, belê loy loy loy, belê loy loy,

Kuriko mele Îsa, wî dilê min, emrê te!

Qeytana devê kîsa, belê loy loy loy. belê loy loy

Qeytana devê kîsa, wî dilê min, emrê te!

Dest girt û rû ramîsa, belê loy loy, belê loy loy

Dest girt û rû ramîsa, wî dilê min, emrê te!


* Gece bir hırsız bindir

* Türkçe çevirisi benim tarafımdan yapılmıştır.


İbrahim Bulak

Kaynak: Folklora Kurdî, Cegerxwîn, Roja Nû yayinlari, Stockholm,1988