11 çocuk babası ve 57 yaşındaydı Abdülmenaf Yılmaz. Cizre’nin Batılê köyünden 15 yaşında ailesi ile birlikte Cizre’ye göç etmişti. Yıllarca bulduğu her işte çalışıp hamallık yaparak ailesini geçindirdi. 

Son saldırıların başlamasıyla birlikte ailesi ve Yılmaz, yaşadıkları Nur Mahallesi’nde kaldı. Ancak kendi evleri güvenli olmadığı için eşinin annesi ve kardeşlerinin evi olan bir sokak ötedeki eve yerleşti. Yılmaz, mahalle halkı ile birlikte eline aldığı tenekesi ile saldırılara karşı ses çıkardı, sokaklarda yakılan ateşe odun taşıyıp direnişin parçası oldu. Eşi ve bir oğlu saldırıların başlamasından hemen önce Cizre dışına çıktıkları için evlerine geri dönemedi. Direnişin birinci ayının son günlerinde öğle yemeği yedikleri sırada devlet güçlerinin attığı top mermisinin kaldıkları eve isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.


Vasiyeti kaldı

Eşinin katledilmeden günler önce kendilerine vasiyetini aktardığını söyleyen eşi Asya Yılmaz, eşinin Cizre’de defnedilmeyi ve evlerinin en güzel köşesine elindeki vesikalık fotoğrafını göstererek, “Bunu büyütüp şu duvara asın” dediğini belirtti. Eşinin vasiyetini yerine getirmelerine izin verilmediğini söyleyen Yılmaz, “Eşimi Cizre’de defnetmemize izin vermediler. Biz de köye defnettik. Halbuki köye defnetmemizi hiç istememişti” dedi.

Eşinin canını alan top mermisinin 8 duvarı deldiğini ve eşine isabet ettiğini belirten Yılmaz, kızı ile annesinin şans eseri kurtulduğunu, ancak annesinin de hafif bir şekilde yaralandığını ifade etti. Annesi Zeynep Elcik’in de eşinin katledilmesinden 4 gün sonra rahatsızlanarak, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini belirten Yılmaz, eşi gibi annesi için de ambulansların gelmesine izin verilmediğini ve cenazesinin Cizre’de defnedilmesine engel olunduğu için İdil’de defnedildiğini söyledi.


Kızım şahit oldu

Kızının babasının parçalanmasına şahit olduğunu anlatan Yılmaz, kızı ile o günden bu yana konuşamadıklarını, sadece birbirlerine baktıklarını söyledi. Yılmaz, eşinin kendilerine “Mahallemi terk etmem. Onca genç burada, onları yalnız bırakmam. Çocuklarım burada iken ben de burada olacağım” dediğini aktardı.


Devletin gönderdikleri terörist

Yılmaz, eşinin saldırılardan önceki sözlerini şöyle aktardı: “Bizim evimiz, bizim topraklarımız, bizim çocuklarımız. Buralar bizim bırakıp gidemeyiz. Gelenler her kimse çeksin gitsinler. Oradan buraya gelip bizleri öldürüyorlar. Ne hakları var. Gitsinler kendi memleketlerine. Bizler kimsenin evini yurdunu basmadık. Kimseyi evinden çıkarmadık. Burada terörist olduğunu söylüyorlar. Teröristler burada yaşayanlar değil. Bizim gençlerimiz değil. Devletin gönderdikleri teröristtir.”





Zihinsel ve fiziksel engelliydi



Cizre’de katliamda sınır tanımayan devlet güçleri, engelli yurttaşları da hedefleyerek katletti. Katledilen 48 yaşındaki Mehmet Tungut, zihinsel ve fiziksel engelliydi ve her şeyden habersiz çıktığı sokakta vahşice öldürüldü.

Yafes Mahallesi’nde ailesi ile birlikte yaşayan Tungut, evlerinin güvenli olmamasından dolayı aynı mahallede başka bir yakınlarının yanına gitmişti. 10 Ocak günü ailesinin bir anlık dalgınlığı sırasında evden çıkan Tungut, ailesinin geçtiği evi bulamayınca kendi evine gitmeye çalıştı. Ancak evine varmasına metreler kala özel harekatçılar tarafından açılan ateşle katledildi. Ailesi tarafından 4 gün boyunca aranan Tungut’un cansız bedeni, evinin birkaç metre ötesinde bulundu. 


Cenazesi ailesine verilmedi

Tungut’un sokak hayvanları tarafından parçalanan cenazesi Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ancak ailenin teşhis için hastaneye gelmesine izin verilmedi. Cenaze devlet güçleri tarafından Şırnak’ta korsanvari şekilde defnedildi.


Masum ve zararsızdı

Tungut, 32 yaşına kadar sağlıklı bir insandı. TIR şoförlüğü yaptığı dönem geçirdiği bir trafik kazası sonrası, kafa travması sonucu zihinsel ve bedensel olarak engelli kaldı. Engelli kalmasının ardından ağabeyi Nurettin ve yengesi tarafından sahiplenen Tungut’a yıllarca yengesi Emine baktı.


Yok etmek istediler

Emine Tungut, kayınbiraderinin yardıma muhtaç, hasta bir çocuk olarak tanımladı. Tungut, engelli raporu olduğunu ve tedavi gördüğünü söyledi. Kayınbiraderinin Cizre’de yaşanan durumu anlayacak bir durumda olmadığı için dışarı çıktığını söyleyen yenge Tungut, onun hedef alınarak katledildiğini dile getirdi. Tungut, “Kayınbiraderim de mi hendek arkasındaydı? Miray bebek, o yaşlı kadınlar onlar da mı hendek arkasındaydı. Devlet, Kürt halkını yok etmek istiyor” dedi.