İran’a yönelik Birleşmiş Milletler ambargosunu delmek ve karapara aklamak suçlamasıyla Halk Bank eski Genel Müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın sanık, Reza Zarrab’ın da tanık olarak yer aldığı davada konuşan eski polis şefi Hüseyin Korkmaz “Erdoğan’dan bir numara olarak bahsettiklerini“ söyledi. 

New York’taki mahkemede Zarrab’ın daha önce başta Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, AKP’li bakanlar ve Türk bankalarının içinde olduğu karapara trafiği konusunda ayrıntılı bilgiler vermişti. Önceki günkü duruşma da ise tanık olarak İstanbul eski Mali Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürü Komiser Yardımcısı Hüseyin Korkmaz konuştu. 

Artık ABD’de yaşayan Korkmaz, 17-25 Aralık 2013’teki yolsuzluk soruşturmalarında o dönem Başbakan olan Erdoğan’dan “Bir numara“ olarak bahsettiklerini söyledi.

Savcının “Erdoğan o zaman hangi görevdeydi“ sorusu üzerine Korkmaz “Erdoğan o zamanlar Başbakan’dı“ dedi. 


Çetenin 3 grubu

Korkmaz ”Bu soruşturmayı (17-25 Aralık) yürüten ekibin başındaydım. Reza Zarrab’ın lideri olduğu örgüt hakkında soruşturma yürütüyordum. Bu örgütün çatısı altında üç grup daha olduğunu tespit etmiştik.“

Korkmaz, soruşturma sırasında grubun liderlerinin, AKP’li eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Halk Bank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan olduğunu, ikinci grubun başında ise Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, üçüncü grubun başında ise Taha Ahmet Alacalı’nın bulunduğunu söyledi. 

Korkmaz 17-25 Aralık soruşturmasını nasıl başladığını, kimlerin takip edildiği konusunda mahkemeye şu bilgileri verdi: “Soruşturma ilk başladığında, Zarrab ve örgütün çekirdeği olan örgüt hakkında bir soruşturmaydı. Başlangıçta, soruşturma kapsamında işlemler kaçakçılıktı...(altın kaçakçılığı). Karapara aklama ve bu suçların organize suç birimi halinde işlenmesiydi. Soruşturma nihayetinde, rüşvet ve evrakta sahtecilik iddialarına kadar uzandı. Bunun sonucunda soruşturmanın hedefindeki kişilerin listesi de genişledi. Bu kişeler arasında Süleyman Aslan, Barış Güler (Eski İşleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu), Salih Kaan Çağlayan (AKP’li eski bakan Zafer Çağlayan’ın oğlu) ve başkaları bulunuyordu. Soruşturmada zamanla Barış Güler ve başkaları da şüpheliler arasına girdi. Vaktim olsaydı muhtemelen daha fazla isim eklerdim. Teknik araçlarla takip. Fiziksel olarak takip. Güvenlik kamerası görüntüleri. E-postaların incelenmesi. Kurumlar aracılığıyla elde edilen belgeler. Denetçi ve uzman raporları.“
Korkmaz, Zarrab’ın Gana’dan sahte evrakla 1.5 ton altın getirdiğini de sözlerine ekledi. 


Ayakkabı kutuları yine gösterimde

Duruşma esnasında savcı, Korkmaz’a bir fotoğraf gösterdi ve Korkmaz bunun Aralık 2013’te Süleyman Aslan’ın evinde bulunan ve Zarrab tarafından içine para konularak gönderilen ayakkabı kutularının görüntüsü olduğunu söyledi. Korkmaz, “Bunları yaptığımız operasyon sırasında ele geçirdik. Onlara, Süleyman Aslan’ın evinde, ayakkabı kutularında veya başka şekilde saklanan büyük miktarda para olabileceğini bildirmiştim“ dedi.

Ayakkabı kutusunun fotoğrafına tutuklu sanık Mehmet Hakan Atilla’nın avukatı itiraz etti ancak Yargıç Berman itirazı reddetti.

Korkmaz’a bir başka fotoğraf daha gösterildi. Korkmaz “Bu 100 dolarlık banknotlardan oluşan bir para yığını ayrıca 500 Euro tutarında destelerden oluşan para yığınları da var“ dedi. 


Muammer Güler’e 200 bin dolar ödeme 

Soruştuma izleme ekibinin AB Bakanlığı’ndan çekilen fotoğrafları da delil olarak sunuldu. Korkmaz, AB’den Sorumlu Bakanın o dönemde Egemen Bağış olduğunu söyledi. Böylece Bağış’ın adı daha önceki duruşmalarda olduğu gibi yine gündeme geldi.  Korkmaz, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’e oğlu vasıtasıyla 200 bin dolar tutarında ödeme yapıldığını da sözlerine ekledi. 


TÜRGEV de gündeme geldi

Korkmaz, ayrıca kara para trafiğinin önemli halkalarından biri olarak gösterilen Türgev Vakfı’nın Erdoğan ailesiyle ilişkisini anlattı. Türgev’in Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a ait olduğunu söyledi. 

Hakan Atilla’nın avukatları, Korkmaz’ın ifadelerinin davanın konusuyla alakası olmadığı gerekçesiyle itiraz etti. Ancak  yargıç, itirazı reddetti. 

Yazarımız Ferda Çetin’in gazetemizde ‘Vizyondaki Belgesel: Paranın köpekleri’ başlığı ile yayınlanan analizinde Zarrab’ın, Emine Erdoğan’ın kurucusu ve sahibi olduğu Togem-Der ve Bilal Erdoğan’ın Türgev’ine de yüklü miktarda bağışta bulunduğu ifadeleri yer almıştı. 8 Aralık’taki yazısında Çetin, bu iki kuruluşun isminin halen gündeme gelmediğini, bu durumun FBI ya da Zarrab’ın unutkanlığından kaynaklı olmadığını, ilerleyen günlerde ise gündeme gelebileceğini belirtmişti.  

Korkmaz, Gülen Cemaati’ne üye olmaktan açığa alınmış, daha sonra ise yurdışına çıkmış ve şu anda ABD’de yaşıyor. 


ABD Hazine Bakanlığı yetkilisi dinlendi

Duruşmada ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı FinCen de (Finansal Suçlar Uygulama Ağı) ile Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nde (OFAC) çalışan Joshua Kirschenbaum dinlendi. 

Kirschenbaum, tutuklu sanık Hakan Atilla’yı kastederek „Sanık o dönem yeni çıkarılan yaptırımlar kapsamında „altın satışına izin verilmediğini biliyordu“ dedi.

Kirschenbaum „İran ile Türkiye arasındaki mevcut ticari ilişkin öyle bir duruma gelmişti ki, İran’ın Türkiye’ye ihraç ettiği malların tutarı 4 milyar dolar daha fazlaydı“ dedi. Kirschenbaum’un ifadesine göre kendisinin ofisinden Atilla’nın ofisi telefonla arandı. 


NEW YORK