Bu yıl 1925 Kürt Milli hareketinin önderi Şêx Seid ve arkadaşlarının Diyarbekir Elazığ kapısında (Dağkapısın’da) İstiklal Mahkemesi’nin 28 Haziran’da verdiği karar üzerine idam edilişlerinin 87. yılı. Avrupa’da her yıl yapılan Şêx Seid ve arkadaşlarını anma gecelerinin bu yıl ilki Fransa’nın Alsace-Lorren bölgesinin Freyming Merlebach şehrinde yapıldı.
Geceyi Saint Avold kazasında bulunan Selahattin Eyyubi Camii düzenlemişti. Avrupa’nın birçok şehrinde düzenlenen anma toplantılarına katılım sağladım. Yapılan gecelerde duvarda Şêx Seid’in sadece küçük bir fotoğrafının bulunmasını hep eleştirmiştim. İlk defa sahnede Şêx Seid ile birlikte Azadî örgütünün kurucusu ve ilk başkanı Cibranli Halit bey, Mele Seid’e Kurdî, Dersim’in aslanı Seyid Rıza, Qazi Muhammed, Mele Ehmedê Xanî, Mele Ehmedê Ceziri, Faqî Teyran, Cewlik’in kartalı Yado Paşa, Cegerxwîn, Şêx Maşuk ve Kürt önderleri Şêx Mehmut - Şêx Seid-Qazi Muhammed, Mele Mustafa Barzani ve Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının olduğu tabloda asılmıştı. Başta Selahattin Eyyubi Camii’nin imamı Mele Kasım olmak üzere geceyi düzenleyenlerin bu duyarlı tavırlarını candan kutluyorum. Bu duyarlılığı yapılacak olan diğer gecelerde de gösterilmesini diliyorum.
Gecede Şêx Maşuk’un oğlu Şêx Murşid, eski ve yeni CİK başkanları, Kürt camii imamları, Kürt politikacılar, gecenin anlamını ve 1925 Kürt Milli Hareketini yorumlayıcı konuşmalar yaptılar. Gecenin renkli simaları ise sunuculuk yapan, okuduğu şiirlerle Mele Ehmed ile açılışta güzel ses ile Kuran-i Kerim’den bir sure okuyan, güzel sesi ile okuduğu kasidelerle hepimizin takdirini kazanan Mele Fatih oldu.
Gecenin bitiminde Dep’li (Karakoçanlı) bir yurtseverin evine Mele Fatih ile birlikte gittik. Mele Fatih burada ilginç bir hikaye anlattı. Bu ilginç hikayeyi siz okurlarımla paylaşmak istiyorum. Ağrı’nın kazası olan Eleşkirt’e bir vaiz tayin ediliyor. Vaiz bir Cuma vaaz’ında şöyle konuşuyor: “Vallahi Türkçe öğrenmez iseniz kabirde sorulan suallere cevap veremezsiniz. Kabir’de sizi sorguya çekecek olan Enkir ve Munkir sadece Türkçe bildiği için sorularını Türkçe soracak, Türkçe bilmezseniz zorluk çekersiniz.” Çok bilmiş vaiz incilerine devam etmiş, “Türkçe bilmeyenler vallahi cennete’de gidemezler…”
Türkçeyi iyi bilmeyen bir Kürt vatandaş üzgün bir halde evine gitmiş. Vaiz’in konuşmasını hanımına anlatmış, sonrada demiş ki, “babamız bizi okula göndermemiş. Biz Türkçe bilmiyoruz. Yarın öldüğümüzde kabirde sorulan sorulara cevap veremeyeceğiz.” Kürt kadınları zekidir, akıllıdır. Kocasının bu haline gülmüş, hemen cevabını vermiş, “Ey benim akıllım! Hz.Muhammed S.A.V. döneminde Arabistan’da kim Türkçe biliyordu? O zaman hiç kimsenin cennete gitmemesi, kabir sorularını cevaplamaması lazımdı.” Eşinin akıl dolu cevabı bizim Kürt erkeğini rahatlatmış.
Sevgili okuyucularım, sevgili Kürt kardeşlerim görüyorsunuz değil mi bizi asilime etmek için ne yalanlar uyduruyorlar. Kutsal İslam dinini nasıl kendi sömürgeci hesapları için kullanıyorlar. Biz Kürt müslümanlara düşen vazife halkımızı bu tür sömürgecilerin kirli propagandalarından korumak olmalıdır.
Sömürgeci zihniyet kutsal dinimizide bize karşı kullanmak, bizi asimile etmek için ne yalanlar uyduruyor.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 7 Mayıs 1639 tarihinde Kasr-i Şirin antlaşması ile Kürdistan Osmanlılar ile İran devleti arasında ikiye bölündü.
* 8 Mayıs 2001 tarihinde Kürt yazar, şair ve politikacısı Rodi Demirkapı intihar ederek aramızda ayrıldı.
* 10 Mayıs 1946 tarihinde Denge Komara Muhabbat radyosu yayına başladı.
* 11 Mayıs 1992 tarihinde Kürt Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın) Tatvan’da Türk güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada şehit düştü.
* 11 Mayıs 1994 tarihinde Halkın Demokrasi Partisi Ankara’da kuruldu.