Amerika’nın Minneapolis kentinde 25 Mayıs akşamı bir polisin 46 yaşındaki Georg Floyd adlı bir siyahi erkeği boğarak öldürmesi hem Amerika’da hem de küresel çapta büyük tepkiler yol açtı. Tepkiler devam ediyor. Protestolara katılım birçok yerde on binleri aştı artık protestolara katılım yüz binlerle ifade ediliyor toplamında katılım milyonları aştı Georg Floyd ölme anında “Nefes alamıyorum” sözleri küresel çapta tepkilerin kendini ifade etme perspektifine dönüştü. İnsanlığın küresel kapitalist sistem altında maruz kaldığı adaletsizliği insanlık dışı uygulamaları ve insanlık üzerinde büyük yıkıma, kırıma ve soykırımlara yol açan ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı isyanın dili oldu Georg Floyd’un ölümü ve sözleri.

Küresel çapta ortaya çıkan Serhildan’ın (Başkaldırının) diğer bir ortak slogan ise “Adalet Yoksa Barış da Yok, Adalet yoksa huzur da yok!” Bu slogan kapsamlı biçimde dilendirildi. Adaletsizliğe karşı mücadele küresel çapta en diri ve en kapsamlı biçimde öncelenen bir yaklaşım olarak öne çıktı. Adalet isteminin milyonların katılımına varan bir toplumsal katılımla dilendirilmesinin bu dönemde önemi son derece büyük. Zira 2019 küresel çaptan ortaya çıkan büyük toplumsal eylemlik dalgası Covid-19 salgını nedeniyle kesintiye uğradı ve bir geri çekilme durumu yaşandı

2019’da küresel çapta büyük kitlesel eylemlikler yılların durgunluğunu kırmış adalesizliğe, haksızlığa ve doğa talanına karşı mücadelede bir umut olarak tekrar gün yüzüne çıkmıştı. Özelikle kadınların gerçekleştirdiği ve kadınların öncülüğünde gelişen eylemlere katılım hayli yüksek olmuştu.

Kornona salgını vesilesiyle geliştirilen izolasyon esas olarak toplumsal dayanışmayı ve toplumsal tepkiyi frenlemeyi amaçlıyor. Küresel kapitalist sistem bu temelde beli oranda da başarlı da oldu. Sistem bir taraftan tüm iletişim araçlarıyla medya aygıtıyla gece gündüz izolasyonun önemine vurgu yaparken, diğer taraftan milyonlarca işçiyi, emekçiyi bir aradan çalıştırmaktan ve kendi çıkarları için insanların hayatını riske etmek bir beis görmedi ve çalıştırmakta bir saat bile imtina etmedi. Sistemin kitleleri eylemsizliğe mahkum etme, kolektif tepki verme bilicinde ruhundan uzaklaştırma ve toplumun tepkisini çürütme planı Georg Floyd eylemlikleriyle serhildanı ile önemli oranda aşıldı boşsa çıkmış sayılır.

AKP iktidarı salgın sürecinin yaratığı ortam ve izolasyonu bir fırsat olarak görüp Kürt siyasi hareketine ve demokratik muhalefette karşı saldırıya geçmek için kullandı. Muhalefetin ve demokratik güçlerin salgın sürecinde gereğinde fazla kendini geriye çekmesi AKP’yi daha da cesaretlendirdi. AKP iktidarının karakterindeki iktidarlarda despotik ve faşizan politikalar geliştirme yönünde salgın sürecinin yarattığı izolasyonda hayli umutlandılar. Tez elden faşizan ve despotik uygulamaları kitleler üzerinde, halklar üzerinde derinleştirme uygulamalarına girdiler. Toplumun tepkilerini çürütme ve itiraz kapasitesini küçültmek için çok yoğun düzeyde bir algı furyasına girişti ve bu temelde ha bire teoriler üretiyor ha bir yeni algı operasyonlarını geliştiriyor

Irkçılığa karşı bütünlüklü tavır

Amerikan sisteminde ırkçılık yapısallaşmıştır. Türkiye’de nasıl Türklük ve Müslümanlık sözleşmesi yürürlükteyse ABD’de beyazların sözleşmesi yürüklükte. Ortadoğu alanında ırkçılık ve soykırım politikalarının oluşturucusu ve uygulayıcısı İttihat Terakki’dir. İttihatı Terakki Hıristiyan (Ermeni-Süryani) halklar üzerinde soykırım uyguladı. Türkçülük hedefiyle hareket etti ve bu temelde savaşa girdi savaşı kayb etti, ama arkasında büyük kıyımlar soykırım ve ırkçı bir ziynet bıraktı.

İttihat Terakki’nin ziyneti ve mirası cumhuriyet döneminin devlet ve siyaset yapılamasında varlığını hep korudu. Bu ziynetin devlet ve siyaset yapısında sönümlemesine müsaade edilmedi, hep formunda tutulmaya özen gösterildi. Bu ziynetin Cumhuriyet döneminde odaklandığı hedef ise artık Kürtlerdi. Hıristiyan halklar artık büyük hedef olmayacak kadar varlıkları demografik olarak küçültülmüşlerdi. Artık ana hedef Kürtlerdi. Kürtler üzerinde doyumsuz işkence, doyumsuz sürgün, doyumsuz katliam, doyumsuz sömürme, doyumsuz inkar ve Türkleştirme projesini yürüttüler ve bu uygulamalar devam ediyor.

İttihat Terakki ziynetinde olan AKP, MHP iktidarı Kürtlerin varlığına, kimliğine, siyasi ve demokratik iradesine yönelik yapmadığı saldırı, yapmadığı yıkım ve kıyım kalmadı. Kürtlerin cenazelerine ve mezarlıklarına yapılan kötülüğü insan dile getirmekten dahi zorlanıyor ve utanıyor! Hakeza halkın iradesiyle seçilmiş milletvekilliklerine ve belediye başkalarına yapılanlar ırkçılık kategorisinde, faşizm kategorisinde sayılmıyorsa neye sayılacak o zaman! İnsanlığın Amerika’da Siyahilere karşı yapılan ırkçı uygulamalara karşı tavrı çok net, çok onurlu bir tavır. Irkçı uygulamalardan bulunan kişilerin heykelleri dünyanın birçok yerinde sökülüp atılıyor olması son derede anlamlı ve kıymetli bir tavır. Irkçılığa karşı bu onurlu dalga bu vicdan dalgası bu adalet dalgası maalesef Ortadoğu’ya yansımış değil. Kürtler Ortadoğu’nun Siyahileridir. Günümüzde Siyahilerin maruz kaldıkları uygulamaların daha beterine maruz kalıyorlar. İnsanlık gözlerini, vicdanını muhakeme gücünü Kürtlerin maruz kaldıklarına da çevirmeli! İnsanlığın Kürtlerin maruz kaldığı ayrımcılığa, kıyma, katliama yok saymaya karşı da bir tavrı olmalı ki bütünlüklü ve ahlaki duruş ortaya çıkabilsin.

Korona sonrası dönem uyanışı; hedefine ırkçılığı ayrımcılığı ötekileştirmeyi alması ve bu temel de bir hesaplaşma içine girmesi çok doğru bir yaklaşımı ifade ediyor.

“Nefes alamıyoruz” “Adalet yoksa huzur da yok, Barış da yok!” Biz size adaleti öğreteceğiz “ifadelendirmeleri bir yeni döne manifestosu olarak sekileniyor. Toplumların, halkların, doğanın ve insanlığın nefese ihtiyacı var, adalete ihtiyacı var adaleti mümkün kılacak eylemliğe haykırışa ve silkelenmeye ihtiyaç var. Kürt halkı uzun bir süredir bu temelde bir mücadele içinde Kürt halkının adalet özgürlük ve eşitlik uğruna büyük mücadelesi;

Adalet için özgürlük için doğanın ve insanlığın nefesinin boğulmaması için yolla çıkanlar için büyük bir zemin büyük bir destek ve dayanışma gücüdür. Bu iki akışın dayanışmasıyla ırkçılığa ve ayrımcılığa daha büyük başarı elde etmiş olacaktır.