
DTK’ye yönelik operasyon kapsamında tutuklanan DBP Eşbaşkan Yardımcısı Seydi Fırat, “Zor durumda olan barış ve siyasal taleplerimizi hiçe sayan ve cezalandırma yöntemine giden anlayıştır. Kaybedecekler” mesajı verdi.
Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) düzenlenen operasyon kapsamında 30 Aralık’ta tutuklanan siyasetçilerden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkan Yardımcısı Seydi Fırat, avukatları aracılığıyla mesaj gönderdi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Fırat’ın mesajı şöyle: “Düz ovada siyaset yapılmasını istediler. Bizler de barış sürecine katkı sunmak, Kürt sorununun siyasal çözümü için 1999’da Barış Grubu olarak Türkiye’ye geldik. Ancak barış ve siyasi taleplerimize o günden bugüne karşılık cevap olarak hep cezaevleri dayatıldı. Barışı savunmak zor bir durum değil. Zor durumda olan barış ve siyasal taleplerimizi hiçe sayan ve cezalandırma yöntemine giden anlayıştır. Kaybedecekler.”
Barış için gelmişti
Seydi Fırat, Öcalan’ın 22 Eylül 1999 tarihinde “Demokratik cumhuriyete destek ve iyi niyet adımı“ olarak bir grup PKK’linin Türkiye’ye gelmesi çağrısında bulunması üzerine yola çıkan Birinci Barış Grubu’nda yer almıştı. Fırat ve arkadaşları 1 Ekim 1999’da Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Geli Şîn köyünden giriş yapmıştı. Barış Grubu geldikleri gibi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 8 kişilik birinci barış grubu üyeleri, Van Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne çıkarılarak 2 Ekim’de tutuklanıp Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Fırat, yaklaşık 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 2004 tarihinde çıktı. Cezaevinden çıktıktan sonra da Kürt siyasetinde barış çabalarını sürdüren Fırat, yıllarca Barış ve Demokratik Çözüm Grubu’nun içinde yer aldı. Barış arayışından asla vazgeçmeyen Fırat, 2011-2016 tarihleri arasında DTK’de Daimi Meclis ve Divan üyeliği görevini yürüttü. Fırat 28 Mayıs 2016 tarihinde Ankara’da yapılan DBP Olağanüstü Genel Kongresi’nde Eşbaşkan Yardımcılığı görevine getirildi.
18 yaşında katılmıştı
PKK’ye katıldığında daha 18 yaşında olan Fırat, uzun yıllar Bekaa ve Kandil’de kaldı. Yıllar sonra barış için Türkiye’ye gelen Fırat, tutuklanıp götürüldüğü cezaevinde 19 yıl sonra annesiyle karşılaştı. Fırat, verdiği bir röportajda, “Annem beni tanımadı. Ancak ‘Ana ben Seydi’ dediğimde tanıdı” demişti.
O günkü Barış Grubu’nda yer alan DBP Parti Meclisi (PM) üyesi Mehmet Şirin Tunç, Fırat’ın barış için yıllarca mücadele ettiğini ve asla geri adım atmadığını söyledi. Türkiye’deki anti demokratik uygulamalara, baskılara rağmen her dönemde Fırat’ın Kürt özgürlük mücadelesinde özel bir yeri olduğunu ifade eden Tunç, sağlık sorunları, yaşı ilerlemesine rağmen hep mücadele eden bir kişi olduğunu anlattı.
Barıştan arınmış konsept
Fırat, bir söyleşisinde, bölgede yürütülen hükümet politikaları, gözaltı, tutuklamalar ve devletin barışa yaklaşımı konusunda şunları söylemişti: “Kürt hareketinin tavrını belirleyen asıl devlet politikasıdır. Devlet tarzında barışa yönelik bir yaklaşım olursa, bu Kürt cephesinde de kendi yanıtını bulacaktır. Ama devlet mevcut durumda çok stratejik bir konsept ortaya koymuş, bu konsepti de çok soğuk kanlı bir biçimde yürütüyor. Tümden duygudan arınmış, tümden barıştan arınmış bir konseptle karşı karşıyayız.”
AMED