Dünyanın farklı ülkelerindeki Süryani ve Kürt kurumları, Türk Cumhurbaşkanı ve Başbakanı'na açık mektup göndererek soykırımla yüzleşmeye çağırdı.
Süryani Soykırımı Seyfo'nun kabul edilmesi için dünyanın farklı yerlerinden Süryani ve Kürt kurum kuruluşları, Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'na açık mektup gönderdi.
Mektup Seyfo Center, İsveç Asur Gençlik Federasyonu (AUF), İsveç Asur Kadın Federasyonu (AKF), Orta Avrupa Asur Federasyonu (ZAVD), İsveç Ermeni Federasyonu, Asur Demokratik Örgütü, (ADO), Amerika Mezopotamya Örgütü, Södetälje Mor Yakup Süryani Ortodoks Katedrali, İsveç Alevi Dernekleri Federasyonu, Stockholm Türkiyeliler Dayanışma Derneği, Mezopotamya Halk Kongresi, Eurokurd- İnsan Hakları Dökümentasyon Merkezi, Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi, Mezopotamya Dayanışma Derneği, İsveç Kürt Konseyi, Stockholm Kürt Enstitüsü, Brüksel Kürt Enstitüsü, Hallonbergen Süryani Ortodoks Kilisesi, Nsibin Yayınları, Asur Dernekleri Stockholm İl Gençlik Örgütü, Botkyrka Asur Kültür Derneği, İsveç Pontus Dernekleri Federasyonu'nun imzasıyla yayınlandı.
Barış için yüzleşme şart
Mektupta toplumsal refahın ve demokratik bir barışın sağlanması için 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan soykırımın kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
"Soykırım, katliam ve insanlık suçları işleyen ülkelerin çoğu geçmişleriyle yüzleşir, yeni katliam ve soykırımların olmaması için önlemler alırlarken; aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bazı ülkeler inkar etme, yapılan soykırım ve katliamları gizleme ve failleri koruma yolunu seçmişlerdir. Hiç bir ülke soykırım ve katliamların suçunun yükünü taşıyamaz" denilen mektupta yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı: "Bu yükü ortadan kaldırmanın ve yeni soykırımları önlemenin yolu her şeyden önce 1915 Soykırımı'nı gerçekleştirenlerin Hıristiyan halklardan özür dilemesinden; devletin tüm arşivlerinin kamuoyuna açılmasından; Cumhuriyet sonrası gerçekleştirilen soykırım ve katliamların kabul edilmesinden; kurbanlar ve yakınlarından özür dilenmesinden ve tüm haklarının geri iade edilmesinden geçmektedir. Soykırım nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu kültürlerin yok olmaması ve yeniden canlanması için de devletin güvencesi altına alınmaları ayrıca önem arz etmektedir."