
Psikolog Ali Düzgün Koçak, bu şiddet sarmalının mağduru olan çocukların gelişimine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
Şiddeti aslında öncelikle okul ortamında devletin öğrettiği bir çözüm aracı olarak görmekte olduklarını ifade eden Koçak, "Bunu nasıl görüyoruz? Çok bariz bir şekilde televizyonlarda verilen dizilerin birçoğunda şiddet, bir çözüm yolu olarak yansıtılıyor. Çözüm olarak öldürmenin kutsal sayıldığı veya her türlü haklı mücadelenin sonunda birinin muhakkak öldürmesi gerektiği gibi bir şey. Son dönemde özellikle artan televizyon dizilerinde polisiye dizilerin olması dikkat edilmesi gereken bir husustur" diye belirtti.
Türkiye'nin sorgulanması gereken bir dönemin içinde olduğuna dikkat çeken Koçak "Şimdi bakıyoruz polise özendirme var. Polisler iyi şekilde gösteriliyor. Kurtarıcı şeklinde gösteriliyor. Ama toplumun içerisinde kendi demokratik taleplerini dile getirmek isteyenlerin bir şekilde polis baskısına maruz kaldığı da görülüyor" dedi.
Çocuklar da lince yöneliyor
Koçak, bu etkilenmeye maruz kalan çocukların artık herhangi bir kısıtlama ile karşılaştıkları zaman tepkilerinin şiddet olarak ortaya çıkmakta olduğu üzerinde durdu. Son dönem bu tür durumlarla karşılaştıklarını da belirten Koçak, "Okullarda yansımaları çok fazla gözlemlenen şeylerden bir tanesi, grup halinde çocukların linç girişiminde bulunması. 10 tane öğrencinin bir öğrenciyi dövmesi aslında bir modeldir. Kendileri için bu modeli de alanlarda, televizyonlarda gördüğü şiddet ortamında alıyor" diye kaydetti.
'Batı polisin çocuk dövdüğünü algıladı'
Koçak, Kuzey kürdistan'da uzun yıllardır asker ve polisin şiddetine maruz kalan çocuklara da dikkat çekti. Bu süreç içinde birçok Kürt çocuğunun katledildiğini ya da "terörist" ilan edildiğini hatırlatan Koçak, bunun aslında devletin verdiği bir mesaj olduğunu vurguladı. Koçak, bunu da şu şekilde açıkladı: "İnsanların politik yaşamdan uzak tutma anlayışı veya kendisine karşı herhangi bir tepkinin gelişmemesi üzerineydi."
Kuzey Kürdistan'da yıllardır görülen devlet şiddetinin özellikle Gezi süreciyle başlayan dönemde Türkiye tarafında da biraz daha algılanmaya başladığını dile getiren Koçak, çocukların da şiddet görebileceğini yönünde değişikliğe uğradığını söyledi.
Koçak, yaşanan bu algı değişimi ve önü alınmadığı takdirde olası etkilerini de şu sözlerle açıkladı: "Batıda son dönemde yaşanan katliamlar da özellikle 15 yaşında Berkin Elvan'ın hayatını kaybetmesinden sonra devletin çocukları da öldürebileceğinin anlaşılması, çocuklar da ciddi bir incinme yarattı. Bu çocuklar ileriki süreçlerde muhtemelen herhangi bir sorunla karşılaşıldığında eğer rehabilite sistemi geliştirilmezse, bu toplumun şiddet sarmalı ortadan kaldırılmazsa çözümü şiddette arayacaktır."
İzmir'de, Soma protestoları sırasında 13 yaşında bir çocuğun gözaltına alınmasının görüntülerini de hatırlatan Koçak, "Çocuğun altını ıslatması durumu aslında nasıl bir korku ortamında yaşadığının gösteriyor. Sürekli televizyonlarda, polisiye dizilerle sevdirilmeye çalışılan mesleklerin aslında şiddet unsurunun kendisi olduğu bilincinin açığa çıkması gerekir" dedi.
HANDAN TUFAN/DİHA/İZMİR