- Avustralya'daki gözaltı merkezlerinde tutulan binlerce sığınmacının sesi ve sembolü olan Kürt sanatçı Farhad Bandash gözaltına alındı. Bandash, "Ne olursa olsun adalet için, hukuk için, özgürlük için sesimi yükseltmeye devam edeceğim. Pes etmeyeceğim" dedi.
ALADDİN SİNAYİC
Daha iyi bir yaşam umuduyla topraklarını terk edip yola çıkanları bekleyen hayat hep hayallerindeki gibi sonuçlanmayabiliyor. Hatta çoğu zaman bir kabusa dönüşüp topraklarını terk etme nedenlerinden daha ağır koşulların içerisinde kendilerini bulabiliyorlar. Ferhad Bandash adlı Kürt mülteci de yedi yıldır bu kabusun içerisinde yaşama tutunmaya çalışanlardan sadece birisi.
Koronavirüs (Covid-19) salgını tüm dünyanın gündemini işgal ederken, toplumun en dezavantajlı kesimlerinin içinde bulundukları zor yaşam koşulları salgın ile birlikte daha da zor bir hal almış durumda. Dünyanın birçok ülkesinde "evde kal" çağrıları ve dayatmaları halen devam ederken; kalacak bir evleri olmayan sığınmacı, mülteci ve göçmenlerin durumu "işkence içinde işkence" halini almış durumda.
Avustralya’daki mültecilerin sesi
"Bu zor koşullarda aklımızı yitirmemek, delirmemek için sanat ile uğraşıyorum, ölmek istemiyoruz biz. Covid-19 bizi öldürmeden bizleri özgür bırakın. İnsanca yaşam için topraklarımızdan göçtük" diyen Kürt Farhad Bandash, Avustralya'daki gözaltı merkezlerinde tutulan binlerce sığınmacının sesi ve sembolü olmuş durumda.
Ferhad Bandash, İran rejiminin baskı ve zulmünden kaçmak zorunda kalan on binlerce Kürt'ten birisi. 2003 Nisan ayında daha iyi bir yaşam için çıktığı yolculuğun üzerinden tam yedi yıl geçti. Bırakın iyi bir yaşamı bulmayı, 7 yıldır neredeyse hapis koşullarında hayata tutunmaya çalışıyor.
Mültecilerin Guantanamo'su: Manus Adası
Papua Yeni Gine'de bulunan Manus Adası, Avustralya hükümetinin sığınmacıları hapsettiği ve insanlık dışı koşullarda tuttuğu bir merkez olarak gündeme geliyor. Son olarak yine İranlı Kürt Behrouz Boochani ile gündeme gelen Manus Adası şimdi de İranlı Kürt Farhad ile gündeme geliyor. Boochani 6 yıl boyunca Manus Adası’ndaki gözaltı merkezinde tutulmuş ve cep telefonundan yazdığı "No Friend But the Mountains: Writing from Manus Prison" (Dağlardan başka dost yok: Manus hapishanesinden notlar) isimli kitabıyla Avustralya'nın Victoria Edebiyat Ödülü'nü almıştı.
6 yıl Manus Adası’nda kaldı
Müzisyen ve ressam Farhad Bandash da Boochani gibi tam 6 yıl boyunca Manus Adası’ndaki işkence merkezinde kaldı. Orada kaldığı süre boyunca yaptığı müzik klipleri, çizdiği resimler ve yürüttüğü kampanyalarla yaşanan insanlık dışı koşullara dikkat çekmişti.
Otel odasında koronaya teslim
Bandash, yaşadığı sağlık sorunlarından kaynaklı doktorların talebiyle 9 ay önce Melbourne'daki Mantra adlı bir otele transfer edildi. Koronavirüs salgının tüm dünyaya yayılıp 'sosyal mesafe' çağrıları üst üste yapılırken, Bandash yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen 70'ten fazla sığınmacı ile kalabalık odalarda tutuldu. Bu durumu protesto etmek için sosyal medya ve basın üzeri Mantra otelindeki duruma dikkat çekmek için kampanya yürüttü.
Bandash: Pes etmeyeceğim
Bandash yürüttüğü kampanyadan kaynaklı Avustralya göçmen idaresini rahatsız etmiş olacak ki; üç gün önce sabah saatlerinde kaldığı otelden zorla, hiçbir kişisel malzemesini bile almasına izin verilmeden Melbourne Göçmenlik Transit Merkezi (MITA) adlı gözaltı merkezine götürüldü. Tutulduğu gözaltı merkezinden gazetemize konuşan Bandash, "Ne olursa olsun adalet için, hukuk için, özgürlük için sesimi yükseltmeye devam edeceğim. Beni zorla MITA’ya getirdiler. Pes etmeyeceğim, Kürt halkının hakları, göçmenlerin, adalet arayışında olanların haklarını savunmaya, güçlü bir şekilde yanlarında durmaya devam edeceğim."
AI: Bakanlıktan acil izahat istiyoruz
Uluslararası Af Örgütü (AI) Avustralya Göçmenlik Koordinatörü Dr. Graham Thom, "Farhad Bandash'ı apar topar, kişisel malzemelerini bile almasına izin vermeden MITA’ya transfer etmeleri konusunda İçişleri Bakanlığı’ndan izahat bekliyoruz" diye açıklama yaptı.
Dr. Thom şunları belirtti: ''Farhad mülteci ve sığınmacı haklarının vokal savunucusu olmuştur ve bunun için cezalandırılmasını kabul etmek mümkün değil. Barınma sorununun çözümü var, bu insanların gözaltı merkezlerinden biran önce tahliye edilmesini talep ediyoruz. Avustralya toplumu salgın ile mücadele kapsamında dayanışmayı büyütürken, bu dayanışmayı mülteci ve sığınmacılara da ulaştırmasını bekliyoruz.''
Dr. Azak: Halkın parasıyla işkence yapıyorlar
Konuyla ilgili ABC radyosunda yapılan programa katılan Avustralyalı Dr. David Azak ise gözaltı merkezlerinin halka büyük maliyeti olduğunu, adeta halkın parasıyla bu insanlara hak etmedikleri işkenceler yapıldığını ifade etti. Dr. Azak, ''Göçmenlerin uzun süreli gözaltı merkezlerinde tutulması psikolojik hasarlara neden oluyor, bu da BM'nin işkence tanımına giriyor. Bu bir işkencedir."