Kürdistanlı Ömer Konur, Fransa’nın Marsilya kentinde erbane ve davul imalatı yapıyor. Aynı zamanda nefes ve ritim enstrümanları çalabilen Konur, birçok festival ve konserde sahne almasına rağmen amatör bir ruhla sanatını icra ediyor. Müziğe yurtsuzluk ve vatan sevgisinin yönlendirdiğini söyleyen Konur, tek amacının Kürt kültürünü ve müziğini insanlarla paylaşmak olduğunu ifade etti. Ömer Konur, 1978 yılında Amed’de dünyaya gelir. Ancak ailesiyle birlikte 1993 yılında faili meçhul cinayetler ve köy yakmalardan dolayı Türkiye metropollerine göç etmek zorunda kalır. 1999 yılındaki depremle derin bir boşluğa düştüğünü ifade eden Konur, “O boşluk içerisinde kendimi Avrupa’da buldum, aslında özgürlük arayışı da diyebiliriz ve şimdi Marsilya’dayım. Ancak aradığım özgürlüğü halen bulmuş değilim” diyor.


Hangi enstrümanları çalıyorsunuz? Sizi hangi duygular müziğe yöneltti?

Çaldığım enstrümanlar Ermeni duduk’u, kaval, ney, davul ve erbane. Beni müziğe iten en büyük neden vatan sevgisi idi. Sana ait olmayan bir yaşam senin dokularınla oynanmış bir hayat; ya kabullenir dahil olursun, ya yalnızlaşır veya sana ait olan kültürünle beslenip onu yaşatırsın. Ben de bana ait olanla yaşam bulmaya çalışıyorum. Marsilya’da bir akşam üstü televizyon izlerken, ARTE- Tv kanalında yönetmen Bahman Ghobadi’nin 7 kişilik Kürt bir aileyi konu alan dökümanter bir film vardı. Filmde erbane imalatı yapan ve gözleri görmeyen kardeşleri izlediğimde erbaneye ilgim ve erbane üretme fikrim oluştu, ‘bunu yapmam ve yaşatmam lazım’ dedim. Amacım en iyisini yapıp ve doğru temelde insanlarla paylaşmaktır, uğraştıkça derinliğini buluyorum. Buna bir aşk ya da sevgi de diyebiliriz; o derecede koparılmayacak bağ oluşmuş. Ruhsal bağını, düşlerini onunla birleştirmezsen, o seni kabul etmez. Hem estetiktir, hem narin, hem de soyludur. Neden Kürt gençleri çalmıyor, merak etmiyor, ilgi göstermiyorlar? tarih kokan ve derinliği oldukça büyük olan kültür ve müziğe ait bir halkız bunu gençlere aktarmak, o derinliğini merak edip yakalamamız lazım diye düşünüyorum.

Geçmişte erbaneye ilgin veya merakın var mıydı? Ailende erbane ve müzikle uğraşan var mı?

Benim defle tanışmam aslında işin özü varlığımdan beri desem doğru olur. Çünkü Amed’de sadece düğünlerde erbane çalınırdı. Çok dinlerdim, tınısı ve melodisi hoşuma giderdi. Fakat bir gün olsun erbaneyi elime alıp çalmadım. Daha sonra Marsilya’da 2005’de dernek binasında bir erbane asılı duruyordu, merak edip incelemeye başladım. Üstünde abartısız 2 santim kadar toz vardı. Bu demektir ki kimseler alıp çalmamış sadece dernekte aksesuar olarak duruyordu. Çalmaya başladığım zaman nemden dolayı ses çıkmıyordu. Ben de güneşte kuruması için dışarıya bıraktım o esnada erbane çalınmıştı, onun yerini doldurmak için Amed’ten üç erbane bir davul getirttim ve daha sonra çalmaya başladım. Avrupa’daki yalnızlık memleket özlemi bende oldukça duygusal boşluk yarattı, oradan olsa gerek o gün bu gündür devam ediyorum.  Bu kültürün derinliğinin bilincinde olmam gerekir, tarihi geçmişi Mezopotamya’nın en eski enstrümanı olan erbane tınısı güzel ama aynı zamanda öğrenmesi ve çalmasının zor olduğu bir enstrüman.

Def ve davulu nasıl bu hale getiriyorsun? Ortalama kaç gün sürüyor? Hangi teknik malzeme kullanıyorsunuz?

Teknik olarak elektronik veya herhangi bir malzeme kullanmıyorum tüm malzemeler elle işlenip bu hali alıyor, ağaçlar, deri ve diğer süslemeleri tamamen elle işlenip ortalama iki günde hazır hale geliyor. Atölye imalatına 2010’dan bu yana devam ediyorum. Bir çok yerlere erbane ve davul siparişleri oldu. Avrupa’daki birçok festivalde stand çalışması oldu. Atölye çalışmaları oluştu resmi olarak  isim verildi atölyeye “Dewrana Def- Le Temps Des Dafs” haftada bir gün 2 saat Fransız ve Kürt gençlerine kurs veriliyor. Büyük ilgi var, Kürt enstrümanı olarak tanıtılıyor.

Müzik alanında daha farklı hedeflerin var mı?

Müzik ya da enstrüman benim hayatımın bir parçası haline gelmiş müzik ve enstrüman aşk işidir aşkla sevgi ile yaparsan olur. Kendimi her gün yenileyerek var olan eksiklerimi görüp müzikte sadece Ömer Konur’la, kalmayıp geliştirip Kürt müziği adına daha sağlam ve güzel şeyler yapmak istiyorum.



DOÐAN BOZTAŞ/MARSİLYA