
Türkiye ve Kürdistan’daki cezaevlerinde sağlık durumları giderek ağırlaşan çok sayıda ağır hasta tutsak var. Dışarıda bir avuç insan hakları savunucusu ve ailenin çığlıkları, sağırlaşan kulaklara erişmiyor. Devleti yönetenler ağır hasta tutsaklar için adeta üç maymunu oynuyor. Ağır hasta tutsaklar defalarca yaptıkları açıklamada kimseye minnet etmeyeceklerini gerekirse zindanda ölümü kucaklayacaklarını belirtiyorlar. Hastalık, edebi eser üretmeye engel değil. Daha önce ‘Caney’ adlı şiir kitabı ile şiirseverlerin karşısına çıkan ve İHD’nin ağır hasta tutsaklar listesinde olan Halil Güneş yeni şiir kitabı ‘Aşkaos’ ile şiirseverlerin karşısına çıktı. Şu anda Diyarbakır D Tipi Cezaevinde kalan Halil Güneş’le mektup aracılığıyla kitabı üzerine kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Mektubunda, hastalığı nedeniyle uzun süredir pek yazı yazmadığını belirten Güneş: “Ben meşe ağacının, toprağın derinliklerine kök salmış bir saçağı olabilmeyi bile başarabilirsem bu ‘yaşadım’ demektir” diyor.
Şiir size neyi ifade ediyor ya da şiir deyince ne anlıyorsunuz?
Şiir, düşüncenin estetikle yoğrulmuş rafine eylemlilik halidir. Şiir denilince devrimci yaşamın ta kendisini, Mahir’lerden, İbrahim’lerden; Kemal Pir’lere, Zilan’lara ve Arin’lere ulaşan özgür yaşamın arayışını anlıyorum. Şiir isyan ve direnişin dilidir.
Sizi yazmaya iten olgu nedir?
Beni yazmaya iten olgu, içinde OLUŞ’tuğum varlık ve özgürlük mücadelesinde yaşananları unutmamak, unutturmamak ve ortak hafızamıza kendi halimle kayıt düşmektir.
Yeni çıkan şiir kitabınızın adı “AŞKAOS”. Aşk nedir? Aşkla yaşam arasındaki bağ önemli midir?
Aşk, hali hazırda içinde bulunduğumuz yüzyılda Kobanê’de Arin MİRXAN olabilmektir. Aşksızlığı canlı insan doğasına aykırı görüyorum. Aşk ve kaos kavramlarının içerik olarak birbirini tamamladığı kanaatindeyim. Yerelde, güncelde yaşanan tüm belirsizliklere, öngörüsüzlüklere rağmen, global olarak hakikat anlamında uyum ve ahenktir. Yaşamı özgür kılabilmenin tek yolu bunu AŞK’la yaşamaktır.
Aşk olmadan özgürlük olmaz mı?
Aşk olmadan özgürlükte olmaz, tutku düzeyinde amaca kilitlenen duygu ve düşüncede bencilliklere, sınırlara yer yoktur. Aşk arayışı içinde oluşan kişiliğin örgütlenmesi, eylemselleşmesiyle özgürlüğü kucaklamasıdır.
Tutsak adlı şiirinizde “Ah tutsaklığımın tutsaklığı” diye bir dize var. Tutsaklığın tutsaklığı nedir?
“Ah tutsaklığımın tutsaklığı” dizesinde içine doğulan sömürgeci faşizme bir göndermedir. Kürdistan’da doğmak, tutsaklığın içine doğmaktır. Eşi benzeri olmayan bu tutsaklık rejimine karşı mücadele edenleri bekleyen ya yeni bir tutsaklık yada onurlu bir ölümdür. Mevcut sistemin kabulü gönüllü tutsaklığın ta kendisidir.
İHD’nin ağır hasta tutsaklar listesindesiniz. Sağlık durumunuz nasıl?
Ruhsal ve düşünsel varlığım ile fiziki varlığım, sağlık açısından ters orantılı desem tam yeridir. Direnişin içinde Kobanê’de, Şengal’de, her sokakta, her barikatta her eylemde olduğunu bilmek müthiş heyecan yaratarak fiziki varlığımı sağlıyorum. Heyet raporları ‘Cezaevinde kalamaz’ diye belirtse de Adli Tıp Kurumu, sistemi yönetenler kendi sağlık kurumlarının raporlarını önemsemiyor.
Toplumun, hasta tutsaklar konusunda ki tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Toplumun kendisi içinde bulunduğu parçacılık ve örgütsüzlükten kaynaklı ortak bir tavır, duruş oluşturamıyor. Bu da harcanan onca emek, çaba ve kampanyaların sonuç almasını engelliyor. Kaldı ki sonuç alacak olan varlık ve özgürlük mücadelesinde toplumun öncelikle kendini örgütlü ve eylemli kılmasıdır.
Kitabın önsözünde sizi meşe ağacına benzetmişler, gerçekten meşe ağacı mısınız?
Bayram Altun arkadaşımdır. 21 yıllık birlikteliğimiz üzerine beni bir meşe ağacına benzeterek onore etmiştir. Ben meşe ağacının, toprağın derinliklerine kök salmış bir saçağı olabilmeyi bile başarabilirsem bu ‘yaşadım’ demektir.
Halil Güneş
Şair Halil Güneş, Adana’da politik bir ortamda, emekçi bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk orta ve liseyi Adana’da, Üniversiteyi Sivas’ta okuyan Güneş, köklerinden kopmadan mücadelenin en ön saflarında yer almak için yönünü dağa çevirerek yaşadı. Devrimci mücadelenin gerektirdiği eylemsellikler içinde yer alan Halil Güneş daha sonra, esir düşerek müebbet ağır hapis cezasına çarptırıldı. Halen 22 yıllık bir siyasi tutsak olarak Diyarbakır D Tipi Cezaevinde kalmaktadır.
ERDOÐAN ZAMUR