Başkentin simgesi Brandenburger Tor’daki mitinge katılan binlerce kişi, Erdoğan’a “Silah almaya mı geldin?” sorusunu yöneltti.

Alevi Toplumu-Cemevi ve  YEK-KOM’un da bileşeni olduğu Almanya Demokratik Güç Birliği ile Almanya Alevi Dernekleri Federasyonu’nun “Özgürlük, eşitlik ve demokrasi için Erdoğan’ı protesto ediyoruz” sloganıyla düzenlediği mitingde, “Dün Halepçe, Bugün Roboskî” pankartı  taşındı.

Milletvekilleri de katıldı

Ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Paris Katliamı’nda katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Türkiye Devrimci Hareketi önderlerinden Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya ile Pir Sultan Abdal’ın fotoğrafları taşındı. Mitinge Sol Parti milletvekilleri Sevim Dağdelen ve Hakan Taş ile Yeşiller Partisi Milletvekili Filiz Demirel de katılarak destek verdi.

Birlik olma çağrısı

Mitingde konuşan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Mat, Erdoğan’ı birkaç yıl önce Bochum’da da güçlü biçimde protesto ettiklerini hatırlatarak, şunları söyledi: “Almanya’ya ne zaman gelirsen seni protesto edeceğiz. İşte bugün de bunun için buradayız. Erdoğan ve zihniyeti eğer bizi yönetiyorsa, bunun bir nedeni de bizim birlik olmamamızdır. Mutlaka birlik olmalıyız.”
Erdoğan’ın siyasetinin tıkanma yaşadığını vurgulayan Mat, “Erdoğan’ın sonu gelmiştir. Brüksel ve Berlin ziyaretleri de artık onu kurtaramayacaktır. Erdoğan’ı tarihin çöp tenekesine atacağız” dedi.

‘Erdoğan yargılanmalı’
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker ise AKP’nin 12 yıldır Türkiye’yi kan gölüne çevirdiğine dikkat çekerek,  “Sadece Erdoğan’ın gitmesi yetmiyor. Daha önce de Demirel, Ecevit gibileri gelip gitti, bir şey değişmedi. Erdoğan’ın yargılanması da gerekiyor. Türkiye halkları meydanı hırsızlara, katillere bırakmamakta kararlıdır” diye konuştu.

‘Silah satanlar suç ortağı’

Almanya Demokratik Güç Birliği adına konuşan Kamber Erkoçak ise Erdoğan’a seslenerek “Niye geldin? Kürtleri, Alevileri, devrimcileri öldürmek için yeni silahlar almaya mı geldin?” dedi. Türkiye’ye silah satan Alman hükümetini de eleştiren Erkoçak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erdoğan’la görüşen Avrupalı liderler de suç ortağıdır. Bu politikalarından dolayı onları da lanetliyoruz. Çünkü Erdoğan’ın eli kanlıdır. Paris’te katledilen üç kadının, Ceylan Önkol’un, Uğur Kaymaz’ın, Gezi’de katledilen 7 gencin, Roboskîli 34 köylünün kanı ellerindedir. Bunların hesabını vereceksin. Ermeni, Dêrsim, Zilan, Maraş, Çorum, Sivas Katliamları bugün de Roboskî’yle devam ediyor. Türkiye her şeyden önce bununla hesaplaşmalıdır. 10 bin Kürt vekil, seçilmiş ve politikacı hapiste. Tüm siyasetçiler bırakılmalıdır.”
Erkoçak, konuşmasının sonunda Rojava Devrimi’ni de selamlayarak halklar için gerçek yol göstericinin Rojava’daki alternatif model olduğunu söyledi.


HIDIR ATEŞ/BERLİN




Erdoğan’a demokrasi çağrısı

ABBF ve Sol Parti milletvekilleri, Berlin’i ziyaret eden Türk Başbakan Erdoğan’ı demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti standartlarına uymaya davet etti.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Baden Württemberg Bölge Sekreteri İlyas Çağlar, Sol Parti federal milletvekilleri Karin Binder ve Annette Groth, Erdoğan’ın Almanya ziyaretiyle ilgili görüşlerini gazetemiz aracılığıyla kamuoyuna duyurdu.
 
İlyas Çağlar: Aleviler artık AKP’nin ‘açılımlarından’ bıkıp, usandı. AKP’nin Alevilere yaptığı zulmü biz, Karacaahmet Cemevimizi yıkmak istemesiyle tanıyoruz. AKP’ye olan güvensizlik artık ayyuka çıkmıştır. Bu yüzden tepkimizi, tavrımızı dile getirip, belirtmek istiyoruz. Aleviler artık kötünün içinde iyiyi seçmeyecek. Yani 30 Mart seçimlerinde Alevi halkı, artık Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’sini de alternatif olarak görmüyor. Biliyoruz ki, Alevilere şimdiye kadar yapılan tüm katliam ve asimilasyonda CHP ya iktidar ya da iktidar ortağıydı. Gittiğimiz yolu artık Aleviler olarak bilmemiz gerekiyor. Yine başka bir şeyi daha belirtmemiz gerekiyor. AKP’nin nasıl ki Alevi düşmanı bir yapısı varsa aynı şey Gülen Cemaati için de söz konusudur. Cemaat’in hedefinde, İzzettin Doğan gibi kaypaklarla Alevileri asimile etme yaklaşımı var. 


Karin Binder: Erdoğan hükümetinin yolsuzluklar yaptığını Taksim Meydanı’nda yapılmak istenen büyük projeler ve buna karşı gösterilen tepkilere karşı uygulanan yaklaşımlardan anlıyoruz. Bu olaylar, AKP’nin büyük ekonomik çıkarlar peşinde olduğunu, yolsuzluklarla büyük paralar kazandığını ortaya çıkarmıştır. Maalesef, bugün dünyanın diğer ülkelerin de yolsuzluklar ortaya çıkıyor. Yolsuzluklarla, bireylerin ve toplumların hakları gaspediliyor. Bu nedenle politikacılar, yolsuzlukları ifşa etmek etmekle yükümlüdür. Maksimum düzeyde bir şeffaflık şarttır. Yine yargı bağımsızlığı olmak zorundadır. Yolsuzluk nereden gelirse gelsin, bir bütün olarak ortaya çıkarılması için adil bir yargılanma şarttır. Almanya’nın bir bütün olarak Türkiye’den bunu talep etme yükümlülüğü vardır. Almanya’nın bu işlevini yerine getirmesini görmek istiyorum.

Annette Groth: Ben öncelikle hem Türkiye’de yapılan yolsuzlukları hem de demokratik güçlere yönelik baskıları sert bir şekilde kınıyorum. Almanya’da da bu yolsuzluklar oluyor. Bu yönüyle Almanya ve Türkiye birbirine çok benziyor. Yolsuzluklar konusunda Almanya ve Türkiye arasında bir anlaşma imzalanıp imzalanmadığını merak ediyorum. Yolsuzluklar konusunda bu benzerlik, Kürt siyasetçilere yönelik baskılar konusunda da var. Almanya’da Kürt siyasetçilere yönelik baskılar, Türkiye’deki baskılara benziyor. Her ülkedeki baskılar aynı vehamettedir.
 

GÜL GÜZEL/STUTTGART