
Sanat ile haşır neşir olan bir ortamda büyüyen Şîlan’ın resim yapma konusunda kendisine en çok ilham veren amcası ve ablası olduğunu söylüyor.
‘’Amcam ressamdı ve onu taklit ettiğimi, yine o ve ablamın birlikte resimler yaparken onları hayranlık içerisinde izlediğimi hatırlıyorum'' diyen Keskin, buna rağmen şu anda bu konuda kendisi üzerinde en etkili kişinin annesi olduğunu düşünüyor. Daha sonra okulda sanat öğretmeni Kathy Taylor'ın o vakitler tanımlayamadığı resim yapma tutkusunu açığa çıkarmada büyük payı olduğuna dikkat çekiyor: "Onun sınıfında sadece sanatsal teknikleri değil aynı zamanda kimliğimin keşfine yönelik bir alan açılıyordu. Bende gelişen özgüven, farklı teknikleri keşfetmemin önünü açtı. Düzenli bir eğitim ortamında sanat eğitimi almak bir zorunluluk değildir. Bu sık rastlanılan bir yanılgıdır. Teknikleri öğrenmeye ihtiyacınız yoktur. En önemli şey kendinizi akışa bırakmaktır.’’
'Kuzey Kürdistan esin kaynağım'
Çizimlerinde Kürtlerin hikayelerini konu edinmeyi sevdiğini söyleyen Şîlan hikayesini şöyle anlatıyor: “İnsani duygulara olan saplantım ile, çizimlerimde kendimi Kürtler ve büyük zulme uğrayan diğer halkların karşılaştığı acı ve işkenceden daha çok etkilenmiş buluyorum. Lise yıllarımda hikayeleri anlatma ve gerçekleri göstermenin sanatsal anlatım yolu ile gücünü keşfettim. İkinci sınıfta resmettiğim son çalışma, babam ile yeni bir iletişimin kapılarını açtı ve bana kendi gerçekliğimi hatırlattı. Benim öznem oldu: Kuzey Kürdistan'daki yoğun asimilasyon ve istismara karşı özgürlük ve adalet mücadelesine adadığı yaşamı ve doğrudan maruz kaldığı işkence ve sonrasında yaşadığı ötekileştirilme, çalışmamın esin kaynağı oldu. Ve bu tek eser, sadece siyasi açıdan değil, aynı zamanda kişisel ve insani bakış açısıyla, çalışma yüzden fazla kişiye Kürtleri ve maruz kaldıklarını öğretmeyi başardı.’’
Kendi hikayelerinden kopuk yaşamak
Zamanla ebeveynlerinin tüm bu yaşadıklarını sanat yoluyla aktarma çabasına girerken, Şîlan kendisi ve kardeşlerinin, pek çoklarının hala gerçekliği olan bu zorluklarla örülü koşullardan uzak, güvenli bir ortamda kendi hikayelerinden kopuk yaşadıklarını farkettiğini söylüyor: ’’Halbuki bizler de göçebelik, iltica koşulları, red, ayrımcılık ve ötekileştirilme gibi zorluklar yaşamıştık. Ebeveynlerimi çalışmalarımın öznesi olarak kullanarak, insanların kökleri ile olan ilişkilerini yeniden canlandırmak ve ayrıca empati yoluyla evrensel bir platformda insanları birleştirmek için bir yol olarak sanatı kullanabileceğimi farkettim.’’
Keskin'in henüz bir sergisi olmamış ancak iki eserini Şengal ve Kobanê'ye yönelik saldırılar sürecinde mülteciler yararına gerçekleştirilen sanatsal bir açık artırma etkinliğine bağışlamış. Şîlan, şu anda konuları kendisi için son derece değerli olan eserlerinden oluşan iki sergi projesi üzerine çalışıyor. Keskin'in çalışmaları Tumblr'da gulaciya.tumblr.com ve ayrıca Instagram'da @gulaciya__ hesabı üzerinden takip edilebilir. Yine https://gulaciya.wordpress.com/ sayfasında İngilizce yazdığı yazılarını paylaşan Şilan Keskin ayrıca halihazırda İngilizce bir roman yazıyor.
SUNA ALAN/LONDRA