İkinci yasak boyunca da kentte bulunan HDP’li vekil Ferhat Encu, devlet güçlerinin, “Böyle bir çatışma olacak bize nasıl haber vermezsiniz” diyerek 8 sivili katledip halktan intikam aldığını söyledi.

30 Ekim 2014 tarihinde yapılan MGK toplantısında alınan “savaş” kararının ilk uygulandığı yer Silopi’ydi. Savaş sürecindeki ilk toplu katliamlar, devlet içindeki birçok gücün Kürt hareketine karşı ittifak içine girmesi, bu ittifakın medya ayağının oluşturulması ve algı operasyonlarının başlatılması da yine Silopi’deki savaş sürecinde hayata geçirildi.

İlk “sokağa çıkma yasağı” 14 Aralık 2015’te başladı ve 19 Ocak 2016’da kaldırıldı. ‘Saray’da ifadesinu bulan yeni Türk devlet aklının savaş politikalarının pilot bölgesi halinde olan ilçede ilk yasak boyunca 29 kişi, katledildi. Bu süre içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu tarafından “Ev ev temizleyeceğiz” şeklinde açıklamalar yapıldı. Açıklamaların ardından 3 Kürt kadın siyasetçi Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır, adresleri belli olması ve yetkililerle iletişime geçilmesine rağmen bulundukları evde katledildi. 


‘Bitirdik’ propagandası

Günlerce süren çatışmaların ardından “sokağa çıkma yasağı” adı altındaki kuşatma 36 gün sonra kaldırıldı. Ardından siyasi iktidar tarafından ilçe üzerinden “bitirdik”, “temizledik” şeklinde “zafer” propagandaları yapılmaya başlandı. Bu propaganda sadece Saray’ın “savaş medyası” tarafından değil Ergenekon, kimi mafya unsurları ve JİTEM artıklarıyla oluşturulan savaş ittifakının medya ayağında da günlerce şişirilerek servis edildi. 


Devlete sürpriz yapıldı

Fakat 5 Nisan günü kentin 4 ayrı mahallesi ve onlarca noktasında YPS ve YPS-Jin tarafından asker ve polislere saldırılar düzenlendi. Gece başlayan saldırılar sabah saat 10.00 civarlarına kadar sürdü; onlarca polis ve asker öldü. “Sokağa çıkma yasağı” tekrar ilan edildi ve siyasi iktidarın Silopi üzerinden “temizledik” şeklindeki propagandası ve “zafer” naraları yerle yeksan oldu. 


İntikam aldılar

İkinci yasak boyunca hiçbir çatışma olmamasına rağmen 19 gün sürdü. Yasak sırasında kentte bulunan HDP Milletvekili Ferhat Encu, devlet güçlerinin ilçe halkına, “Böyle bir çatışma olacak bize nasıl haber vermezsiniz” şeklinde yaklaştığı ve halktan intikam aldığı görüşünde. Encu, 5 Nisan’da çatışmalarda devletin neye uğradığını şaşırdığı belirtti ve çatışmaların Silopi halkına mal ettiğini söyledi. Encu, 5 Nisan’daki çatışmalarda Tonguç ailesinden 4 sivilin tanklarla hedef alındığını, aralarında 70 yaşındaki Zülfiye Şalk ve 14 yaşındaki Rahime Sanır’ın olduğu toplam 8 sivilin katledildiğini hatırlattı.


Sonuç alamazlar

Encu, şunları söyledi: “Burada 120 bin Silopili yaşıyor. 36 gün sonunda her şey bitti diye tahmin ettiler ama olmadı. Sonra bu yüz binlerce insandan bunun acısını çıkartmak istediler. Silopi’nin yüzde 60’ını kamulaştırdılar. Yüzlerce evi yıktılar. 19 günlük yasak da evleri daha rahat yıkmak içindi. Eşyaların bile alınmasına izin vermediler. Hala yıkım devam ediyor. İnsanlar çadır kurmak istiyor ona dahi izin vermiyorlar. Silopi, bize bu savaş konseptiyle sonuç alınamayacağını gösterdi.”