25 Ekim 1992 tarihinde Xakurkê dağlarında peşmergelerle yaşanan çatışmada son mermisine kadar savaştıktan sonra teslim olmak yerine uçurumdan özgürlüğe uçan PKK'li Gülnaz Karataş, Kürt Kadın Özgürlük tarihinde direniş geleneğinin oluşmasında tarihi bir rol oynadı. Arkasında "Savaş gülüm, sıkı savaş, savaştıkça varız biz, savaştıkça güzelleşir çoğalır, savaştıkça, severiz. Umuttan, sabahtan, ateşin çocuklarından korkan düşmanı vurmaya gidiyorum" mısralarını bırakarak PKK'ye katılan Karataş'ın direnişin sembolü haline gelen zılgıtları, Kürt kadının isyancı ve özgürlükçü ruhlarında yeniden var edildi. 


Bêrîtan bir misyon

Bêrîtan'ı 'asi bir Dêrsim kadını' olarak olarak tarif eden Barış Grubu üyesi Aysel Doğan, baskı ve haksızlığı kabul etmeyen yanlarıyla Sakine Cansız'a benzediğini belirterek, "Bêrîtan bizim için bir misyondur" dedi. 

Bêrîtan'ın özgürleşmek ve özgürleştirmek için partiye katıldığını ifade eden Doğan, şöyle devam etti: "Bêrîtan'ın yaşadığı bir aşk var. Vatan aşkı, ülke aşkı, halk aşkı, kadın aşkı ama en önemlisi özgür yaşam aşkı var. Bunları idrak etmek, kendisinde gerçekleştirmek kolay değil. O ülkesini sevdiği kadar halkını, halkını sevdiği kadar kadını, kadını sevdiği kadar da özgürleşmesi için mücadeleyi seven ve onu esas alan bir kadındır" dedi. 


'Haykırışlarını yaşama dönüştürmemiz gerekiyor'

Bêrîtan'ın tavrının yalnız bir peşmerge grubuna veya erkeklere teslim olmama ile izah edilemeyeceğini dile getiren Doğan, şunları aktardı: "O 'Bana dayatılan bir şeyi özgür irademe dayatılan bir şey olarak görürüm ve bunu kabul etmem' dedi. Zor anda doğru kararı veren kişiliktir Bêrîtan. Olmayan anda olağanüstü bir güç haline gelmektir. Kendisini hem bedensel hem de düşünce olarak bir bütün ifade etti. Bunu yaparken de haykırabilmek ve özgürlük sloganları atmak olağanüstü bir kişiliktir. Bize miras olarak bırakılan budur aslında. O haykırışları yaşama dönüştürmemiz gerekiyor." 


Özgürlüğe çağrı eylemiydi

38 Dêrsim Katliamı'nda da gencecik gelinlerin ve yaşlı annelerin kendilerini ve kızlarını kucaklarına alarak kayalıklardan attığını hatırlatan Doğan, Bêrîtan'ın bunu biraz daha aştığını şu sözlerle ifade etti: "Bêrîtan kendini atarken ölüme atmadı, yeni bir özgür yaşama attı. Kadın hareketi için bir dönüm noktası oldu. Bêrîtan'ın eylemi, bütün Kürdistan kadınını mücadeleye çağrı eylemiydi. Bêrîtan deyince hepimizin aklına gelmesi gereken, sonsuz bir özgürlük aşkıyla anında karar verebilen ve uygulayabilen, bunu uygularken sonsuz bir özgürlük aşkıyla haykırabilen, mutlu ve umutlu bir kişilik olmalıdır. Bana göre yaşadığımız süreç itibariyle tam da Bêrîtanlaşma zamanıdır" şeklinde konuştu. 


MELTEM OKTAY/ŞERİFE ORUÇ / DİHA/DÊRSIM-AMED




Bêrîtan çizgisinde direniş


Bêrîtan'ın çizgisinde binlerce kadın teslimiyete karşı özgürlük için yönünü dağlara çevirirken, öz yönetim ilan edilen yerlerde ise kadınlar, Berîtan çizgisinde direnişi sürdürüyor. Ağustos ayından bu yana sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağının 5 kez uygulandığı, tank ve toplarla saldırıların yoğun yaşandığı mahallelerde direnişin öncüsü olan kadınlar, direniş ve zılgıtlarıyla saldırıları boşa çıkardı. 

Amed'in Farqîn ilçesi Tekel Mahallesi'nde öz yönetim ilanından bu yana evini terk etmeyerek direnen Hatice Ezer, özgürlük için mücadelelerine devam edeceklerini belirtti. Devletin Kürt halkına karşı tutumuyla özellikle kadınları direnişe zorladığını ifade eden Ezer, "Berîtan nasıl ki düşmana teslim olmayarak kendini uçurumdan attı, biz de bugün bu devlete teslim olmayarak, direnişi yine Berîtan çizgisinde sürdüreceğiz. Tek bir damla kanım kalana kadar direnişimi sürdüreceğim" dedi.


Teslim olmamayı öğretti

Berîtan'ın teslimiyete karşı direnişi seçen yaşamını, kendilerinde yaşamsallaştıracaklarını dile getiren Ezer, "Biz iğneyle kuyu kazıp suya ulaşan bir halkız. Berîtan bize teslim olmamayı öğretti. Zulmün olduğu her yerde direniş devam edecek" diye belirtti.


Direnişi Berîtan'ın çizgisiyle sürdüreceğiz

Yıllardır Türkiye'de Kürt halkının barışı haykırdığını ancak her zaman kendilerine savaşla karşılık verildiğine dikkat çeken Hafize Acer de Berîtan'ın çizgisinde yürüyeceklerini söyledi. Acer, "Ekmeksiz, susuz canımızla direnişe hazırız. Kadınlar zılgıtlarıyla gelsin, direnişimize ortak olsun" çağrısında bulundu. 

Müşeher Günenç ise, şunları aktardı: "Biz de zılgıtlarımızla teslimiyeti kabul etmeyeceğiz. Direnişi Berîtan'ın çizgisiyle sürdüreceğiz. Berîtan bütün kadınların sesi ve ismidir."