Elif SONZAMANCI esonzamanci@gmail.com 24 Haziran’a kısa bir zaman kaldı. Bildiğiniz gibi yurtdışında oy kullananlar için oy kullanma işlemi biraz daha erken başlıyor ve daha uzun sürüyor. Almanya’da 7-19 Haziran tarihleri arasında 13 merkezde oy kullanma işlemi yapılacak. En çok seçmen barındıran ülke olan Almanya’da 1 milyon 445 bin 33 seçmen her gün saat 9.00 ile 21.00 saatleri arasında oy kullanabilecek. 1 Kasım 2015 seçimlerinde AKP yüzde 59.70, HDP yüzde 15.93, CHP yüzde 14.79 oranında oy almıştı. Seçimlere katılım oranı ise 40.79’du. Şimdi bu hatırlatmalar önümüzü görmemiz açısından önemli. Öyle ki yurtdışındaki oy oranları seçimlerin akıbetini değiştirmese de, sonuca etki edecek. Yurtdışındaki seçmenlerin oy kullanması bu seçimlerde daha da önem arz ediyor. Bir taraftan Cumhur İttifakı, diğer taraftan Millet İttifakı karşısında tek başına seçimlere girecek HDP’yi baraj altında bırakma planları, seçim atmosferine baktığımızda başarısız olacak izlenimi veriyor. Öyle ki oluşan sinerji karşısında tahammülsüzlük yine revaçta. HDP çalışmalarına, stantlarına her fırsatta saldırılar düzenleniyor. HDP tarafından tutulan istatistiklere göre 28 Nisan ve 3 Haziran tarihleri arasında yaklaşık 35 günlük dönem içerisinde kampanya yürüten parti yöneticisi ve görevlilerin çoğunlukta olduğu 136 kişi gözaltına alındı, 14 kişi de tutuklandı. Başta büyük kentler olmak üzere, kurulan stantlar ve açılan bürolara saldırıldı. En son Bolu’da parti binasına bayraklarını asmak isteyen HDP’lilere saldırıldı. Saldırıya uğrayan HDP’liler, HDP binasına kendini kilitlemek zorunda kaldı. Selahattin Demirtaş’ın ise cezaevinde seçim çalışmaları yaptığını ve ketıl’dan twitt attığını unutmuyoruz. Zira ketil grafitisi yapan gençlerin tutuklandığı da hatırlamamız gereken olaylar arasında. Her fırsatta HDP’ye saldırılar üzerinden milli duyguları coşturan Erdoğan, Diyarbakır mitinginde, “Biz yaparız HDP yıkar. Onlar bu ülkede yıkmak için var. Buradaki evleri bombalamadılar mı? Yıkmadılar mı? Tüneller açmadılar mı evlerin altından? Camileri yaktılar“ dedi. Kimlerin nereleri, neden yıktığını herkes biliyor. Her fırsatta savaş politikası ile ayakta kalmaya çabalayan AKP, nitekim Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ aracılığı ile bakanlar kurulu toplantısı ardından ‘’Türkiye Kandil’e girebilir, her an her şey olabilir’’ mesajını verdi. Alman haber ajansına açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Alman hükümetinden Türkiye’ye daha fazla silah ve teçhizat satışının onaylaması talebinde bulundu. Çünkü kendilerini savaş politikaları üzerinden yaşatmaya çalışıyorlar. O nedenle ağızlarını her açtıklarında savaş naraları yükseliyor. Geleceklerini savaşlar üzerine inşa etmek istiyorlar. Almanya’da da seçim atmosferi çok farklı değil. HDP’nin miting yapmasını içine sindiremeyen AKP, Alman hükümetine çatarak eşitsiz davranmakla suçladı. Hatta Almanya’nın yaklaşımlarına yönelik havuz medyasında özel program bile yapıldı. AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu katıldığı televizyon programında Almanya’nın AKP’ye çifte standartlı davrandığını iddia etti. Yeneroğlu adaylığı YSK tarafından veto edilen Turgut Öker’in AKM’lerde yürüttüğü seçim çalışmalarına işaret ederek, Alevileri hedef aldı. Zira Alevi ve Kürt kelimesini yan yana görmeye tahammülü olmayan bu zihniyet, “Bazı çevrelerin Alevileri, PKK’nın içinde gösterme çabasını Alevi vatandaşlarımızın görmesi lazım. Almanya’da tüm cemevleri PKK’nın seçim karargahına dönüşmüş“ diyor. Oysaki geçen aylarda Camilerde çocuklara asker kıyafetleri giydirerek, savaş talimi yaptırıldığını unutuyor. “‘Diktatörlüğü yıkacağız’ gibi cemevlerinde propaganda yapıyorlar“ diye devam ediyor Yeneroğlu. Evet çünkü Aleviler oy verecekleri tek partinin HDP olduğunu biliyorlar. Bu savaş kışkırtıcılığının sonlanmasının HDP’ye oy vermekten geçtiğini de. Şimdi sandığa gitme zamanı. Bu çürümüş, savaş çığırtkanı, tekçi düzeni sürdürmek, faşizmi kurumsallaştırmak isteyenlere karşı 1 oy HDP’ye, 1 oy Demirtaş’a.