
Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsisinde sol göğüs kısmına tam 5 kurşunun isabet etmesi sonucunda öldüğü rapor edilirken, oğlu Hüseyin Harman'ın ise cenaze tespiti sırasında "Annemi öldüren kişiden davacıyım, şikayetçiyim" dediği öğrenildi.
Gece boyunca nöbet
BDP Küçükçekmece Kadın Meclisi üyesi Nazliye Sincar'ın cenazesi İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Cenaze, BDP'li kadınlar ve ailesi tarafından Küçükçekmece Kanarya Mahallesi'nde bulunan Kanarya Mareşal Fevzi Çakmak Camisi'ne getirildi. Binlerce kişinin toplandığı cami bahçesinde kadınlar, cenaze defnedilene kadar nöbet tuttu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de aileye başsağlığı dilemek için camiye geldi. Burada ilk olarak konuşan, BDP İstanbul Kadın Meclis üyesi Hatice Seviptekin, bu katliamın bütün kadınlara karşı yapıldığını belirterek, "Bu eril zihniyet kaynaklı kirli bir katliamdır. Nazliye yoldaşımız kadın özgürlük mücadelesinin yılmaz bir savaşçısıydı. O bizim özgürlük, barış şehidimizdir. Biz bu saldırıyı kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Tuncel: Cevapsız bırakmayacağız
Ardından konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise, Sincar'ı özgürlük mücadelesine olan bağlılığıyla tanıdıklarını belirterek, "Kadına halen namus olarak bakan bir anlayış, kabul edilebilir bir anlayış değildir. Bu resmen namus değil, namus adı altında namussuzluktur. Kadınları mal gibi gören, ayrılmalarına rağmen nasıl davranması gerektiğini söyleyen kirli bir zihniyettir bu" dedi. DÖKH ve BDP olarak bunun hesabını soracaklarına dair söz veren Tuncel, "Herkes bunu çok iyi bilsin ki Nazliye arkadaşımız yalnız değildir. Kesinlikle bu olayı cevapsız bırakmayacağız, tepkisiz kalınırsa; çok iyi bilinmelidir ki tekrar aynı olay karşımıza çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
Öte yandan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da cami bahçesine gelerek, ailesine başsağlığı diledi.
Binlerce kişinin toplandığı cami bahçesinde kadınların başlattığı nöbet, gece boyunca devam etti. Nöbette kadınlar Sincar için sabaha kadar dualar okudu.
Yüzler sahiplendi
Ardından Nazliye Sincar'ın cenaze namazının kılınması için yüzlerce kadın namazın kılınacağı Kanarya Mahallesi'nde bulunan Mareşal Fevzi Çakmak Camisi'nde toplandı. Cenaze törenine İstanbul il ve ilçe örgütleri kadın meclisleri üyesi kadınlar, DÖKH, SKM'li kadınlar, EMEP'li kadınlar, HDK Kadın Meclisi üyesi kadınların yanı sıra İHD İstanbul Şubesi yöneticileri, BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ve BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de katıldı. Cami avlusunda "Kadına ve barışa sıkılan kurşunu lanetliyoruz" yazılı pankartı açan kadınlar, "Aile içi şiddete boyun eğmeyeceğiz", "Kadın yaşatır erkek öldürür", "Erkek devleti devlet dehşetidir", "Kadın katliamları son bulsun", "Azadî û aştî di destê jinan de ava dibe" yazılı dövizleri taşıdı.
Katilin hala yakalanmaması düşündürücü
Cenaze namazı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, Sincar'ın daha önce eski eşi tarafından rahatsız edilmesine rağmen, resmi olarak koruma talebinde bulunmadığını söyledi. Tuncel, "Kadınlar ne yazık ki bu konuda aile içi şiddet ve baskılardan dolayı çekiniyorlar ve sessiz kalıyorlar. Buradan da çağrı yapıyoruz. Kadınlar bu tür durumlarda sessiz kalmasın. Erkeğe yedeklenmekle bu zihniyet kırılmaz" dedi. Sincar'ın katledildiği sırada olay yerine yakın polislerin olduğunu ve mobese kameralarının da bulunduğunu belirten Tuncel, buna rağmen katilin hala yakalanamamış olmasının düşündürücü olduğunu söyledi ve "Kayıtlar umarız bu sefer silinmez" dedi.
Sincar'ın cenazesi kılınan cenaze namazının ardından kadınlar tarafından camiden alınarak, yapılan bir yürüyüşle Kanarya Mezarlığı'nda toprağa verildi.
SKM'den 'hesap soralım' çağrısı
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), DÖKH aktivisti Nazliye Sincar'ın eski eşi tarafından katledilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Yanıbaşımızda, özgürlüğümüz için mücadele eden kadın arkadaşımız katledildi. Yüreğimiz öfkeyle dolu, aklımız kabul etmek istemiyor. Kimlik mücadelesini, kadın özgürlük mücadelesi ile birleştiren Nazliye Sincar on yıl önce boşandığı eşi tarafından katledildi. Hem de 1 Eylül Barış gününde, barışı talep etmek için yol çıkmışken" diye kaydedildi.
Açıklamada, Sincar'ın eski eşi tarafından sürekli tacize uğradığı ve alınmayan önlemlerin sonucunda ise Sincar'ın katledildiği belirtildi. Açıklamada, "Kadın beyanını ve iradesini dikkate almayan erkek egemen zihniyet, Nazliye'nin öldürülmesinde katil koca kadar sorumludur. Sayıların soğukluğu ile ifade ettiğimiz, her gün beş kadının öldürülmesi, sadece sayılardan ibaret değildir. Yanı başımızda birilerimizin kardeşi, annesi, akrabası, arkadaşıdır. Nazliye'de onlardan birisi idi. Artık yeter diyoruz. Kadın olduğumuz için öldürülmek, tacize, tecavüze, şiddetin her türlüsünü maruz kalmak istemiyoruz. Kadın katilleri en ağır şekilde cezalandırılsın. Erkek, yargı, devlet işbirliğine son verilsin" ifadelerine yer verildi. Açıklamada kadına yönelik şiddetin ve katliamların son bulması, kadın mücadelesini ve dayanışmasını daha da büyütmekle olanaklı olduğu belirtilerek, kadınlara "Bu güne kadar verilen kadın özgürlük mücadelesinden, Gezi'den aldığımız güçle kadın katillerinden, taciz ve tecavüzcülerden, onların ortağı yargı ve devletten hesap soralım" çağrısı yapıldı.
DİHA/İSTANBUL
Kışanak'tan sert tepki
BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, Amed BDP Eğitim Akademisi'nin açılışında yaptığı konuşmasında, eski eşi tarafından katledilen BDP'li Nazliye Sincar'ı andı. İl ve ilçe yöneticilerinin katıldığı açılış töreninde konuşan Kışanak, BDP Küçükçekmece Kadın Meclisi üyesi Nazliye Sincar'ın eski eşi tarafından öldürüldüğünü hatırlattı, "Bu alçakça bir cinayettir. Bunu herkes böyle bilsin, kabul etmedik, etmeyeceğiz. Devletin de, erkek egemenlikli zihniyeti taşıyan herkesin de şunu çok iyi bilmesi gerekir ki; bu mücadelenin, bu siyasetin, bu toplumsal siyasetin ana damarı kadın özgürlüğüdür" dedi. Kışanak, 1 Eylül günü adın cinayetinin devletin gözü önünde işlendiğine dikkat çekti.
Birinci gündem olmazsa bu sorun çözülmez
Son 24 saat içerisinde 4 kadının katledildiğini belirten Kışanak, "Buna karşı toplumun her kesimi aya kalkmalıdır. Tıpkı Kürt sorununun çözülmesinde gösterdiğimiz büyük hassasiyet gibi, tıpkı sol sosyalist güçlerin emek sorununun çözülmesi için ortaya koydukları duyarlılık gibi. Herkesin gündemin birinci sırasına bunu yazması gerekiyor. Gündemin birinci sırasına bunu yazmadığımız sürece bu sorunu çözemeyiz" şeklinde konuştu. Kışanak, şöyle konuştu: "Biz herhangi siyasi partiler gibi değiliz. Biz koltuk kazanmak için mücadele etmiyoruz. Bizim ideallerimiz var, bir hedefimiz var, bizim bir gelecek kaygımız var. Bu nedenle biz diğer siyasi partiler gibi davranamayız. Biz partimize yandaş değil, yoldaş arıyoruz. Bize verdikleri oy, eğer bizim ilkelerimize uymuyorsa bizim demokrasi anlayışımıza uymuyorsa alsınlar o oyu başlarına çalsınlar. Bu kadar açık konuşuyorum. Bu kadar açık ve keskin olmazsak, toplumsal değişim sağlayamayız."
Parti çalışanlarına seslendi
Parti çalışanlarına seslenen Kışanak, "Evinde kadınlara eşit davranmayan hiçbir insanın yurtseverliğini kabul etmeyin. Kızına, eşine, gelinine, ailesinde birlikte yaşadığı kadınlara eşit yaklaşmayan, ona değer vermeyen, onun iradesini kabul etmeyen hiçbir yurttaşı yurtsever kabul etmeyin. Oyunu da istemeyin, lazım değil bize" dedi.