İnsan hakları temalı festival, geçen yıl olduğu gibi “Sinema Dört Dağ İçinde” sloganıyla düzenleniyor. Dêrsim festivalin diğer bütün film festivallerinden ayıran en önemli özelliği ise sinemasız bir kentte düzenleniyor olması. Dêrsim Belediyesi’nin kendi öz kaynakları ile Mezopotamya Sinema Kolektifi tarafından organize edilen festivalde dünya, Türkiye ve Kürt sinemasından çok sayıda film Dêrsimlilerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra atölye, söyleşi, panel gibi yan etkinliklerin de yer alacağı belirtildi. Festivalin organizatörlerinden Mezopotamya Sinema Kolektifi çalışanı Meral Balık, festivalde düzenlenecek etkinliklerle halk sanatçı buluşmasını sağlayacaklarının altını çizdi. Dêrsim Belediye Başkanı Edibe Şahin de, insan hakları ihlalleriyle sürekli gündemde olan kentte böyle bir festival düzenlemenin Dêrsimlilerde daha fazla farkındalık yaratma adına önemli olduğunu söyledi.

‘Babamın Sesi’ ile başlayacak
Festival organizatörü Meral Balık, festival kapsamında düzenlenecek etkinlikler hakkında bilgi verdi. Festivalde çok sayıda film gösteriminin yapılacağını kaydeden Balık, şu bilgileri aktardı: “7’si uzun metraj yerli 7’si farklı ülkelerden olmak üzere farklı kategorilerde toplam 59 film gösterilecek. Festival, Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’ın yönettiği ‘Babamın Sesi’ ile açılacak, Emin Alper’in ‘Tepenin Ardı’ filmi ile de kapanacak. Festivalin öne çıkan filmlerinden biri ‘Zare.’ 1926 yılında çekilen filmde, 1915 tarihli bir hikaye anlatılıyor. Bir Kürt filmi aynı zamanda Ermenistan sinemasına da mal ediliyor. İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin ‘Bir Ayrılık’, Özcan Alper’in ‘Gelecek Uzun Sürer’ ile Emin Alper’in ‘Tepenin Ardı‘ filmleri de dikkat çeken yapımlar arasında yer alıyor.” 


‘Bu yılda büyük ilgi bekliyoruz’
Festival programı için insan haklarını konu alan filmlerin seçildiğini kaydeden Balık, bu konunun dışında kadın, çocuk, çevre ve doğa temalı filmlere yer vereceklerini belirtti. Festivalin geçen yıl da düzenlendiğini ve çok büyük bir heyecan yarattığını ifade eden Balık, “Geçen yıl çok büyük bir katılım sağlandı. Çoğu film gösterimine yer bulunamadığı için insanlar giremedi. 25 bin nüfuslu şehir merkezinde festivale 8 bin izleyici katıldı. Bu büyük bir rakam. İlginin bu yıl daha fazla olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Halk sanatçı buluşması sağlanacak

Balık, festivalle halk ve sanatçı buluşmasını da sağlamak gibi temel bir misyonlarının olduğuna değindi. Çoğu sinema yönetmeninin Dêrsim’e özel hassasiyeti bilerek geldiğini sözlerine ekleyen Balık, kültür-sanat emekçilerinin bu coğrafyada insanların acılarını ancak yerinde anlayabileceğini de belirtti. Balık, ayrıca geçen yılki davetlilerin düzenlenen eylemlere katılarak Dêrsim’de yaşananları anlama adına önemli bir empati ilişkisi kurduğunu söyledi.

Öz kaynaklarımızla özgür festivale
Dêrsim Belediye Bakanı Edibe Şahin yaşanılan soykırım ve insan hakları ihlallerinden dolayı sürekli gündem de olan bir kentte böyle bir festival düzenlemenin önemli bir gelişme olduğunu belirtiyor. Festivalin şiarının “Sinema Dört Dağ İçinde İzlenir” olduğunu kaydeden Şahin, bu yıl çok farklı kategorilerde yapılacak etkinliklerle ses getiren bir festivale hazırlandıklarının altını çizdi. Belediyenin kendi öz kaynakları ile festivali finansa ettiğini de kaydeden Şahin, “Kendi imkanlarımızla organizasyonu yürütmek aynı zamanda etkinliklerin içeriğinin daha özgür bir şekilde oluşturulmasını sağlıyor” dedi.

Festival köprü işlevi görüyor
Yerelin etkin bir şekilde katılımının Dêrsim İnsan Hakları Festivali’nin diğer festivallerden ayıran önemli özelliği olduğunu kaydeden Şahin, gönüllülük temelinde yürütülen çalışmalara ilişkin şunları belirtti: “Yerelde özellikle gençlerden, kadınlardan, öğrencilerden her kesimden destek alıyoruz. İnsanlar tam anlamıyla kendilerini festivalin bir parçası görüyorlar. Bunu çok önemsiyoruz.” Festivalin aynı zamanda köprü işlevi gördüğünü de ifade eden Şahin, “Dêrsim dört dağ içinde olduğu için sürekli başka algılar oluşturulmuş durumda. Buraya yeni gelen sanatçılar fark ediyorlar. ‘Daha önce neden gelmedik nasıl fark etmedik’ diyorlar. Dışarıdan gelenler hem yaşadıklarını Dêrsimlilere aktarıyor hem de Dêrsimde yaşanılanları öğreniyor ve öğrendiklerini sanatsal ürünlere aktarıyor. Festival bu anlamında bir köprü işlevi görüyor.”

Sinemasız kentte festival
Festivalin zengin bir programa sahip olduğunu da vurgulayan Şahin, soykırımdan kadın temsiline, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinden yabancılaşmaya, anadil konusundan inanç kimliğine, ötekileştirmeden doğa mücadelesine kadar birçok konuda panel, söyleşi ve atölyelerin gerçekleştirileceğini belirtti. Sinemasız bir kentte film festivali düzenlemenin belki de dünyada yaşanan ilklerden biri olduğunu söyleyen Şahin, bütün zorluklara rağmen sinemanın dört dağ içinde Dêrsim’de izleneceğini ifade etti.


ÖNDER ELALDI