• Fransa’da 35 yıldır yaşayan Kürt aktivist Gülhatun Kara, Türkiye’ye sınır dışı tehdidiyle karşı karşıya. Fransız istihbarat servisinin hazırladığı “beyaz not” adı verilen rapor gerekçesiyle mülteci statüsü iptal edilen Kara, ev hapsinde tutuluyor.
  • Aralarında milletvekilleri, senatörler, belediye yöneticileri, sanatçılar ve kadın hakları savunucularının bulunduğu feministler, Gülhatun Kara ile dayanışma kampanyası başlattı. Kadınlar, sınır dışı kararının derhal durdurulmasını istedi.

 

REWŞAN DENİZ

Fransa’da 35 yıldır yaşayan Kürt aktivist Gülhatun Kara’nın Türkiye’ye gönderilme tehdidiyle karşı karşıya olması, çok sayıda feminist örgüt, siyasetçi, sanatçı ve insan hakları savunucusunu harekete geçirdi. Fransız istihbarat servislerinin hazırladığı ve “beyaz not” olarak adlandırılan gizli bir değerlendirme raporuna dayanılarak mülteci statüsü iptal edilen Gülhatun Kara, idari kontrol tedbirleri altında tutuluyor.

Aralarında milletvekilleri, senatörler, belediye yöneticileri, yazarlar, sanatçılar ve kadın hakları aktivistlerinin bulunduğu çok sayıda isim, Kara ile dayanışma amacıyla imza kampanyası başlattı. Ortak açıklamada, “Kara’nın mücadelesi hepimizin mücadelesidir” denilerek sınır dışı kararının derhal iptal edilmesi çağrısı yapıldı.

Kürt kadınlarının mücadelesine adadı

61 yaşındaki Gülhatun Kara, 1991’den bu yana Fransa’da mülteci olarak yaşıyor. Hayatını Kürt kadınlarının haklarını savunmaya adayan Gülhatun Kara’nın, savaş, sürgün ve baskının susturmaya çalıştığı kadınların sesini duyuran feminist dernek ağları içinde mücadele ettiği belirtildi. Dayanışma açıklamasında, “Bugün ise onu susturmaya hazırlanan Fransa Devleti’nin kendisidir” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık uyarıları görmezden geliyor

Açıklamada, Gülhatun Kara’nın mülteci statüsünün yalnızca Fransız istihbarat servislerinin hazırladığı, hukuki delile dayanmayan ve kamuoyunda “beyaz not” olarak bilinen gizli bir rapor gerekçe gösterilerek kaldırıldığı belirtildi.Söz konusu belgenin hiçbir zaman çelişmeli bir yargılama konusu olmadığı ve herhangi bir ceza mahkemesi tarafından doğrulanmadığı ifade edildi. Buna karşın, Fransa Ulusal İltica Hakkı Mahkemesi (CNDA), Gülhatun Kara’nın Türkiye’ye gönderilmesi halinde ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını kabul ediyor. Ayrıca Sınır Dışı Komisyonu da sınır dışı edilmesine olumsuz görüş bildirdi. Dayanışma metninde İçişleri Bakanı’nın bu görüşleri dikkate almadığı ifade edildi.

Ev hapsinde tutuluyor

İdari kontrol altında ev hapsinde tutulan Gülhatun Kara, haftada iki kez jandarmaya giderek imza vermek zorunda.

Açıklamada, 2024’de Fransız makamlarının riskleri bilmesine rağmen Türkiye’ye sınır dışı edilen Serhat Gültekin örneğine dikkat çekilerek, Kara’nın da benzer bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Buna izin vermeyeceğiz

Dayanışma açıklamasında, “Fransız Devleti’nin Kara’da cezalandırdığı şey bir suç değil; yaşamı boyunca diğer Kürt kadınlarının özgür yaşayabilmesi için mücadele etmiş Kürt bir kadının kararlılığı ve siyasi mücadelesidir. Buna izin vermeyeceğiz, susturulmamıza da izin vermeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’ye gönderilmesin

Kampanyayı başlatan feminist örgütler ve imzacılar şu talepleri dile getirdi:

* Gülhatun Kara hakkındaki sınır dışı kararının derhal iptal edilmesi,

* Çelişmeli yargılamaya konu edilmeyen “beyaz not”lara dayanan işlemlerin durdurulması,

* Kara’nın Türkiye’ye gönderilmeyeceğine dair güvence verilmesi,

* Sağlık durumuna uygun, insan onuruna yakışır tıbbi bakım sağlanması.

‘Haydi harekete geçelim’

“Feminist dayanışma sınır tanımaz. Bugün Gülhatun Kara’yı tehdit eden şey, özgürlük için mücadele eden tüm kadınları tehdit etmektedir” denilen açıklamada, kamuoyuna dilekçeyi imzalama ve seçilmiş temsilcilere çağrıda bulunma çağrısı yapıldı. Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Haydi harekete geçelim: dilekçeyi imzalayın, girişimlerimizi paylaşın ve tüm siyasi kademelerdeki seçilmiş yetkililerle iletişime geçin. Bu dilekçeyi imzalamak için pascalemartin@posteo.net adresine yazabilirsiniz. Ayrıca https://c.org/F8pkwFLPCd adresinden imza atabilirsiniz.”

Destek artıyor

Kampanyaya Fransa’dan çok sayıda milletvekili, senatör, sanatçı, akademisyen ve insan hakları savunucusu destek verdi. Destekçiler arasında milletvekilleri Clémentine Autain, Sandrine Rousseau, Danielle Simonnet, Alexis Corbière ve Elsa Faucillon, Ayda Hadizadeh, Anna Pic, Marie Pochon, Sandra Regol, Sandrine Rousseau; senatörler Guy Benarroche ve Raymonde Poncet Monge, Laurence Cohen, Marie-Claude Varaillas; Fransız PEN Kulübü Başkanı Carole Mesrobian, Fransız-İranlı avukat Chirinne Ardakani, İranlı yönetmen Sepideh Farsi, Fransız oyuncu Laëtitia Eïdo ve dünyaca ünlü Senegalli yazar Ken Bugul gibi isimler de yer aldı.