
Urfa’nın Suruç İlçesi sınır hattında örülen dayanışma ve direnişle birlikte dönüşmeye başlayan Miseynter köyünde, özgür yaşam için pratiğe dökülen her projede köylülerin de emeği ve rızası alınıyor. DAİŞ çetelerinin saldırıları nedeniyle sınırın bu yakasına göç etmek zorunda kalan yüzlerce Kobanêliye kapılarını açan köylüler, nöbet ve direniş eylemlerine de aktif katılarak, direnişin büyütülmesinde önemli rol oynuyor. Direnişin yanı sıra, köyde dikilen fidanlardan, inşa edilen Arin Mirkan Müzesi ve Kader Ortakaya Kütüphanesi’ne, hazırlıkları yapılan okul, sera ve akademi çalışmalarına da katılan köylüler, dışardan gelen direnişçilerle önemli bir dayanışma ağı örüyor.
Direnişçiler derdimize ortak
Direnişin birer parçası olan köylüler bu hafta içinde zırhlı araçlarla köye gelen askerlerin “Dışarıdan gelen kişilerden rahatsız mısınız?”, “Köyde kimler var?” şeklindeki sorularına muhatap kaldı. Bu duruma tepki gösteren köy sakinlerinden Mehmet Kılıç, direnişçilerin köyü sahiplendiğini ve sorunlarına çare olduğunu belirterek, “Devlet bugüne kadar bu köye hiçbir hizmette bulunmamıştır. Köyde ne cami ne okul, hiçbir şey yok, yollar yapılmamıştı. Buraya gelip direnişe katılanlardan çok memnunuz. Zaten onlarla birlikte köy değişip dönüşmeye başladı. Yollar düzeltildi. Köyün içi temizlendi. Derdimizle ortaklaşıyorlar” diye konuştu.
Direnişçiler bizim irademiz
Kümbet evin onarılması ile yapılan müze ve kütüphaneyi hatırlatan Kılıç, kendi “rıza” ve emeklerinin de olduğunu belirterek, şunları aktardı: “Öncesinde gelip bize sordular ve bizimle ortaklaştılar. Hep birlikte, ortak emekle, müze ve kütüphane inşa ettik. Başka projeleri de var. Bu konuda destekliyoruz. Bu köyde direnişte olan herkesi kendi irademiz olarak görüyoruz. Bizim değerlerimizi savunuyorlar.”
Kobanê’yle bir bütün olduklarını kaydeden Kılıç, “Kobanê bizim bir parçamızdır. Aramıza bir sınır çizdiler, yarımız orada kaldı yarımız burada. Onlara olan bize de olmuş sayılır” ifadelerini kullandı.
Tüm çalışmalarda onayımız var
Köyde ikamet eden Osman Çelikaslan isimli yurttaş da, kendi kararları dışında ve kendilerinden habersiz köyde bir çivinin bile çakılmadığına dikkat çekti. “Köyümüze gelen insanlar, onurumuzu, şehitlerimizi ve Kobanê’deki direnişi savunmaya ve sahiplenmeye gelmişler” diyen Çelikaslan, şöyle devam etti: “Bu bizim için çok değerlidir. Bizler belki evimizdeyiz ama onlar bu soğukta bizler için dışarıda nöbetteler. Köyümüzü değiştirip dönüştürüyorlar. Kobanê’de halka zulüm ettiler, saldırdılar. Dünya’da biliyor ki Kürtler haklıdır. Şimdi bu zulümden dolayı gelen insanlar var, zulme karşı direniş için gelen var. Biz burada hepsiyle birlikte biriz.”
Bizim için buradalar
Taziye evi, cami, okul, akademi ve seraların kurulumu gibi projelere ilişkin de görüş bildiren Çelikaslan, “Bunlar çok iyi şeyler. Bugüne kadar herhangi bir imkan yoktu ama bugün bu direnişle bunlar yapılırsa çok iyi olur. Bizde emeğimizle, elimizdeki gücümüzle direnişçilere katkı sunacağız” diye belirtti. Çelikaslan’ın kızı Hazal Çelikaslan da, “Her yerden buradaki direnişe destek sunulmalı. Buraya gelenler, bizler için burada” şeklinde konuştu.
DİHA/URFA