Sınır ötesi terör!

Dizi Haberleri —

16 Haziran 2020 Salı - 11:29

  • Geçtiğimiz yıl Almanya’daki yaşayan yaklaşık 400 kişi hakkında Ankara merkezli soruşturma açıldığı ortaya çıkarken, edinilen bilgilere göre Türkiye’de halihazırda 400 ila 1500 yeni soruşturma hazırlığı var.

BARIŞ BALSEÇER

AKP-MHP iktidarının Kürt halkı başta olmak üzere muhaliflere yönelik baskı, tutuklama ve gözdağı politikası sınırlarını da aşmış durumda. Avrupa’da yaşayan Türkiyeliler hakkında soruşturma, gözaltı ve tutuklamaların sinyali Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Mart 2019’da yaptığı şu açıklamayla verilmişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle ‘terör örgütü’nün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya’da, Bodrum’da, Muğla’da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım havalimanlarından içeri girsinler. Gözaltına alıp yallah…” Geçtiğimiz yıl Almanya’daki yaşayan yaklaşık 400 kişi hakkında Ankara merkezli soruşturma açıldığı ortaya çıkarken, edinilen bilgilere göre Türkiye’de halihazırda 400 ila 1500 yeni soruşturma hazırlığı var.

Türkiye’nin haklarında soruşturma açtığı Avrupa vatandaşlarıyla ilgili istatistikleri netleştirmek zor olsa da büyük bir mağduriyet olduğu ortada. 60 civarında Alman vatandaşı Türkiye’de tutuklu bulunurken, ülkeye giriş yasağı, ev hapsi ve yurt dışı yasağıyla cezalandırılanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Avrupa’daki ajan ağıyla kriminal çalışmalarını sürdüren Türk devletinin soruşturmaları nedeniyle mağdur ettiği kişilerin davalarıyla ilgilen hukukçular Ayşe Çelik, Barış Yeşil, Alişan Şahin, Abdurrahman Karabulut ve Mahmut Erdem ile  konuştuk.

Hozan Cane ve kızı Dilan

Türkiye’de tutuklanan Alman vatandaşları ile ilgili kamuoyunun  yakından bildiği isimlerin başında sanatçı Hozan Cane ve kızı Dilan(Gönül) Örs geliyor. Alman vatandaşı olan ve Köln’de ikamet eden sanatçı Hozan Cane 24 Haziran 2018’de yapılan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde HDP’nin Edirne’de düzenlediği etkinliğe katılmak için Türkiye giriş yaparken gözaltına alınarak tutuklandı. Kasım 2018’de görülen davada Hozan Cane’ye ‘örgüt üyeliği’ iddiası ile 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Türk ve Alman vatandaşı olan Dilan ise 25 Mayıs 2019’da annesini ziyaret için Türkiye’ye girdiğinde kısa süreli gözaltına alındı. Eylül ayında yurt dışına çıkmak isterken gözaltına alınan Dilan 3 aylık tutukluluk ardından tahliye edildi. Avukatı Ayşe Çelik, “Oysa Eylül ayında kendisine Alman pasaportu ile Edirne’den çıkış yapabileceği söyleniyor” diyerek, buna rağmen ‘yurt dışına çıkış yasağına aykırı hareket ettiği’ suçlamasıyla tutuklandığını belirtiyor. Aralık 2019’dan itibaren elektronik kelepçeyle ev hapsinde olan Dilan, 6 aydır Manisa’da dayısının evinde kalıyor. ’Örgüt üyesi’ olmakla suçlanan Dilan’ın ilk duruşması 16 Haziravn’da (bugün) İstanbul’da görülecek.

Almanya’nın Köln kentinde 2012 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için düzenlenen eyleme katılan Dilan ile ilgili iddianamedeki suçlamalar ise Türkiye’nin Avrupa’daki istihbarat çalışmaları ve Almanya’nın ortaklığına açık bir örnek. Dilan’ın avukatlarından Ayşe Çelik, 2012’de Köln’de gerçekleştirilen ve Almanya’da takipsizlikle sonuçlanan eylemle ilgili bilgilerin Türkiye’de gönderildiğini belirtti.

2013’te soruşturma açıldı

Söz konusu dosya üzerinden Türkiye’de 2013 yılında soruşturma açıldığını kaydeden Çelik şu bilgileri paylaştı: “Almanya İnterpol İrtibat Subayı, bahsedilen eyleme katılan 10 üniversite öğrencisinin bilgilerini Türkiye İnterpol’üne bildiriyor. Türkiye İnterpol’ü bununla ilgili bir soruşturma yürütüyor. Ama bu kişilerin yasal yollardan istenilip Türkiye’ye iade edilmesine dair herhangi bir belge ve bilgi bulunmuyor. Kaldı ki Alman İnterpol İstihbarat Subayı, verdiği dosyalardaki evraklara, bu bilgilerin 2015 yılına kadar geçerli olduğunu, 2015 yılından sonra belgelerin geçerliliğinin olmadığı ve yok edilmesi gerektiği notunu da düşmüş. Ama buna rağmen bilgiler yok edilmemiş ve dosya açık tutulmuş.”

2013’ten bu yana açık olan soruşturma üzerinden savcılığın takibat başlattığını belirten Avukat Çelik, “Hakkında yurt dışı yasağı olduğu için Almanya’ya gidemedi, davanın açılabilmesi için ise 9 ay gibi uzun bir süre beklemek zorunda kaldı” dedi. Köln’deki eylemle ilgili soruşturmanın Türkiye’ye gönderilmesinin başlı başına bir hukuk skandalı olduğunun altını çizen Avukat Çelik, “Sonuç olarak aradan 8 yıl geçtikten sonra soruşturma canlandırıldı ve neticede davaya dönüştü” dedi. Dosyaya gizlilik kararı konulduğunu belirten avukat, iddianame dosyasını bile dava açıldıktan sonra okuyabildiklerini (on ay boyunca dosyaya erişim izni yoktu) ifade etti.

Almanya’da kapatılan bir dosyanın Interpol üzerinden Türkiye’ye gönderilmesinin “skandal” olduğunu belirten Avukat Çelik, “Yaşananlar uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları açısından bir handikaptır” ifadesini kullandı. Almanya’da bu tür basın açıklamasına katılanlara en fazla para cezası verildiğini, Türkiye’de dahi Öcalan posterini taşıyanlara ‘propaganda’ suçlamasıyla ceza verilmediğini hatırlattı ve ekledi: “Almanya hem kendini sorgulamalı hem de Türkiye’deki resmi makamlara her basın açıklaması yapana ‘terörist’ suçlamasıyla davamı açıyorsunuz sorusunu  sormalı.”

Mayıs 2019’dan bu yana Türkiye’de rehin kalan Dilan’ın hayatının altüst edildiğinin de altını çizen Avukat Ayşe Çelik şunları aktardı: “Almanya’da bir hayatı vardı. 11 – 13 yaşından beri Almanya’da yaşayan biri. Eğitiminin büyük bir kısmını Almanya’da tamamlamış. Kendisine orada bir yaşam kurmuş. Yani işi gücü olan, tüm sosyal yaşamı Almanya’da olan genç bir kadın Gönül Örs.”

Ankara’da 200 soruşturma

Avukat Ayşe Çelik, Dilan gibi birçok örnek olduğunun altını çizerek Türkiye’nin yeni soruşturmalar açtığı yönünde de duyumlar aldıklarını söyledi. Korona salgını öncesine kadar kadar Ankara Adliyesi’nde 200 kişi hakkında soruşturma dosyasının olduğunu ifade eden Çelik, 65 kişinin ise cezaevinde tutuklu olduğunu belirtti. Ayşe Çelik, “Tutuklu bulunan kişilerden örneklersek Hozan Cane sadece Almanya vatandaşıydı. Tutuklu kişilerin çoğu Alman vatandaşı veya hem Almanya hem de Türkiye vatandaşı olarak çifte vatandaşlığa sahip kişiler” dedi.

Yeni soruşturmalar kapıda

Önümüzdeki süreçte bu türden davaların, soruşturmaların ve paralelinde tutuklamların çoğalma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Avukat Ayşe Çelik, 2019 yılında yurt dışından gelen birçok insanın, havaalanlarından gözaltına alındığını ifade etti. ÖHD üyesi avukat Ayşe Çelik, “Hukuki bir yorum olarak değil dile getireceğim ama bu gözaltılar ve tutuklamalara baktığımızda görünen o ki hükümet, “nerede olursanız olun muhalif olmayın” mesajı vermek istiyor” diye belirtti.