Rojava Devrimi, Kürt kadınları için olduğu kadar Rojava'da yaşayan diğer halktan kadınlar için de bir milat. Sadece askeri alanda değil, sosyal-toplumsal alandaki devrimin etkisi de Arap, Asuri-Süryani diğer halklardan kadınları birebir etkiliyor, onların yaşamında önemli değişimler yaratıyor. Değişimden etkilenen kadınlar, kantonlarda oluşturulan toplumsal sistem içinde bizzat yer alarak artık kendileri değişime öncülük ediyor. Toplumsal örgütlenmelerin başında gelen komünler de bunlardan biri. 

Rojava’nın Qamişlo kentinin Kornîş Mahallesi'ndeki Şehîd Garzan Komünü'nde diğer halklardan kadınlar da temsilini buluyor. Şehîd Garzan Komünü Üyesi Arap asıllı Sûad Elî, devrimle birlikte hayatlarının tamamen değiştiğini ifade ederek, bu değişimle birlikte yeni bir toplumun temellerinin atıldığını söyledi. YPJ’nin mücadele yürüttüğü bütün bölgelerde, bu çetin mücadelenin bir kazanımı olarak kadınların söz sahibi olduğunun altını çizen Elî,” Eskiden kadınların oy kullanma ve aday olma hakkı vardı ama anlamsızdı. Şimdi ise eşbaşkanlık sistemiyle bu öz korunuyor“ diyor. 

Sûad Elî ile Rojava Devrimi'nin ortaya çıkardığı gelişmeleri ve Arap kadınlar üzerinde yarattığı etkiyi konuştuk.


Suriye’deki Arap kadınlar Rojava Devrimi'nden önce nasıl yaşıyordu ve sınırları neydi?

Kadına yönelik şiddet ve zulüm yeni bir durum değil. Bu binlerce yıllık bir sisteme dayanıyor. Tarihin akışında kendine birçok kılıf yaratmış olsa da, özü ve amacı hiç değişmedi. Cinsiyetçi zihniyet, ataerkillik giderek derinleşti. Neolitik dönemdeki toplum yöneticiliğinden şu anda kendi evindeki yönetimde bile yeri olmayan bir konuma düşürüldü. Özellikle Arap toplumunda erkek zihniyetinin etkisi fazla. Din ile topluma farz kılınan bazı yanlış şeylerden etkilendik ve bunlara mahkum edildik. Böyle bir toplumda kadın nasıl var olabilir? Kuşkusuz tarihte bu durumu değiştirmeyi kendine amaç edinen birçok Arap kadın olmuştur. Ama zamanla (örgütlü olmadıklarından) hem onlar hem de amaçları kaybolup gitti, silindi. Kısacası sınırımız ev, çocuk doğurmak ve onların bakımıydı.


Rojava Devrimi neleri değiştirdi? Kendinizi nerde ve hangi konumda görüyorsunuz? Arap toplumunda kadınlar hangi aşamada?

Rojava Devrimi bu toplumun kadın ve erkeklerini ortak bir şekilde ayağa kaldırdı. Bu başarının sonucu her iki cinse eşit bir şekilde döndü. 3 yılda tam olmasa da bir aşamaya kadar da hemcinslerimizin arasında bilinç oluştu, kadınlarımızın özündeki kendine güven ve güç ortaya çıktı. Mesela, eskiden de kadınların oy kullanma ve aday olma hakkı vardı ama anlamsızdı. Şimdi ise eşbaşkanlık sistemiyle bu öz korunuyor. Eskiden biz evimizdeydik, devlet Şam’daydı. Ama şimdi öz yönetim sistemi komün yoluyla her evde hizmet, yardım ve bilinç şeklinde yayılıyor. Şimdi rahatlıkla söyleyebilirim ki, evimizin duvarlarının ötesini, yani toplumu ve dünyayı da düşünüyoruz.


Arap toplumuna bu değişim ne kadar yansıyor? 

Mücadele daha son bulmadı. Eğer bir toplumun kadını uyanmışsa bu şu anlama gelir; o toplumun çocukları o uyanmışlığa göre yetiştirilir. Belki şimdiki nesil böyle yetişmemiş olabilir ama ondan sonra gelecek nesil büyük bir kişiliğe ve özgür düşünceye göre hareket edecek. Daha yeni tohumunu ektik. Gözle görülür bir sonuç alana kadar birçok değişim ve dönüşüm sürecinden geçmesi gerekir.


Kadında da ön yargılar, kalıplar hatta miliyetçilikten etkilenme yok muydu? Nasıl aşıldı tüm bunlar? Yol ve yöntemleriniz neler oldu? 

Başlangıçta korku vardı, bunun nedeni ise cahillik ve kör oluşumuzdu. YPJ oluştuğu ve savaşa girdiği zaman işimiz biraz daha kolaylaştı. Bunun sebebi ise kendini tanıma düşüncesinin oluşmasıydı. Korkumuzu aştık. Bunun sonucunda bazı kadınlar YPJ saflarına, bazıları ise toplumsal örgütlenmeye katıldı. İlk aşamada mahallelerdeki kadınlara ulaştık. Onları eğitimlerimize dahil ettik. Şimdi bu eğitimlerimize katılan kadınlardan bazıları çalışmalarımızda yer alıyor. Her hafta eğitimlerimiz var, özellikle kadınlarla ilgi materyal ve seminerlerimiz var. Kadınlara eğitim veren kadınlarımız mesela jineoloji eğitimi aldılar. Şimdi öğrendiklerini kadınlarla paylaşıyorlar. 

Kooperatifler ve ekonomi projelerimiz başladıktan sonra birçok kadın kendi evinin geçimini sağlamak için işe atıldı ve çalışmalarımız halen sürüyor. Eğer komünlerimizle ilgili bir örnek vermek gerekirse; bir kadın şiddete maruz kalırsa doğruca komüne başvuruyor ve sorunlarını onlara anlatıyor. Ya da kadın evlerine, kadın asayişlerine gidiyorlar. Hatta bazen de YPJ'ye başvuruyorlar ya da onlara katılıyorlar.


DAİŞ çeteleri özellikle Arap bölgelerinde örgütleniyor. Şu anda bu bölgelerden bazıları kurtarıldı. Sizin oradaki kadınlar için bir projeniz var mı?

Şu anda DAİŞ'ten kurtulan birçok bölgede örgütlenmemiz var. Bu bölgeler de DAİŞ'in yaratmış olduğu tahribatları, dayattığı erkek zihniyetini gidermek için çabalıyoruz. Oradaki kadınları kurduğumuz akademilerimizde eğitim, seminerler yoluyla eğitmek istiyoruz. Özgürlük düşüncemizi oralarda da yaymaya çalışacağız. Bu yolla da kadını binlerce yıllık erkek zihniyetinden kurtarmaya çalışacağız.


NAZDAR ABDÎ/ANHA/QAMIŞLO