Şirnex’te (Şırnak) sokağa çıkma yasağı 7. ayını geride bıraktı. 14 Mart’tan itibaren gerçekleşen devlet saldırıları “Burası başka yere benzemez, burası Şırnak Cumhuriyeti’dir” sözüyle anılan 1990’lı yılların uygulamalarını katbekat aştı. Tank, top ve obüslerle 12 mahallesi olan kent harabeye çevrilirken, tüm saldırılara karşı direniş de hiç durmadı. 

Asker ve polisin ağır saldırıları sonucu kenti terk etmek zorunda kalan binlerce Şirnexlı, Qileban (Uludere) ilçesinden Dergûl (Kumçatı) beldesine uzanan Cudi ve Gabar dağlarının eteklerine kurdukları çadırlarda tutunmaya çalışıyor.

Top mermisi isabet etmeyen hemen hemen hiçbir ev kalmazken, ayakta kalabilen evler de kepçelerle bir bir yıkıldı. 


Beton bloklar da koruyamadı

Soykırım boyutlarına varan saldırılarına rağmen ciddi kayıp veren devlet güçleri, çareyi beton bloklarda buldu. Beton bloklarla çevrilen İl Emniyet Müdürlüğü, tankların yerleştirildiği Çakırsöğüt Tugay Komutanlığı ve Şırnak Tümen Komutanlığı‘na yönelik birçok kez YPS/YPS Jin güçleri tarafından saldırı düzenlendi. Şırnak Valisi konvoy halinde moral vermek için gittiği Çakırsöğüt Tugay Komutanlığı’ndan döndüğü sırada YPS’lilerin saldırısına uğradı.


Çıkışı korucularda aradılar 

Soykırım saldırılarının ilk ayında asker ve polisin ağır kayıplar vermesi üzerine, saldırılara korucular da dahil edildi. Kentteki saldırılara katılan korucuların eliyle HDP ve DBP’li ailelerin evleri başta olmak üzere evler bir bir yağmalandı. Kentteki bu saldırı ve yıkıma katılmak istemeyen çok sayıda korucu da bu dönemde silah bırakarak, istifa etti. 


Siyasi soykırım listesi 

Bir yandan saldırılar sürerken bir yandan da siyasi soykırım listeleri hazırlandı. Hazırlanan 220 kişilik liste kapsamında DBP ve HDP’li yöneticiler başta olmak üzere birçok sivil toplum örgütü yöneticilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce yurttaş gözaltına alındı, birçoğu tutuklandı.


Dışarıda da içeride de sürdü

Soykırım saldırıyla eşzamanlı olarak kentte bulunan cezaevindeki tutsaklara yönelik de büyük baskılar baş gösterdi. Eylül ayında çocuk tutsaklar tarafından başlatılan isyanın ardından çıkan yangında 2 çocuk yanarak yaşamlarını yitirdi. 


Yardımlaşma ve dayanışmaya engel

Saldırılara karşı direniş içinde olan halk ile dayanışma için bölgeye giden HDP’li vekiller defalarca askerler tarafından engellendi. Rojava Yardımlaşma Dayanışma Derneği aracılığıyla toplanan yardımlara da birçok kez valilik kararıyla asker ve polislerce el konuldu. 


133 gündür operasyon yok!

Soykırım saldırılarının 83’üncü günü olan 3 Haziran’da devlet yetkilileri tarafından “Operasyon bitti” açıklamasına rağmen kentteki yasak hala sürüyor. 133 gündür abluka altındaki yasaklı kentte yıkım da durmadı. Kepçeler hasarlı, hasarsız tüm evleri bir bir yıkıyor. Kentin büyük bir kısmı yıkılmış durumda.


Eşyaları hurda yapıp satıyor

Şirnex Belediye Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, son günlerde yıkım ve talanın en ağır şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Yasağın kaldırılacağı yönünde emarelerin olduğunu dile getiren Kadırhan, “Yıkımı sürdüren firmalar halka baskı yapmakta. İnsanların evlerine dönmemesi için çabalıyor. Bu firmalar evlerde bulunan eşyaları hurda yapıp satıyor. Halkın bütün eşyaları satılıyor” dedi.


Bunun adı gasp

Evi yoğun saldırıların hedefi olan Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan bir ailenin eşyalarını almak üzere kente gittiğini aktaran Kadırhan, “Yıkım ekiplerinin polise haber vermesi üzerine yurttaşlar eşyalarını alamadan otobüs ile kentten çıkarıldılar. Yıkım ekipleri ihaleyi aldıklarını ve evdeki eşyaları da kendilerinin alacaklarını söylüyorlar. Halkın eşyalarını almasına engel olunması da bunu gösteriyor. Bunun adı gasptır” şeklinde konuştu.


Belediye malı da çalınıyor 

Şirnex Belediyesi’ne ait çöp konteynırlarının dahi araçlara yüklenerek şehirden çıkarıldığı bilgisini aldıklarını söyleyen Kadırhan, konteynırların kamu malı olduğunu ve söz konusu araçların polis kontrol noktalarından geçtiğine dikkat çekerek, polisin yapılan hırsızlığa göz yumduğunu söyledi. 


 DİHA / ŞIRNAK