Şişecam’a bağlı 9 fabrikada çalışan Kristal-İş Sendikası üyesi işçilerin başlatacağı grevin Resmi Gazete kararı ile yasaklanmasına DİSK Gıda-İş tepki gösterdi. 

Şişecam’a bağlı 9 fabrikada çalışan Kristal-İş Sendikası üyesi işçilerin 24 Mayıs’ta çıkacağı greve dair yasak kararı gece Resmi Gazete’de yayınlandı. DİSK Gıda-İş yaptığı yazılı açıklama ile karara tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, “Cam işçilerinin grevi bir kez daha sermayenin iktidarı tarafından, patronların isteği doğrultusunda yasaklandı. AKP iktidarı döneminde sayısız grev yasaklarının yanına bir yenisi eklenmiş oldu” denildi.

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP kongresinde dile getirdiği “OHAL kalkmayacak” sözlerine vurgu yapılan açıklamada, “Sermayeye neyiniz eksik istediğinizi yapıyorsunuz demekten geri durmadı. Arkasından gelen cam işçilerinin grev yasağı şunu bir kez daha açık ve net biçimde göstermiştir. 15 yıldır sermayeye her türden imkân, olanak ve teşvik sağlayan AKP iktidarı, sıra işçilere gelince hak aramanın önüne her türden engeli çıkarıyor ve grevleri yasaklıyor” ifadesine yer verildi.

Grev yasağı kabul edilemez

Açıklamada, cam işçisinin grevinin yasaklanarak, işçilerin açlığa, aileleri ile birlikte sefalete mahkum edildiği vurgulandı.  “Grev yasağı kabul edilemez” denilen açıklamada, şunlar belirtildi: “Grev yasakları kabul edilemez. OHAL koşullarının arkasına alan sermaye ve onun hükümetine karşı, işkolu, sendika ve konfederasyon ayrımı yapmadan grev yasaklarına karşı birleşik mücadelenin ayaklarını yerelden kurarak, haklarımız savunmak ve yeni haklar kazanmak için birleşmeliyiz. Cam işçilerinin grev yasağına karşı güçlü bir ses çıkarmak, ancak yerelde birleşik bir mücadeleyi örebildiğimiz oranda mümkün olacaktır. Cam işçilerinin grevinin yasaklanmasını kınıyor, yasağın bir an önce kaldırılmasının istiyoruz.” 

‘Milli güvenliği bozucu’

Resmi Gazete’de yayınlanan kararda şu ifadelere yer verildi: “Bazı işyerlerinde Kristal-İş Sendikası tarafından alınan grev kararının milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden ertelenmesi hakkındaki kararın yürürlüğe konması, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 63’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 16/05/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır.”


4 ayda 38 bin işyeri kapandı

Borç batağında yüzen, işini döndüremeyen binlerce esnaf ve sanatkar iflas bayrağını çekti. Kepenk indiren esnaf sayısı yılın ilk dört ayında yüzde 3.1 arttı, bu alanda çalışan binlerce kişi de işsiz kaldı. 

Yılın ilk 4 ayında 37 bin 743 esnaf kapısına kilit vurdu. Geçen yılın aynı dönemine göre kapısına kilit vuran esnaf sayısında 1144 adetlik yani yüzde 3.1’lik artış söz konusu. Bu yılın ilk dört ayında yeni tescil yapılan esnaf sayısı da düşüş gösterdi. Geçen yılın ilk dört ayında 100 bin 859 esnaf tescil işlemi yaparken bu yılın aynı döneminde bu sayı 94 bin 39’a geriledi.

Cumhuriyet’in aktardığı Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre en dramatik yükseliş ise sicilinde değişikliğe giden esnaf sayısında yaşandı. Geçen yıl 164 bin 569 esnaf sicil değişikliğine giderken bu yıl bu sayı yüzde 264 artarak 600 bin 969’a dayandı. Yılın ilk dört ayında kapanan esnaf ve sanatkarların 8 bin 151 tanesi Marmara Bölgesi’ndeki illerde yer alıyor. Yine aynı dönemde aralarında Ankara, İstanbul, İzmir’in de yer aldığı ilk büyük 5 ilde kapanan esnaf sayısı ise 10 bine dayandı. Beş büyük ilde kapanan esnaf sayısı 9 bin 768 oldu. Sadece İstanbul’da dört ayda iflas bayrağını çeken esnaf sayısı 3 bin 256’yı buldu.

Sokağa çıkma yasağı vurdu

SGK verilerine göre ise 2017’nin ilk ayında esnaf sayısı en hızlı azalan il sokağa çıkma yasaklarıyla gündemden düşmeyen Şırnak’ta yaşandı.

SGK verilerine göre Türkiye genelinde esnaf sayısı Ocak 2017’de geçen yılın aynı dönemine göre 204 bin (yüzde 10.2) azalarak 1 milyon 807 bin oldu. Mevsimsellikten arındırılmış değerlere bakıldığında Aralık 2016’ya göre esnaf sayısı 177 bin azaldı. Son bir yılda esnaf sayısı en fazla (60 bin) İstanbul’da azaldı. İstanbul’u; Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa takip etmiştir. Oransal olarak bakıldığında esnaf sayısı en hızlı (yüzde 21.4) Şırnak’ta azaldı. Şırnak’ı; Adıyaman, Zonguldak, Hakkâri ve Ankara takip etti.


10 büyüklerin arası hayal

BKP’nin 2023’te Türkiye’yi 10 büyük ekonomiden biri yapma planı hayal. Türkiye 2023’e kadar her yıl cari fiyatlarla yüzde 29.3 büyürse dolar da 3.50 seviyesini geçmezse yıllık 100 milyar dolar büyüyebilir.

Yıllar önce gerçekleşmeyeceği kesinleşince rafa kalkan 2023 hedefleri geçen haftalarda Erdoğan’ın Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi’nde yaptığı konuşmayla yeniden gündeme geldi. Erdoğan “Türkiye Cumhuriyeti’mizin 100. yıldönümü olan 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı planlıyoruz. Kişi başı geliri 25 bin dolara yükseltmeyi amaçlıyoruz” dedi. 2023 hedefleri Perşembe günü gerçekleştirilen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında da dile getirildi.

7 yılda ikiye katlaması lazım

AKP, 2011 seçimleri öncesinde 2023 hedeflerini ilan etmişti. Buna göre 2023’te milli gelir 2 trilyon dolar, kişi başı milli gelir 25 bin dolar, ihracat 500 milyar dolar, işsizlik yüzde 5, istihdam edilen kişi sayısı 30 milyon olacaktı. 2014 sonuçları bu hedeflerin hayal olduğunu gösterdi. Son verilere göre yine bu hedefler, popülist söylemlerden öteye geçemeyeceğe benziyor.

Cumhuriyet’in haberine göre; Türkiye’nin 2023’te ilk 10 büyük ekonomi arasına girebilmesi için milli gelirini 7 yılda neredeyse ikiye katlaması gerekiyor. Türkiye TÜİK’in yaptığı güncellemenin ardından dünyanın en büyük 17. ekonomisi konumuna yükselmişti. Ancak 17. ekonomi ile 10. ekonomi arasında dağlar kadar fark var.

10. sıradaki Kanada’da durum

Türkiye’nin dolar bazında milli geliri 854 milyar 791 milyon dolar seviyesinde. Tradingeconomics. com’da yer alan bilgilere göre dünyanın en büyük 10. ekonomisi 1 trilyon 552 milyar 800 milyon dolarlık milli geliriyle Kanada.

Kanada gelecek beş yılda milli gelirini hiç artırmasa bile, hatta 1 trilyon 377 milyar 870 milyon dolarlık GSYH’siyle 11. sırada bulunan Güney Kore’nin bir basamak daha yükselmeyeceğini varsayarsak, Türkiye 7 yılda milli gelirini dolar bazında 698 milyar 9 milyon doların üzerinde artırmak zorunda. Bu da yıllık 100 milyar dolarlık artış demek. Bu açıdan dünyanın en büyük 10. ekonomisi olma söylemleri, sadece söylemler olarak kalıyor.

Tahminler de düşük

Enflasyon oranının geçen yıla göre hiç değişmediği varsayıldığında bile Türkiye’nin yüzde 2.9’luk reel büyüme sağlayabilmesi için nominal bazda yüzde 10.8 büyümesi gerekiyor. Oysa uluslararası kurumların tahminlerine göre Türkiye bu yıl yüzde 2.9’un altında büyüyecek. IMF’nin Türkiye için büyüme beklentisi yüzde 2.5, Moody’s ve EBRD’nin yüzde 2.6, Dünya Bankası’nın yüzde 2.7.

En az üçe katlanmalı

Diğer yandan TÜİK’in projeksiyonlarına göre Türkiye’nin nüfusu 2023’te 84 milyon 247 bin 88 kişi olacak. Buna göre kişi başı 25 bin dolar için toplam 2.1 trilyon dolarlık bir GSYH gerekiyor. Türkiye geçen yıl cari fiyatlarla yüzde 10.8 büyüyerek 2 trilyon 590 milyar 517 milyon liralık GSYH’ye ulaşmıştı.

TÜİK güncellemesinin ardından bu artış sağlanmış Türkiye sabit fiyatlarla yüzde 2.9 büyüyebilmişti. Geçen yıl dolar kuru ortalama 3.02, enflasyon ise yüzde 8.53 düzeyinde gerçekleşmişti.Eğer bu yıl dolar kuru yılı hiç yükselmeden 3.5 seviyelerinde tamamlarsa Türkiye dolar bazında milli gelirini 100 milyon dolar artırdığında, TL bazında cari fiyatlarla milli gelirini 3 trilyon 348 milyar 768 milyon TL’ye çıkarması gerekecek. Eğer bu gerçekleşirse artış TL bazında 758 milyar 251 milyon TL olacak. Bu da nominal bazda büyümenin yüzde 29.3 ile üç katına çıkması demek.


Kapanan şirket sayısı yüzde 10 yükseldi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Nisan ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.Buna göre, Nisan’da kurulan şirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 4,58 artarak 6 bin 75’ten 6 bin 353’e çıktı. Bu dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 9,75 arttı ve 732 olarak kayıtlara geçti. Mart’ta kapanan şirket sayısı 667 idi. Ocak-Nisan döneminde kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,78 azalarak 24 bin 189, kapanan şirket sayısı yüzde 1,72 artarak 4 bin 90 oldu.  n ANKARA


İnşaat sektörü demir bulamıyor

İnşaat sektörü temsilcileri demir bulmakta zorlandıklarını açıkladı: Demir sıkıntısı çözülmezse şantiyeler duracak.

Müteahhitler son aylarda ana malzemelerinden demire ulaşma sıkıntısı yaşıyor. İlk etapta demirdeki fiyat artışından etkilendiklerini belirten sektör temsilcileri şimdi de ürün bulamadıklarını söylüyor. Sorunun iki yönü olduğunu anlatan İnşaat Müteahhitler Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, “İlk sorun fiyat. Geçen yıl şubatta tonu bin 200 liraydı. Bu yıl şubatta bin 600 oldu. Şimdi ise 2 bin 100 lira. Diğeri piyasada demir yok. Türkiye’nin birçok noktasından üyeler arıyor ‘Demir bulamıyoruz’ diyor. Bu ürünün alternatifi yok. Sorun çözülmezse şantiyeler nasıl yürüsün. Bana ‘ruhsatı alayım mı’ diye soran üye var. İş bu noktaya geldi. Şantiyeler durursa bu diğer yan sektörleri ve istihdamı da vurur” dedi.

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım ise sorunun talepe göre az kalan üretimden kaynaklandığını belirtti. Demirin hurda ve cevher olmak üzere iki şekilde temin edildiğini belirten Durbakayım, “Hurdada sorun yok. Ancak cevher kısmında sorun var. Geçmiş yıllarda talebin üstünde üretim oldu ve demir fiyatları düşüktü. Üretici zarar etti, çok firma iflas etti. Mevcut arz yetersiz geldi” dedi.

Büyük firmalarının stoklu çalıştığını o nedenle daha az zarar gördüğünü söyleyen Durbakayım, “Orta ve küçük ölçekli firmalar durumdan daha çok etkilendi. Büyük firmaların da stoku bir yere kadar” dedi. Karaborsa noktasına da gelinebileceği uyarısı yapan Durbakayım, fırsatçıların da bu durumundan faydalanacağını dile getirdi.


Hububatta tarihi çöküş

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2017-2018 hububat sezonuna tarihinin en düşük stoklarıyla giriyor. Dünya gazetesinden Ali Ekber Yıldırım’ın aktardığına göre, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, bu sezon 4.5 milyon ton hububat alımı karşılığında üreticiye 3.8 milyar lira ödeme yaptıklarını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz 4.5 milyon ton alım yapmayı öngörmemiştik. Fakat 2016-2017 sezonu normal bir sezon olmadı. 6.5 milyon ton ürün sattık. Toplamda yaklaşık 11 milyon ton ürün hareketi oldu. Son 6-7 yıllık stoku tasfiye ettik. Yeni sezona 740 bin tonu buğday olmak üzere 900 bin ton stokla giriyoruz. 2017 hasadına TMO olarak tarihimizin en düşük stoku ile giriyoruz.” 


ANKARA