Sistematik ihlallerle karşılanıyor

  • Türkiye ve Kuzey Kürdistan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yıl dönümünü, köpekli işkence, helikopterden atma, mezarlık ve cenazelere saldırılar, sistematik gözaltı ve tecavüz gibi ağır ihlallerle karşılıyor.

 

İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkım sonrası ulus devletler, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için 10 Aralık 1948’te, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kabul etti. 10 Aralık, “İnsan Hakları Günü” olarak karşılanıyor. Beyannamenin kabulü, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de hak ihlallerinin önüne geçmeyi başaramadı. Beyannameyi, 6 Nisan 1949’da kabul eden Türkiye’nin genelinde hak ihlalleri durmazken, özellikle Kürt illerinde ihlaller üst seviyede.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ile İnsan Hakları Derneği (İHD), 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası hazırladıkları raporu, İHD Genel Merkezi’nde düzenlenen ortak basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıya, İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Sezai Berber ve İHD MYK üyeleri katıldı. Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Türkdoğan, Türkiye’deki rejimin otoriter olduğunu, ancak sınırsız bir otoriterleşme hali yaşandığı için belirsiz bir rejime dönüştüğünü söyledi. Türkdoğan, iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm sorunlarını güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, ülke içinde ve dışında şiddeti esas alan, Kürt sorununun ve uluslararası sorunların çözümünde savaşı tek yöntem haline getiren politikalarının, 2020’de aşanan yaşam hakkı ihlallerinin başlıca nedenini oluşturduğuna dikkat çekti. 

Türkdoğan, daha sonra İHD ile TİHV’nın belgelendirme birimi tarafından derlenen 2020’nin ilk 11 aylık hak ihlalleri raporunu açıkladı. Hazırlanan rapor şöyle:

260 kadın katledildi

 Devlet güçlerinin yargısız infaz, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 12 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi de yaralandığı. Silahlı çatışmalar sonucunda en az 45 devlet görevlisi (32’si asker, 11’i polis, 3’ü korucu), 160 militan, 20 sivil olmak üzere toplam 225 kişi yaşamını yitirdi. Operasyonlarda en az 50 devlet görevlisi (46’sı asker, 2’si polis, 2’si korucu) ve 29 sivil olmak üzere toplam 79 kişi ise yaralandı.

Mayın ve sahipsiz bomba vb. patlaması sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi de yaralandı.

Cezaevlerinde hastalık, intihar, şiddet, ihmal vb. çeşitli gerekçelerle en az 49 kişi yaşamını yitirdi.

Irkçı ve nefret içerikli saldırılar sonucu 10 kişi yaşamını yitirirken, 22 kişi yaralandı.

Aralarında milletvekili, siyasi parti yöneticisi, yazar, gazeteci ve sanatçıların olduğu en az 14 kişi ise ölümle tehdit edildi.  Zorunlu ya da muvazzaf olarak askerlik görevini yaparken en az 20 kişi kaza, patlama ve/veya şüpheli bir şekilde yaşamını yitirirken, 20 kişi de yaralandı.

En az 2 bin 32 işçi iş cinayetlerinin kurbanı oldu.

Erkek şiddeti sonucunda en az 260 kadın öldürüldü.

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) verilerine göre, 28 Kasım 2020 itibarıyla Kovid-19 salgını nedeniyle 185 sağlık çalışanı yaşamını yitirdi.

Güney Kürdistan sınırları içinde 12 sivil katledildi, 8 sivil yaralandı.

İşkence ve kötü muamele

 TİHV’e işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 573 kişi başvurdu.

İHD Dokümantasyon Birimi’nin tespitlerine göre resmi gözaltı yerlerinde en az 417 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı. TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin tespitlerine göre en az 174 kişinin resmi gözaltı yerlerinde işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı.

TİHV verilerine göre devlet güçleri toplanma ve gösteri özgürlüğü kapsamında yapılan barışçıl eylem ve etkinliklere saldırı sonucu en az bin 929 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı, 65 kişi ise yaralandı.

Yine aynı dönemde sokakta ve açık alanda 159 kişi, ev baskınlarında ise 32 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı. İHD Dokümantasyon Birimi’nin verilerine göre ise devlet güçlerinin toplanma ve gösteri özgürlüğü kapsamında yapılan barışçıl eylem ve etkinliklere saldırısı sonucu en az 2 bin 190 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı.

TİHV’e göre 10 zorla kaçırma vakası yaşandı.

İHD verilerine göre, baskı ve tehdit yöntemleri ile ajanlaştırma teklif edilip işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığını belirten 160 kişi tespit edildi, bunlardan 45’i bizzat İHD Genel Merkez veya şubelerine başvuru yaptı.

Cezaevlerinde zulüm

 Türk Adalet Bakanlığı verilerine göre 1 Ekim 2019’da 19 Haziran 2020’ye kadar 396 mahpus tarafından işkence ve diğer kötü muamele başvurusu yaptı. ‘Kamu görevlisine direnme’ suçundan 38 bin 582 kişi hakkında soruşturma açıldı, bunlardan 28 bin 843 kişi hakkında kamu davası açılmasına karar verildi. Hapishanelerde çeşitli gerekçelerle (çıplak arama, kelepçeli muayene, ayakta tekmil vererek sayım uygulamalarına itiraz gibi) girişte ve sonrasında devam eden kaba dayak, siyasi suçlardan tutuklananların ‘terörist’ olarak yaftalanması ve bu gerekçeyle şiddete maruz kalmaları, her türden keyfi muamele ve keyfi disiplin cezaları, hücre cezaları, sürgün ve sevk uygulamaları yakın tarihte görülmedik boyutlara ulaştı.

Sağlık hizmetine erişimin kısıtlanması, hapishane reviri ziyaret hakkının kısıtlanması, Adli Tıp Kurumu’na, adliyeye ve hastaneye götürülürken kelepçe takılması dâhil kötü muamele uygulamaları, mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi, uzun bir süredir devam eden bir başka sorun alanıdır. İHD Dokümantasyon Birimi’nin tespitlerine göre hapishanelerde 604’ü ağır olmak üzere toplam bin 605 hasta mahpus bulunuyor.

Düşünce ve ifade özgürlüğü

 TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verilerine göre; 62 basın çalışanı ve iki yazar gözaltına alındı. 25 basın çalışanı tutuklanırken, 14 basın çalışanı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 5 gazeteci saldırıya uğradı, üç gazeteciye saldırı girişiminde bulunuldu. Dört gazeteci tehdit edildi, bir gazeteci ise kendilerini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce ajanlık dayatmasına maruz kaldı. İki basın kuruluşuna, bir ilde ise Gazeteciler Cemiyeti’ne ait araca saldırılar düzenlendi. Bir haber ajansının ofisi iki kez polis tarafından basıldı. 253 gazeteci ve basın çalışanı haklarında açılan 132 davada yargılandılar. Sonuçlanan davalarda 32 gazeteci toplam 131 yıl 8 ay 22 gün hapis cezası ve 14 bin 660 TL para cezası ile cezalandırıldı. Bir gazeteci 20 bin TL tazminat ödemeye mahkûm edildi. Ayrıca 41 gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı. Türk İçişleri Bakanlığı verilerine göre; 1 Ocak 2020 ile 1 Kasım 2020 arasında toplam 29 bin 19 sosyal medya hesabı hakkında inceleme yapıldı, 12 bin 163 sosyal medya kullanıcısı hakkında ise adli işlem başlatıldı. Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle görülen 7 davada 4 kişi, 19 yıl 5 ay 27 gün hapis cezasıyla cezalandırıldı.

Toplanma ve gösteri özgürlüğü

 Valilik ve kaymakamlıklar tarafından 35 ilde, en kısası 1 gün, en uzunu ise 30 gün süreyle olmak üzere 115 kez tüm eylem ve etkinliklerin yasaklanması sonucu 61 milyon 520 bin 385 yurttaş, Anayasa’da ‘güvence’ altına alınan barışçıl toplanma ve gösteri yapma hak ve özgürlüğünden mahrum bırakıldı.

Van Valiliği, 20 Kasım 2020 itibarıyla aldığı 15 günlük yasak kararı ile Van’da 21 Kasım 2016 tarihinden bu yana kesintisiz olarak uygulanan eylem ve etkinlik yasağı bin 475 güne uzatılmış oldu. Başka bir ifade ile Van’da yaşayan yaklaşık 1 milyon 136 bin civarındaki yurttaş en temel demokratik hak ve özgürlüklerini 4 yıldır kesintisiz olarak kullanamaz durumdadır.

En az 731 barışçıl toplantı ve gösteriye devlet güçlerinin saldırı sonucunda bin 929 kişi işkence ve diğer kötü muamele niteliğinde uygulamalara maruz kalarak gözaltına alındı, 65 kişi yaralandı ve 1’i çocuk olmak üzere 9 kişi de tutuklandı, 100 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken en az 88 kişiye de para cezaları uygulandı.

42 milletvekiline 217 fezleke

 Milletvekilinin vekillikleri, haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak düşürüldü ve tutuklandı. Önceki dönemlerde milletvekilliği yapmış dört kişi gözaltına alındı, üçü tutuklandı. Bir milletvekili hakkında açılan davada ‘örgüt üyesi olmak’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldı. Önceki dönemlerde milletvekilliği yapmış 12 kişi hakkında önceden açılmış davaların görülmesine devam edildi. 64 milletvekili hakkında 260 fezleke hazırlandı. TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin tespitlerine göre; siyasi parti üye ve yöneticisi olan en az 492 kişi gözaltına alındı, en az 144 kişi tutuklandı.

Değişik il ve ilçelerde 7 parti binasına kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından saldırıya uğradı.

Siyasi parti üye ve yönetici olan en az 112 kişi hakkında daha önceden açılmış davaların görülmesine devam edildi, 11 kişi hakkında ise soruşturma başlatıldı.

Kürtlere saldırılar

 İHD Dokümantasyon verilerine göre; yılın ilk 10 ayında 14 ırkçı saldırıda 7 kişi yaşamını yitirdi, 32 kişi de yaralandı. TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin tespitlerine göre; Kürtlere yönelik ırkçı ve nefret içerikli 9 ayrı saldırı sonucu iki kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı. Bu saldırılardan ikisi zorunlu askerlik hizmetini yapan kişilere diğer askerler tarafından yapıldı. İktidar blokunun Kürt sorununa yönelik imha ve inkâr politikalarına toplumun güçlü bir itirazı anlamına gelen 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin sonuçlarını yok sayan kayyum atamaları, seçilmiş Kürt siyasilerin tutuklanmaları gibi demokrasi dışı uygulamalar 2020 yılında da devam etti.

Çocuk hakları

 Salgın döneminde kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet yüzde 27,8 oranında arttı. Temmuz’da Şırnak’ta bir uzman çavuş, 13 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel saldırı girişiminde bulundu. Cinsel saldırı faili uzman çavuş, çocuğun çığlık atması üzerine mahalle halkı tarafından yakalandı. Evlilik yoluyla çocuk istismarına cezasızlık getiren yasa tasarısı, çocuk hakları ve kadın örgütlerinin baskısı üzerine rafa kaldırıldı. 30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen depremde 27 çocuk hayatını kaybetti, çok sayıda çocuk yaralandı ya da ebeveyn kaybı yaşadı. Enkaz altından çıkarılan çocukların hakları hiçe sayılarak görüntüleri, kimlik bilgileri yayınlandı. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.