Peki IŞİD’in indirdiği bayrak? Rehin aldığı elçilik görevlileri?
AKP’nin tutumu anlaşılır. Peki, bizim bayrak fetişistleri neden sözü IŞİD’e getirmekten kaçınıyorlar? Bunu düşündüklerinde dahi yüzleri kızarıyor, utangaçlaşıyorlar? Nereye gidiyor uğrunda ölünecek bayrak nidaları?
Canice gerçekleştirdikleri katliamları kameralara çekip dünyaya yayınlayan IŞİD, neden Türk medyasında terör örgütü değil de Irak Şam İslam Devleti Örgütü olarak anılıyor?
Bu sorulara cevap ararken kolaylıkla görüleceği üzere; IŞİD’e gösterilen hoşgörünün temelinde, Türkiye’de milliyetçilik olgusunun ırk değerleri kadar (ki bu konudaki muammaları ciddi buluyorum) dini inançla (Sünni İslam) yakın ilişkisi yatıyor. Ve bu olay bize, Türk olmanın Sünni olmakla nasıl özdeş algılandığını, Türk milliyetçiliğinin Türk İslam sentezli bir ideolojiye bağlılığını bir kez daha kanıtlıyor.
Bu aynı zamanda, Cumhuriyetin kuruluşunda "hilafeti yıktık, ülkeyi mollalardan temizledik, laik bir cumhuriyet kurduk” laflarındaki ikiyüzlülüğe de bir gösterge.
Zira, “din devlet işlerine karışmasın”, “türban cumhuriyete ihanettir” diyenler değil mi Diyanet İşleri Başkanlığı ve İmam Hatip Liselerini kurumsallaştıranlar?
Türk milliyetçiliğinin ikiyüzlülüğü işin bir tarafı. Bayrakla ortaya çıkan ikiyüzlülük aynı zamanda TC’nin kırmızı çizgilerine götürüyor bizi. Kürtler ve Alevileri düşman gören ve en barışçıl dönemlerde bile soğuk savaş yöntemlerini terk etmeyen devlet aklını ortaya çıkarıyor bir kez daha.
Laikliğin yılmaz savaşçısı şeriata aman vermeyen ordu değil mi Alevileri içine almayan ya da aldıklarını tez elden kusmak için çeşitli dalavereler çeviren?
İçerdeki Aleviler dışarıda Şiiler oluyor bu kez ve Sünni Ortadoğu için kollar sıvanıyor dört bir yandan. Kimi gizli yapıyor bunu, kimi AKP gibi açıktan. Tırlar dolusu silah gönderiyor mesela. Üstelik nakliyesini MİT’e ihale ederek.
Değişik biçimlerde tartışılsa da, bir kez daha gördüğümüz şu: IŞİD, Ortadoğuda büyük bir İslam devleti kuracaksa, buna gerçek anlamda ne Sünniler karşı çıkar ne de beyaz Türkler.
Ha içerdeki durumları ha Ortadoğu'yu konuşmuş olalım. Sistemin kırmızı çizgilerinde AKP ile Türk şovenistlerinin vazgeçilmez kesişme noktaları açık. Ya Aleviler? Bütün bu gelişmeler yaşanırken en çok Türk milliyetçisi geçinen Alevileri merak ediyorum. AKP karşıtlığı, Kürt düşmanlığı, ya sistemin olmazsa olmaz Sünniliği? Kafayı kuma gömerek hayatta kalınamayacağına göre, bunu da kimilerinin yaptığı gibi Sünnileşerek çözmek kararlılığındalarsa bilemem tabii.
Sistemin kırmızı çizgileri; bayrak ve Aleviler
Lice’de indirilen bayrak üzerinden kopartılan fırtına dinmiş değil. Daha bu sabah şehirlerarası bir otobüste şoför ve bir yolcunun sohbetindeydi mesela. Tartışırkenki hiddetlerine baksanız samimi olduklarını bile düşünebilirdiniz. Ve, bu olayı bahane edip Kürtlere sövenler kadar, "AKP şımarttı bu Kürtleri” söylemi üzerinden AKP’ye sövenler de bir hayli.