Sivil toplum üzerinde son dönemde artan ağır baskılara dikkat çekmek amacıyla bir araya gelen çok sayıda insan hakları örgütü, kendilerine dönük planlı yıldırma ve hukuki taciz yöntemlerine derhal son verilmesi çağrısında bulundu.
İnsan haklarını savunan çok sayıda kurum Gezi Parkı eylemlerine ilişkin aralarında iş insanı Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 isimle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame ile ilgili İstanbul’da basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda ilk olarak konuşan ve sivil toplum üzerinde son dönemde artan ağır baskılara dikkat çekmek amacıyla basın toplantısı düzenlediklerini söyleyen Uluslararası Af Örgütü Türkiye (UAÖ) Kampanyalar ve Savunuculuk Direktörü Ruhat Sena Akşener, kurumlar adına ortak basın metnini okudu.
Mahkeme iddianameyi reddetmeli
16 sivil toplum aktörü hakkındaki iddianamede geçtiği varsayılan ayrıntıların Türkiye’de ana akım medya tarafından yürütülen koordineli bir yanlış bilgilendirme kampanyasının parçası olarak kamuoyuna sızdırıldığı belirtilen açıklamada, devamla, “Suçlanan kişileri temsil eden avukatların halen görmediği iddianameye göre iddialar, 2013’te yaygın polis şiddetine başvurularak hükümet tarafından bastırılan temel karakteri barışçıl olan Gezi Parkı protestolarına odaklanıyor. Sivil toplum aktörlerinden oluşan çok daha büyük bir gruba yönelik soruşturma da aynı dosya kapsamında sürdürülüyor. Haklarında soruşturma yapılan ve iddianame hazırlanan kişiler ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken Gezi Parkı protestolarına katılmakla herhangi bir suç işlememiştir. Mahkeme, suç oluşturma amacıyla uydurulmuş komplo teorilerine dayanan ve güvenilir hiçbir kanıt içermeyen tüm iddianameleri reddetmeli, 16 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Osman Kavala ile 3 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Yiğit Aksakoğlu derhal serbest bırakılmalıdır” denildi.
Devletler korumakla yükümlü
11 insan hakları savunucusunun yargılandığı “Büyükada” davasının yedinci duruşmasının bir sonraki ay görüleceğinin de hatırlatıldığı açıklamda, şunlar kaydedildi: “Bu davada, yalnızca yürüttükleri insan hakları aktivizmi nedeniyle hak savunucularına yöneltilen uydurma suçlamaları destekleyebilecek hiçbir kanıt sunulmadı. İnsan hakları savunucularının onurunun, fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün, özgürlük ve güvenliğinin etkili bir şekilde korunması, insan haklarını savunma hakkının hayata geçirilmesi için de ön koşuldur. Yine evrensel hukuk, insan hakları savunucularının korunmasında esas sorumluluğun devlete ait olduğunu ısrarla belirtir. Devletler, insan hakları savunucularının düşünce ve ifade özgürlüğü, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere tüm haklarını korumakla yükümlüdür.
Sonuç olarak biz, aşağıda imzası bulunan örgütler, Türkiye’deki bağımsız sivil toplumu yok etmeye yönelik bu çabaların karşısında duruyoruz ve hak savunucularına yönelik planlı yıldırma ve hukuki taciz yöntemlerine derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz ve yetkililere insan hakları savunucularının korunmasına yönelik uluslararası yükümlülükleri bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.”
Okunan basın metni ardından toplantıya katılan sivil toplum örgütlerinden temsilciler kısa konuşmalar yaptı.
TİHV: Yargılamalara alışmayacağız
“İnsan haklarını savunanlara dönük saldırılara karşı bu fotoğrafı vermekten onur duyuyoruz” diyen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe, “Saldırılar karısında haklar ve özgürlükler mücadelesi verenler, adalet ve onarım mekanizmalarının kurulmasında bir araya gelen güçlerdir. Biz bu yargılamalara alışmayacağız ve boyun da eğmeyeceğiz. Bu fotoğrafın da tarihte unutulmamasını istiyoruz” dedi.
İHD: Hukukun öngörülebilirliği kalmadı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ise sorunun Osman Kavala’yı da aşan bir boyutu olduğunu kaydederek, “Biz bazı örnekler üzerinden sivil toplumu yok etmeye karşı bir saldırıyı da durdurmak için buradayız. İHD faaliyetlerinden tutuklu çok sayıda isim var. Bugün avukatlar tutuklu. Hukukun öngörülebilirliği kalmadı. Tamamen keyfi bir yargılama süreciyle karşı karşıyayız. Bizler iktidarın bu saldırıları karşısında susmayacağımızı bir kez daha paylaşmaktan onur duyuyoruz” diye konuştu.
Toplantıda yer alan kurumlar ise şöyle: Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yurttaşlık Derneği ve Uluslararası Af Örgütü.
İSTANBUL