Thomas R. P. Mielke’nin ele aldığı “Gılgameş” versiyonunda, kitabın ortalarına doğru “Hayvan Adam Enkidu” başlıklı bölümde Enkidu’nun yaratılışı anlatılır. Aruru, taleplere kulak tıkamamış ve tüm hünerlerini sergileyerek yeni bir varlık yaratmıştır... “Yarattığı varlığı dudaklarından öperek, ağzının içine nefessini üfledi. Balçıktan adamın sakallı yanaklarından aşağı gözyaşı akıyormuş gibi izlerin oluştuğunu gördü. Yavaşça, gayet yavaşça geri çekildi. Adam gözlerini açtı. Enkidu diye fısıldadı tanrıça. Uyan, ey güzel toprağın oğlu! Hayvanlarla birlikte gezecek, tıpkı bizim yapabileceğimiz gibi onlarla konuşacaksın... Uyan, uyan!” ...

Yaratılış anında da ifade edildiği üzere, Enkidu’nun en önemli özelliklerinden biri hayvanlarla konuşabiliyor olmasıdır. Kitabın karakterlerinden Dimus’un Enkidu’nun bu anını keşfettiği yani karşılaştığı anlar şaşkınlıkla tasvir edilir. Çünkü Enkidu, aslanlarla konuşuyordu. O yırtıcı ve tehlikeli hayvanlarla beraber su içiyor. 

Hatta kuş ağlarını yırtan, aslanları düştükleri tuzaktan kurtarandır Enkidu. Hayvanları korur, yakalanmalarını engeller, yaşayabilmeleri için hayvanlarla işbirliği yapar. 

Burada önemli olan ayrıntı Enkidu halen Gılgameş ile karşılaşmamış, dağlı biridir. Heybesi, gerçekliği yani varlığını dağ ile gerçekleştirir. İnsanlık içinde masum, ovada kalanların hiçbir özelliğini bilmez. 

Onu evcilleştirme projesi kadın üzerinden yapılır. Kadın araçsallaştırılarak onu ovaya çekerler. Bu ovanın ilk tuzağıdır ve kadın üzerinden yaptırılmıştır. Bundan sonraki değişim ilginçtir. Asimilasyon süreci başlar. Tüm taktik ve teknikler devreye girer. Enkidu “uygarlaştırıldıkça” ele geçirilir, tüm benliği ile. 

Artık doğanın koruyucusu değil, doğaya zarar verenlerin destekçisidir. 

Çobanlar gece rahat uyuyabilsin diye aslan avına çıkar. Onları tuzaktan kurtardığı günler geride kalmış, tuzak hazırlayan olmuştur. En önemli ihanet ise kendisinin ve Sedir Ormanlarının koruyucu ruhu Humbaba’yı yok etmek için yanıp tutuşan Gılgameş ile dost olmasıdır. Bu gelişen işbirliği sayesinde Humbaba kıstırılır ve el birliği ile ortadan kaldırılır.

Mehrad R. Izady, Kürtler adlı kitabında bu durumu Kürt olan Ziya Gökalp, İsmet İnönü vb. kişiliklere benzetir, alaka kurar. Yaşanan uşaklık ve çürüme benzerdir. Özelde Humbaba’nın öldürülüşü (öldürmeden önce, kontra tipi bir ölüm tasarlarlar! Buna göre öldürülecek, leşi ise hiç kimsenin bulamayacağı bir uçuruma yuvarlanacak...) genelde Enkidu’nun değişimi, siyasal bir süreci ifade eder. Gelecek hafta bu siyasal kısmı biraz açmaya çalışacağım, tabi güncel seçim sonucu ile...