Kürt siyasi hareketi içerisinde kadının önemi her geçen gün artarak devam ediyor. Türkiye'de ilk defa uygulamaya konulan eşbaşkanlık sistemi, Meclis'te milletvekilleri, belediye başkanlıkları ve kota sistemi başta olmak üzere birçok gelişmeye imza attı. En son eşit temsiliyet kararı alan Kürt kadınlarının siyasi mücadelesi giderek yükseliyor. Son olarak BDP Kadın Meclisi 2'inci Kadın Kongresi'nde eşit temsiliyet başta olmak üzere birçok  önemli karar alındı. Alınan kararlar, bu siyasi geleneğin bir parçası olan HEP, DEP, ÖZDEP, HADEP, DEHAP, DTP ve BDP olmak üzere bu siyasi partilere kadının katılımını ve bugüne kadar nelerin değiştiği sorusunu akla getiriyor.


HEP ve DEP'de özgün politika yok

Bu partilerin program ve tüzükleri, seçim kampanyaları ve örgütsel yapıları, kadın politikaları açısından ele alındığında önemli bir gelişim seyri görülüyor. Halkın Emek Partisi (HEP) ve Demokrasi Partisi'nde (DEP) özgün bir kadın politikasına rastlanmadığı gibi, bu partilere bağlı kadın birimleri de yok.
Bu tür birimlerin Halkın Demokrasi Partisi'nde (HADEP) ve 1990'ların ikinci yarısında ortaya çıktığı görülüyor. Kürt coğrafyasında kadının etkin konumu ile bağlantılı olarak, 1979 yılında Curnê Reş (Hilvan) Belediye Meclis üyesi seçilen Dürre Kaya'nın dışında, kadının siyasal yaşamın içinde aktif yer aldığına dair herhangi bir veriye rastlanmıyor.

Program ve tüzüklerde yer verilmedi

1990 yılında kurulan HEP kurucuları arasında kadın üye bulunmadığı gibi, parti programında da kadınlara yer verilmiyor. 'Kadın hakları' sosyal politikalar ana başlığı altında ve beslenme, konut sorunu gibi konulardan sonra ele alınıyor. DEP'in tüzüğünde ise, üyelik ile ilgili bölümde, 'üyelik için; ırk, cinsiyet, dil, din, mezhep, aile, zümre sınıf ve meslek ayrımı gözetilmez' ifadesi dışında kadınlara ilişkin bir düzenleme yer almıyor. 1994'te kurulan HADEP'in programı da benzer özellikler taşıyor. Ancak HADEP'e kadınların katılımı anlamında önemli gelişmeler yaşanıyor. Kadınların katılımına paralel olarak da HADEP'te kadın birimlerinin oluşturulduğu görülüyor.

HADEP döneminde pozitif ayrımcılık

1997 yılından itibaren kadın birimlerinin merkezileşmeye ve kendi içinde bir koordine oluşturmaya başlamaları değişimin işaretini veriyor. 1997'de yapılan 1'inci Konferans bu anlamda önemli bir adım oluyor. 1998 yılında İstanbul'da toplanan 2'nci Konferans'tan sonra, bir iç yönetmelik yayınlanıyor. Asıl radikal değişimin ise HADEP'in 2000'de gerçekleştirdiği kongrede ortaya çıkıyor. Bu kongre ile kadın ve gençlik kolları kendi yönetimlerini seçme hakkı bulunan özerk örgütler olarak tanınırken, daha da önemlisi, ek 4. madde ile 'pozitif ayrımcılık' ilkesinin tüzüğe eklenmesi sağlanıyor.

DEHAP'ta radikal düzenleme

Program ve tüzük ilkeleri açısından, 'kadın özgürlüğü'ne ilişkin en radikal düzenlemeler DEHAP'ın (Demokratik Halk Partisi) 2003 tarihli kongresi ile değiştirdiği program ve tüzüğünde görülüyor. Program, 'Kürt sorununa barışçıl çözüm yolu bulma'yı birinci önemde demokratikleşme sorunu olarak değerlendirirken, ondan hemen sonra, kadın özgürleşmesine de ikinci önemde bir demokratikleşme sorunu olarak yaklaşıyor.
Ayrıca CEDAW'ın (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) gereklerinin yerine getirileceği kayıt altına alınıyor. İlkeler bölümünde de, HADEP'te dörtte bir olarak öngörülmüş olan kadın kotası, yüzde 35 olarak yeniden düzenleniyor.

Seçimlerde Kürt kadınları

1991 seçimlerinde, henüz HEP'te kadınların siyasal temsilini yükseltmeye dönük bir gündem bulunmadığı gibi, parti içindeki kadınların da bu tür bir taleplerinin söz konusu olduğuna dair bir ize rastlanmıyor. Buna karşılık, siyasal atmosfer ve halkın tercihli oyları, bu seçimlerde Amed'den Leyla Zana gibi bir parlamenterin çıkmasına elveriyor. 1995 seçimlerinde HADEP çatısı altında kimi sol partilerin katılımı ile oluşturulan Emek Barış Özgürlük Bloku'nun iki sayfalık seçim bildirgesinde kadınlara ilişkin herhangi bir saptama ya da vaade yer verilmiyor. 1999 seçimlerinde, HADEP'in belediye başkan adaylarından 3'ü kadın olmak üzere 39'u seçimleri kazanıyor.

Kadın kotası uygulaması

2002 DEHAP listelerindeki kadın adayların sayısı 100'ü aşıyor. Bu seçimler, ilk kez kadın kotasının uygulanmaya başlandığı seçimler olduğu gibi, kadın adayların belirlenmesinde de kadınlar söz sahibi oluyor. 2004 yerel yönetim seçimlerinde kota uygulaması, 2002 genel seçimlerindeki kadar kolay olmuyor. 28 Mart 2004 yerel seçimlerinde Demokratik Güç Birliği adına seçime giren SHP, DEHAP, Özgür Parti, SDP, ÖDP ve EMEP bloku, 5 il, 33 ilçe, 31 belde belediye başkanlığı kazanıyor.

Eşbaşkanlık sistemi

Eski DEP milletvekilleri Ekim 2004 tarihinde Demokratik Toplum Hareketi'ni (DTH) kurduklarını açıkladıktan sonra çalışmalarına başlıyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında 41 ilde seçim, 21 ilde de eğilim yoklaması yöntemiyle 880'i kadın olmak üzere 3 bin 67 delege seçiliyor. Türkiye genelinde 265 bin kişinin oy kullandığı bu seçimlerde seçilen delegeler ise, 141'i kadın olmak üzere 418 kurucu üyenin seçimini gerçekleştiriyor. 1990'larda başlayan parti geleneği, 2005'te Demokratik Toplum Partisi (DTP) ile yeni bir aşamaya geliyor. Bu yeni partide kadın politikaları açısından eşbaşkanlık sistemi ve yüzde 40 cinsiyet kotası yeni bir aşamayı ifade ediyor. DTP Türkiye'de ilk defa eşbaşkanlık sistemini uygulayan siyasi parti olarak tarihe geçiyor.

Milletvekili sayıları arttı

2007 Genel Seçimleri'nde DTP, 'Bin Umut Adayları' adıyla seçimlere bağımsız adaylarla giriyor, 22 milletvekili seçiliyor. Bu milletvekillerinden 8'inin kadın olması dikkat çekiyor. Meclis üyeliklerinde yüzde 40 kadın kotasını başaran Kürt kadınları, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde de 99 belediye başkanlığından 14'ünde kazanmayı başararak bu kotanın uygulanmasını sağlıyor.
DTP'den sonra BDP'nin kurulmasıyla kadınlar çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerde 11 kadın milletvekili seçildi. Eşbaşkanlık sistemi tüm il ve ilçe yönetimlerinde daha güçlü bir şekilde uygulandı.

Eşit temsiliyet kararı

BDP Kadın Meclisi, 28 Nisan 2013'de yaptığı 2'nci Kongresi'nde, 21'inci yüzyılın halkların ve kadınların özgürlük yüzyılı olacağı vurgusu yaparak, eşit temsiliyet kararı aldı.
Sonuç bildirgesinde 'Eşit temsiliyet salt yüzde 50'lik kota değildir. Bu kararımız kotayı da aşan bir dahiliyet kararıdır" ifadelerine yer veren meclisin ayrıca, 'Geri çekilme sürecine kadın gözlemci heyetleri ve kadın örgütlerinin eşlik etmesi' kararı da bulunuyor. Meclisin bu kararlar kapsamında bazı Kürt kentlerinde somut planlamalara gitmesi ve bu planlamasını da yarın kamuoyuna açıklaması bekleniyor.
Siyasetin içinde mücadelenin öznesi olmayı başaran Kürt kadınları, ayrıca çeşitli dernek ve kurumlarda da çalışmalarını sürdürüyor. 

DİHA/ANKARA