‘Siz erkek düşmanısınız...’

Kadın Haberleri —

30 Eylül 2022 Cuma - 19:30

.

.

  • Mulakat odasında dört erkek üniversite hocası masaya kurulmuş. Önlerinde mulakata alınacak öğrencinin dosyası duruyor. Hocaların her biri dersine ayrı ayrı çalışmış. Elenecekler arasında mulakata katılacak olan Şeyda da olacak.

NURHAK GULBAHAR

Yer Süleymaniye üniversitesi. 

Konu, basın yayın akademisinden mezun olan bir genç kadının Süleymaniye üniversitesine kaydolabilmek için girdiği mulakat. 

Mulakat odasında dört erkek üniversite hocası masaya kurulmuş. Önlerinde mulakata alınacak öğrencinin dosyası duruyor. Hocaların her biri dersine ayrı ayrı çalışmış. Elenecekler arasında mulakata katılacak olan Şeyda da olacak. Ama prosedüre gölge düşmesin diye yine de mulakat yapılacak. Yani anlayacağınız mulakat bir formalite ve üniversitenin bağımsız olduğunu göstermek adına seyirlik bir tiyatro sadece. Çünkü alınacaklar zaten baştan belli; Süleymaniye’nin idaresini elinde bulunduran partiye yakın medya kuruluşlarında çalışan isimler olacak. 

Bu gerçeği Şeyda da biliyor ama yine de bilgisine güvenerek şansını denemek istiyor. Şeyda da dersine iyi çalışmış, kendine güveni tam bir öğrenci olarak her dört üniversite hocasının karşına geçiyor. Şeyda çalıştığı kitaplardan kendisine sorular yöneltilmesini beklerken, tercihlerine, iradesine ve çalıştığı kuruma dönük soru kılıflı saldırılarla karşılaşıyor. 

Ön diyalogları geçiyorum, ülkenin kadına yaklaşımını özetleyecek Şeyda ile dört erkek hocadan oluşan kurul arasında geçen diyaloğa yer ayıracağım sadece. 

Hoca 1: Sen bir feministsin. 

Şeyda: Mulakat içinde bu soru da mı var? 

Hoca 1: Çalıştığın medya kuruluşu feminist bir medya kuruluşu, siz erkek düşmanısınız. 

Şeyda Hoca’nın devam eden konuşmasına müdahale eder. 

Şeyda: Ben ve çalıştığım kurum feminst düşünceleri de savunuyor olabiliriz. Ama erkek düşmanlığı yapmıyoruz. Cinsiyetçiliğe karşı mücadele ediyoruz, kadın ve erkek eşitliğini savunuyoruz. 

Ve kendisine saldıran hocaya konuya biraz daha açıklık getirmesini söyler. 

Şeyda: erkek düşmanlığı yaptığımıza dair söyleminize maddi dayanak oluşturur musunuz? 

Hoca 1: Sizde erkek çalışan yok. Erkeklerle çalışmıyorsunuz, onlara da istihdam alanı açmıyorsunuz. Tüm işleri kadın kadına yapıyorsunuz. 

Şeyda açıklamayı gülünç bulur ve şöyle devam eder: 

Şeyda: Her yer erkeklerin işgali altında. Sadece bir mekanı kendimize ait kılmışsak ne mutlu bize.

Hocaya gereken cevap verilmiştir. Ancak mulakattaki gülünçlükler bununla da bitmez. Şeyda’nın işine bağlılığını, emeğe yaklaşımını da sorgularlar. 

Ve diğer hocalar da aynı görüşte olduğu için Şeyda’ya benzer sorularla saldırmaya devam edilir.  

Hoca 2: Sen orada aynı zamanda müdürsün. Neden dört tane program yapıyorsun. 

Şeyda: Bizde müdürlük sadece sağa sola emirler yağdırmak ve gelip bir masaya kurulmak değildir. Bizde müdür herkesten daha çok koşturan, emek harcayan ve önde olandır. 

Hoca 3: Yorulmuyor musun, o kadar saat nasıl çalışıyorsun? 

Şeyda: Yorucu elbette. Ama işimi severek yapıyorum. Rahat ve mutlu olmasaydım, 4 yıl boyunca aynı kurumda çalışmazdım. Yaptığım program ve haberlerle kadınların, toplumun yaşadığı sorunlara ışık tutuyorum. Herkesin susmayı seçtiği, temkinli yaklaştığı ve tavır koymadığı konular karşısında en azından söz sahibiyim. Bu yüzden bir nebze de olsa vicdanım rahat. Çalıştığım kurumda kolektif iş yapıyoruz. Bizde sunucu aynı zamanda kameracı, kameracı aynı zamanda montajcı, montajcı aynı zamanda haber editörü. Herkes birbirini tamamlayan pozisyonda.   

Bu kadar saldırıdan sonra Şeyda’nın bir de mesleki bilgisini sınama amaçlı da tek bir soru sorarlar...

Hoca 4: Kameranın white balance ayarı nasıl yapılır? 

Şeyda öğrendiği pratik yöntemler üzerinden beyaz ayarı nasıl yaptığını anlatır. Pratikte öğrendikleri doğru ve geçerli olmasına rağmen kitaplarda yazılan teknik terimi kullanmadığı için kurul Şeyda’nın verdiği cevaba “yanlış” der ve Şeyda hakkındaki kanaat kesinleşir. Yani bir mizansen olan mulakatta Şeyda’ya henüz sözlü sınavı geçemediği resmi bir şekilde iletilmese de, sonuç baştan bellidir. 

Unutmadan belirteyim, Şeyda’nın çalıştığı kurum bir kadın prodüksiyonu. Birçok ajans ve görsele, yazılı ve görsel içerik hazırlıyorlar. Ama Şeyda tercihen sadece Jin Tv için program yapıyor.  

Uzun bir diyalog oldu biliyorum, ama Başur Kürdistan’da erkek aklının hakim olduğu tüm alanlarda kadınların nasıl bir saldırı altında olduğunu ve cendere içinde yaşadığını hayattan bir örnekle anlatmak istedim. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.