Kürdistan kentlerinde 10 ayı aşkın süredir devlet güçleri tarafından yürütülen savaşta yüzlerce insan can verdi. Savaşta yaşanan hak ihlallerini yerinde incelemek için Amed’e giden Uluslararası Af Örgütü heyeti Sûr’da incelemelerde bulundu. Sûr’da gördükleri manzara karşısında şok uğradıklarını dile getiren heyet üyeleri, kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Heyette yer alan Uluslarası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, Cizîr’de vahşet bodrumları yaşandığı dönemde “Acil Eylem Bültenlerini” yayınladıklarını ve yaralıların kurtarılması çağrısında bulunduklarını söyledi.

O dönem Cizîr’e ulaşamadıklarını, ama bu olaylar ile ilgili bilgi sahibi oldukları andan itibaren “Acil Eylem Bültenleri” yayımladıklarını belirten Shetty, “Bu acil eylem bültenini de hemen bütün üyelerimizle paylaştık. Yani üyelerimiz devlet yetkilileriyle yazılı olarak iletişime geçerek, sivillerin hemen savaş alanından çıkarılması ve yaralı olanlara da acilen tıbbi sağlık hizmetlerine erişimini sağlanmasını istedi. Fakat Türk yetkililer bir adım atmadı” dedi. 


‘Soruşturma elzem’ 

Af Örgütü olarak “Acil Eylem Bülteni” yayınlamaları için dünyanın farklı yerlerinde yaşayan üyelerinden bu yönlü bir talebin gelmesi gerektiğine dikkat çeken Shetyy, bu talebin gelmesiyle harekete geçtiklerini belirtti. 

Af Örgütü’nün Türkiye’deki hak ihlalleri ve Kürdistan’da yaşananlarla ilgili çalışmasının devam edeceğini belirten Shetyy, “Bizim çalışmalarımızın dışında asıl önemli olan Türk devletinin Cizre’de olanlar konusunda kendisinin araştırma yapmasıdır. Fakat araştırma bağımsız, güvenilir ve tarafsız bir şekilde yapılmalı. Cizre’de yaşananlardan sonra da çok sayıda insanın öldürüldüğü bilgisini alıyoruz. Bu yüzden böyle bir süreçte soruşturma açılmasının elzem olduğunun kanısındayız” ifadelerini kullandı. 


‘Evler yerle bir edildi’

“Sokağa çıkma yasağının” hala geçerli olduğu Sur’un belli bir bölümüne girdiklerini ve oralarda incelemelerde bulunduklarını aktaran Shetty, Sûr’da gördükleri manzara karşısında şok olduklarını dile getirdi. Sûr’da yaşayan ailelerle görüştüklerini belirten Shetty, “Bu gün görüştüğümüz bir kadın, ‘İki katlı bir taş evim vardı ve o taş evi inşa etmek için birçok insandan borç aldım. Evin borcu 8 sene sürdü. Evimin olduğu yeri gösterdiler. Taş evimden geriye bir taş bile kalmamış’ dedi. Bunun gibi bir çok aile var” şeklinde konuştu. 


‘Mağduriyetler giderilmeli’

Kürdistan’da yaşanan savaşın mağdurlarının sivil halk olduğunu aktaran Shetty, “Savaştan dolayı evinden olan ve evinden zorla göç ettirilen insanların sadece belli bir tazminatla hak kazanması söz konusu olamaz. Onun dışında devletin ailelere evlerinin daha önce olduğu gibi geri vermesi gerekir. Bunu sağlamak devletin temel bir hükümlülüğüdür” ifadelerini kullandı.


Araştırmalar devam edecek

Kürdistan’da yaşanan hak ihlallerini dünyanın başka ülkelerinde takip ettikleri gibi takip edeceklerini söyleyen Shetty, tarafsız ve güvenilir araştırmalar yapacaklarını, bu araştırmaları medya ile yoluyla ulusal ve uluslararası kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi. Devletin saldırıları nedeniyle yerinden yurdundan göç etmek zorunda kalan yurttaşların devlete karşı haklarını kazanmaları için çalışmalar yürüteceklerini de vurgulayan Shetty, Türk devletinin birçok uluslararası anlaşmaya da imza attığını hatırlatarak, yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı. 

Shetty, “Tankla, topla bir devlet halkına saldırarak güvenliğini sağlamaz. Bu ‘güvenlik’ değildir. Türk devleti sivil yerleşim yerlerinde ağır silahlarla saldırmış. Bu olsa olsa orantısız güçtür” diye ekledi. 


 DIHA/AMED