
HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, Rojava örneğinin Türkiye için muazzam bir örnek olduğunu söyledi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 5. Genel Kurulu’nu hafta sonu Ankara Kocatepe Kültür Merkezinde gerçekleştirdi. “HDK ile Barışa, Özgürlüğe, Yeni Yaşama Yolculuk” şiarıyla yapılan Genel Kurul’a HDK bileşeni parti ve oluşumlar, STÖ temsilcilerinin yanısıra, Kobane Meclis Eşbaşkanı Ayşe Efendi’nin de aralarında bulunduğu konuklar katıldı.
Katılımcıların 15 ayrı dilde “merhaba” diyerek karşılandığı Genel Kurul özgürlük, demokrasi ve emek mücadelesinde yaşamını yitirenler ile Kobanê direnişi şehitleri anısına saygı duruşuyla başladı. Genel Kurul’un divan başkanı seçilen Yavuz Önen, HDK ile alternatif bir siyaset kararı aldıklarını ancak, “daha yerelleşmiş, dinamik bir mücadele gerekliliğinin bulunduğunu” vurguladı.
AKP hegomanyasını sarsma
Kurul’a hitap eden HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, “Halk adına iktidara gelmek değil halkın kendi kendisini yönetmesine talip olduk” diyerek konuşmasına başladı.
HDK’yi “başka örneği olmayan bir şeydir. Kürdistan özgürlük mücadelesi ile Türkiye devrimci mücadelesinin toplamıdır” şeklinde tarif eden Kürkçü, HDK’nin bir siyasi çokluk hareketi olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir tek saniye kaybetmeksizin olduğu her yerde örgütlenerek, kadın hareketinin çıkış yollarına sahip çıkarak, kent ve doğa hakkına sahip çıkarak, madenlerde fabrikalarda, inşaat sektöründe emekçilerin arasına girerek, sadece onların cenazelerini görkemli törenlerle uğurlamakla değil onların hayatlarını görkemli kılarak, HDK’nin AKP’nin hegemonyasını sarsma sorumluluğu vardır.”
Türkiye’de yapılması gerekenler için Rojava örneğini veren Kürkçü, “Halk bile sayılmayan bir halk demokratik devrimini sağladı. Kobanê’ye bakın ne demek istediğimizi anlarsınız. Rojava örneği Türkiye için muazzam ve mükemmel bir örnektir” diye konuştu.
Geçmiş dönemin özeleştirisi
Daha sonra konuşan HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel de geçmiş dönemin özeleştirisini verdi. “Her yerde örgütleneceğiz, meclisler kuracağız, halk iktidarını geliştireceğiz dedik ama gereklerini yerine getiremedik bunun özeleştirisi en çok bana düşüyor” diye konuşan Tuncel, bu iddialarını yerine getirme sorumluluğunun devam ettiğini dile getirdi.
Hem askerdir hem de diplomat
Genel Kurul’un konuklarından Kobanê Halk Meclisi Sözcüsü Ayşe Efendi ise Kobanê direnişiyle ilgili bilgi verdi. “Biz Rojava halkı olarak hem askeriz, hem diplomatız, hem öğrenciyiz, hem öğretmeniz, hem doktoruz... Biz anneler olarak Arin gibi intihar saldırıları düzenlemeye hazırız” diyen Efendi, Kobanê direnişiyle Kürt halkının askeri birliğinin sağlandığını hatırlattı. “Bu da Kürt halkının rüyasıydı, Seyid Rıza ve yol arkadaşlarının rüyasıydı” diyen Efendi konuşmasını “Biz başardık, başarılıyız. Binlerce selam Miştenur’dan Ankara’ya Ankara’dan İmralı’ya” diyerek sonlandırdı.
DTK ve HDK işbirliği
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ da HDK’nin misyonuna değindi. “HDK bu yaşamı yeniden kurma gücü ve zeminidir” diyen Yüksekdağ, “Kent kent sokak sokak kendimizi yeniden kurmamıza, halkımızın ezilenlerin iradesini siyasette ve toplumsal yaşamda kurucu bir güç haline getirmemiz gerekir” diye belirtti.
DTK Eşbaşkanı Selma Irmak ise Kürdistan Parlamentosu’nun temsilcisi olarak, Türkiye halklar meclisinde bulunmaktan gurup duyduklarını ifade etti.
KESK Genel Başkanı Lami Özgen, ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Müslüm Doğan, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, Mêrdîn (Mardin) Milletvekili Erol Dora, Ermeni halkları adına Moral Olgar, Dev Maden-Sen Başkanı Tayfun Görgülü, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan SODAP temsilcisi Saniye Evren konuşmalar yaptı.
İkinci gün
Genel Kurul’un ikinci günü “HDK’nin yeniden yapılanması”, “Program ve tüzük üzerine tartışmalar”, “Karar tasarıları” ve “Eş sözcüler ve HDK genel meclisin seçimi” gündemleriyle basına kapalı olarak devam etti.
ANKARA