Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te ırkçılar tarafından kundaklanan evde hayatını kaybeden 5 Türkiyeli için dün anma töreni düzenlendi. Saime Genç, Hülya Genç, Gülistan Öztürk, Hatice Genç ve Gürsün İnce için yapılan törene Türkiye'den Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ katıldı. Irkçı saldırıda 2 kızını, 2 torununu ve bir yeğenini kaybeden Mevlüde Genç tören öncesi basına açıklamalarda bulundu. Mevlüde Genç aradan 20 yıl geçmesine rağmen acısının hala dinmediğini söylüyor. Türkçe konuşan acılı kadın, "O günden beri aynı acıyı yaşıyorum, aynı acıyı çekiyorum bir anne olarak. Mezara kadar devam edecektir benim bu acım" dedi. Mevlüde Genç, 1973 yılında çalışmak için Türkiye'den Almanya'ya gelmiş. Birçok kişi gibi Mevlüde Genç de ailesinin geçimine yardımcı olmak için temizlik işçisi olarak çalışmaya başlamış. Şimdi 70 yaşında olan Genç, ailesi burada olduğu için hala Solingen'de yaşıyor.


Devlet görevini yapmalı

Kundaklamanın üzerinden 20 sene geçmesine rağmen şehirde hala yabancı düşmanlığı görülüyor. Mevlüde Genç ise devletin yabancı düşmanlığını engellemedeki sorumluluğuna dikkat çekiyor: "Benim büyüklerime çok görev düşüyor. Türk devletime, Alman devletime...Böylesi çirkin olaylar olmasın artık. Ufak tefek bir şeyler başlıyor, sinyaller başlıyor. Yabancı düşmanlığı çoğalmaya başlıyor. Bunları engellemelerini istiyorum devletlerimizden."


Solingen'de ırkçılar hala güçlü
Solingen İl Meclisi Göç Komisyonu'nun Yunan asıllı üyesi İonna Zaharaki ise kentin son yıllarda hem aşırı sağcı grupların hem de aşırı İslamcıların gövde gösterilerine sahne olduğunu vurguluyor ve "11 Eylül'de ve sonrasında yaşananlar, ekonomik kriz ve buna bağlı toplumsal gelişmeler insanların önyargılarının artmasına, güvensizlik ve korku duymasına neden oldu. Özellikle aşırı görüşlerin yükselişe geçtiği şu günlerde daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Ve toplum olarak çok dikkatli olmalıyız, çünkü söz konusu olan demokrasinin geleceği" diyor.

NSU davasında ortaya çıkanlar

Solingen'de yaşayan ve Türkiyeli bir kadın derneğinde çalışmalar yürüten anaokulu eğitmeni Ayla Uzun da özellikle ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı'nın Almanya'da sekizi Türkiyeli dokuz göçmenin öldürülmesinden sorumlu olduğunun ortaya çıkmasından sonra, yabancı düşmanlığı konusunun sık sık gündeme geldiğini söylüyor. Uzun "Başka Türk ailelerinin evlerinin yandığını duyduğumda hep ‘İnşallah yine bir kundaklama değildir' diyorum. Aynı olayın tekrarlanabileceği korkusu hep içimizde var. Diğer yandan da bizim vergilerimizle ücretleri ödenen polis teşkilatının NSU davasındaki çalışma şekli bizi çok büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. 10 yıl boyunca etrafımızda üç kişi dolaşıyor ve birbiri ardına insanları öldürüyor. Ve yüksek teknolojilere sahip olduğunu söyleyen polis teşkilatı bu cinayetleri çözemiyor. İşte bu da bizim canımızı yakan başka bir konu" diyor.

Avrupa'da ırkçılık artıyor

Solingen'in üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen tüm Avrupa’da ırkçılık sorunu sürüyor. Friedrich Ebert Vakfı’nın yayınladığı "Avrupa’da Aşırı Sağ" adlı 463 sayfalık kitapta ilginç bilgiler yer aldı. Buna göre; Avrupa ülkelerinde radikal sağcıların parlamento seçimlerinde oy oranı hala yüksek. İşledikleri suçlar ürkütücü boyutlarda. Avrupa genelinde halkın yüzde 20’si yabancı düşmanı. Almanya’da 2008 itibariyle bu oran yüzde 30. Polonya ve Macaristan’da halkın yüzde 40’ının siyahlarla beyazlar arasında doğal bir hiyerarşi olduğunu düşünüyor. Belçika, Danimarka, Rusya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de ırkçılık büyük endişe kaynağı.

HABER MERKEZİ