İmha ve tesfiye politikasındaki ısrara işaret eden KCK, ateşkesin söz konusu olmadığını duyurdu.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kürt halkının özgürlük mücadelesinin, sömürgeci Türk devletinin inkar, asimilasyon ve soykırımcı siyasetinin sürdürülemezliğini ortaya çıkardığı belirtilerek, can çekişen Türk ulus-devletinin, ancak zorba gücüne ve özel savaş politikalarına dayanarak ayakta kalmaya çalıştığı vurgulandı.

Türk sömürgeciliği vazgeçmiyor
AKP’nin siyaseten taktığı İslamcı maskenin bile tekçi, faşist ve zalim gerçeğini örtmeye ve kurtarmaya yetmediği kaydedilen açıklamada, özgürlük mücadelesinin Türk devletinin sömürgeci kurumlarını, zihniyetini, siyasetini kökten değişime zorladığı ifade edildi. Açıklama, şöyle sürdürüldü: “Halkların değişim gücü karşısında daha fazla sesiz kalamayan AKP, Kürt halkının halk olmasından kaynaklı kolektif haklarını özerklik statüsüyle tanımak yerine halkımızın idrakiyle, kimliğiyle, onuruyla alay ve hakaret edercesine anadilde seçmeli dersi gündemleştirmiştir. Bir taraftan Türk mahkemelerinde Kürtçe savunmaya izin vermezken, bilinmeyen bir dil tanımlamasını kullanırken diğer taraftan Kürtçeyi seçmeli ders kategorisine indirgemektedir. Kuzey’de 20 milyonluk nüfusa sahip Kürt halkı için anadilini seçmeli hale getirmek çağın en büyük geriliği olduğu gibi Türk sömürgeciliğinin asimilasyon ve özümseme politikasından hiçbir biçimde vazgeçmediğinin açık ifadesi olmaktadır.”


Sömürgecilik kompleksi
Kürt halkının da her halk gibi kendi kimliğiyle özgür yaşama ve kendi anadiliyle eğitim görme hakkının meşru ve vazgeçilmez olduğu vurgulanan açıklamada, sömürgeci rejimin zorlandıkça ince ve sinsi yöntemlere yönelmek zorunda kaldığı belirtildi. Açıklamaya şöyle devam edildi: “Kürt halkının kimliğini, dilini, kültürünü önce yok sayıp, sonra kanunla engelleyip daha sonra Kürt halkının direnişi sonucu tanımak zorunda olması da bundandır. Kürtçeyi seçmeli dil kapsamında tartışmak; Kürtlerle, egemen ulus arasında köle-efendi, ezilen-egemen ilişkisini dayatmaktır; bu sömürgecilik kompleksidir. Kürtleri hazmetmeyen, varlığına tahammül etmeyen AKP’nin fikir ve ruh hali faşisttir. 21. Yüzyılda Kürtlerin gözünü boyayıp, kendine yakışır bir işbirlikçi güç oluşturmak için ‘tarihi adım’ olarak nitelendirdiği Kürtlere seçmeli ders hakkını büyük bir gelişme olarak tanımlayıp, egemen ulus zihniyetinin ’90 yıldır inkar ediliyordunuz bakın seçmeli ders hakkını size veriyoruz, daha ne istiyorsunuz’ diyerek işbirlikçi Kürtleri konuşturup topluma kabul ettirmeye çalışması beyhudedir. Tarihin yüz karası olan bu işbirlikçi kesimler, sömürgeciliğin bekçiliğini yapmaktadırlar.”

Tarihi provokasyon
“Ortada lanse edildiği gibi tarihi bir adım yoktur, tarihi bir sorun olan Kürt sorununun özünü teşkil eden anadilde yaşama ve eğitim hakkı seçmeli derse indirgenerek tarihi provokasyon vardır” denilen açıklamada, anadilde eğitim hakkının tartışılıyor olmasının insanlık adına utanç verici ve büyük bir insanlık suçu olduğu kaydedildi.
CHP’nin geliştirdiği girişimin ise özel savaşa hizmet edeceği ve bu şartlar altında mevcut girişimin sorunun çözümü anlamında pratik bir değerinin olmadığı ifade edilen açıklamada, “Bu şartlar altında yazımına başlanan anayasanın Kürtler için bir yenilik içermeyeceğini anlamak zor değildir” denildi.

Yurtsever çevrelere hatırlatma
AKP’nin öncülüğündeki Türk sömürgeciliğinin her alanda Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı kapsamlı bir saldırıyı sürdürdüğü; Kürt halkını ve siyasi temsilcilerinin direncini zayıflatmak ve saflarımızda çatlaklıklar yaratmaya çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, şunların altı çizildi: “Bu nedenle yurtsever çevre ve kişilerin Kürt halkının geliştirmekte olduğu direnişi zayıflatan, AKP’nin faşizan amaçlarına ümit veren açıklama ve davranışlardan uzak durması, buna özen göstermesi sorumlulukları gereğidir. Çünkü bu türden davranışlar Kürt sorunun çözümüne ve direnişinin sonuç almasına zarar vereceği gibi zalimce uygulamalar geliştiren ve mutlaka teslim almak isteyen sömürgeciliğe hizmet edecektir.”

Ateşkes, arabulucu yok!
Son günlerde yeniden ısıtılan ateşkes ve arabulucuk söylemlerine işaret edilen açıklamada, “Nereden pompalandığı çok açık olan ateşkes, arabulucu vb söylem ve propagandaların hareketimizle hiçbir ilişkisi olmayan, tümüyle yalan haberler olduğunu, sorumluluğumuz gereği başta halkımız olmak üzere tüm duyarlı kamuoyuna bir kez daha belirtmek istiyoruz. Bu tür haber ve propagandaların amacı, halkın kafasında soru işaretleri yaratıp, kendilerine göre gündem belirleyip, halkımızın görkemli direnişini kırmaktır” denildi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, tüm Kürdistanlıları zorba, işbirlikçi, imha ve tasfiyeci siyasetten hesap sormaya, kendi öz güçlerine dayalı olarak demokratik-özgürlükçü seçeneği yaşamsal kılacak direnişçi çizgiyi yükseltmeye, yaygınlaştırmaya bu temelde özgürlüğünü kazanmaya çağırdı.

 ANF/BEHDİNAN