- Basklı siyasetçi Urko Aiartza Azurtza: “Kürt hareketinin üzerine düşeni yaptığı açık. Komisyon raporu aylar önce yayımlandı ama Türk tarafında hâlâ bir ilerleme görülmüyor. Bu sürecin geliştirilmesi gerekiyor. Sahada somut adımlara ihtiyaç var.”
- Barselona Özerk Üniversitesi’nden Profesör Louis Lemkow: “Türk hükümeti gerçekten bir şeyler yaptığını gösterecek somut ve net adımlar atmalıdır. Öcalan ve onun siyasi çevresi, çözüm arayışında yaratıcı olunması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.”
BARAN HEBÛN/LEFKOŞA
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” sonrası Türkiye’de başlayan süreç, dünyanın dört bir yanından izlenmeye devam ediyor. Siyasetçi ve akademisyenler, sürecin ilerleyebilmesi için sahada somut adımlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor ve özellikle Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Basklı siyasetçi ve avukat Urko Aiartza Azurtza ve Profesör Louis Lemkow de süreci yakından takip eden isimlerden.
Önder Apo’nun sürecin itici gücü olduğunu vurgulayan Azurtza, gazetemize şunları söyledi: ''Çünkü herhangi bir barış sürecinin başarılı olabilmesi için karşı tarafta süreci yürütebilecek, sonuç alabilecek ve hareketi yönlendirebilecek bir liderliğin olması gerekir. Kürt tarafında böyle yapılandırılmış bir organizasyonun olduğu açıktır; Türk hükümetiyle ilişki kurma ve hareketi bu süreç doğrultusunda yönlendirme kapasitesini göstermiştir. Benim anlamadığım nokta ise buna rağmen Türk hükümetinin bu süreci ilerletecek şekilde hareket etmemesidir. Sadece Kürt halkının yararı için değil, aynı zamanda sürecin ve Türk hükümetinin kendi çıkarı için de bunun değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Öcalan, Kürt hareketinin lideridir; Kürt hareketi tarafından seçilmiş bir liderdir ve hareket içinde böyle kabul edilmektedir. Çok zor koşullar altında bile liderlik göstermiştir. Yani 'Öcalan Kürt hareketinin lideridir' diyen ben değilim, bunu söyleyen Kürt hareketinin kendisidir. O, bu sürecin itici gücüdür.''
Tango için iki taraf lazım
Sürecin ilerleyebilmesi için karşılıklı adımların gerekli olduğunun altını çizen Azurtza, şu şekilde devam etti: ''Kürt hareketi tarafından çeşitli adımlar atıldı, kampanyalar yürütüldü, silahsızlanma yönünde girişimler oldu. PKK’nin dönüşümü konusunda da irade gösterildi. Ama tango yapmak için iki taraf gerekir. Kürt hareketinin üzerine düşeni yaptığı açık; ne yazık ki sorun burada ortaya çıkıyor. Komisyon raporu aylar önce yayımlandı ama Türk tarafında hâlâ bir ilerleme görülmüyor. Bu sürecin geliştirilmesi gerekiyor. Sahada somut adımlara ihtiyaç var. Umarım Türk tarafı da yalnızca Kürt hareketini değil, barış sürecinin kendisini desteklemek için gerekli adımları atar. Çünkü her iki tarafın da bu meseleyi çözmesi gerekiyor.’’
Somut adım atılmalı
Barselona Özerk Üniversitesi’nde (Universitat Autònoma de Barcelona) görev yapan Profesör Louis Lemkow ise Önder Apo’nun barış projesini ve barış sürecini destekleyerek büyük bir cesaret gösterdiğini belirtti. Lemkow, Önder Apo’nun İmralı’da rehin tutulmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Ayrıca Önder Apo’nun diğer siyasi aktörlerle konuşabilmesi, müzakere edebilmesi ve barış için farklı seçenekleri tartışabilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Lemkow şunları aktardı: ''Güven kritik bir meseledir ve Türk yönetiminin mevcut rolü çelişkilidir. Eğer diyalog çağrısı yapıyor ve bunun gerçekleştiğini söylüyorsanız, aynı zamanda basına ve bu sürece dahil olan birçok aktörün faaliyetlerine baskı uygulayamazsınız. Bu açık bir çelişkidir. Türkiye’nin net işaretler vermesi gerekir; derin bir diyaloğun kurulabilmesi için somut göstergeler ortaya koymalıdır. Açıkça söylemek gerekirse, baskı ortamında gerçek bir diyalog kurulamaz. Türk hükümeti gerçekten bir şeyler yaptığını gösterecek somut ve net adımlar atmalıdır.''
Öcalan serbest bırakılmalı
Önder Apo’nun, Kürt halkının Türk devletiyle ilişkisine dair fikirler ve analizler üretmiş bir kişi olduğunu kaydeden Lemkow, Kürtlerin onlarca yıldır süren zor ve trajik çatışmaya rağmen çözüm için farklı yollar üzerine yaratıcı biçimde düşünebildiğini vurguladı.
Lemkow, “Öcalan’ın çok temel bir role sahip olduğunu düşünüyorum çünkü oldukça önemli bir rol oynamıştır. Bazı fikirleri barış için kilit öneme sahiptir. Özellikle üzerinde durduğu konulardan biri toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadın-erkek eşitliği ihtiyacıdır. Her toplumda barışçıl bir birlikte yaşamın ve kalıcı barışın sağlanabilmesi için kadınlar ile erkekler arasında eşitlik olması kesinlikle gereklidir. Bu çatışmanın çözülmesi son derece önemlidir. Aynı zamanda diğer çatışmaların çözümüne de yol gösterecektir. Kürt halkı uzun yıllar boyunca devletsiz bir şekilde Ortadoğu’nun farklı bölgelerinde yaşamış, çeşitli devletlerin özerklik, özgürlük ve kendi devletlerini kurma fikirlerini baskı altına aldığı karmaşık bir tarihten geçmiştir. Ancak bence bugün önemli olan şey, artık bu aşamanın ötesine geçmiş olmamızdır. Öcalan ve onun siyasi çevresi, çözüm arayışında yaratıcı olunması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Umudum, barış sürecinin ilerlemesi ve Öcalan’ın hapisten serbest bırakılmasıdır” dedi.