• ‘Çerçeve yasa’ ile ilgili henüz kesinleşmeyen ve tartışılan detaylar olsa da ana hatları kesinleşti. Taslağın, 27 Temmuz'da sunulması, Adalet Komisyonu sonrasında 31 Temmuz veya 1 Ağustos'ta Genel Kurul'da konuşulup yasalaşması öngörülüyor. 

 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, 58 günlük aradan sonra Rêber Apo ile görüşmesiyle birlikte 'çerçeve yasa' trafiği de hız kazandı.

MA'dan Ömer Güngör'ün edindiği bilgilere göre; AKP yetkilileri, yasa taslağının Meclis kapandıktan sonra Meclis'e gelmesi ve Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülmesini istedi fakat görüşmelerin ardından Meclis’in resmi çalışma süresi 31 Temmuz’a kadar uzatıldı.

Tahmini takvim planı

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilere düzenlediği ziyaretlerde tahmini bir takvim planını sundu. Süreç kapsamında gerillaların geri dönüşü ve bir takım hukuki adımların tartışıldığı yasanın yaklaşık 10-11 maddeden oluşması beklenirken, taslağın 27 Temmuz Pazartesi günü Meclis Başkanlığına gelmesi bekleniyor. Meclis'e gelmesinin ardından Adalet Komisyonu'na 28 veya 29 Temmuz günü gelmesi ve tartışılması beklenen taslağın, Komisyon sonrasında 31 Temmuz veya 1 Ağustos'ta Meclis Genel Kurulu'nda konuşulup yasalaşması öngörülüyor. 

AKP imzasıyla sunulacak

Taslağın siyasi partilerin ortak imzasıyla sunulması bekleniyordu, ancak yürütülen son tartışmalara göre taslak, sadece AKP imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulacak. Taslak herhangi bir pürüz çıkmazsa 27 Temmuz Pazartesi günü AKP Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından Meclis Başkanlığına sunulacak. 

Taslak içeriği tartışmaları

Taslak içeriğine dair müzakereler sürerken Kürt Özgürlük Hareketi ve DEM Parti, Rêber Apo'nun statüsünün ve süreçteki rolünün belirlenmesinde ısrarcı, ancak bunun 'çerçeve yasa' sonrasına bırakılacağına ilişkin tartışmalar yürütülüyor. Yasada, gerillaların dönüşü, topluma entegrasyonu kapsamında Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi birçok bakanlığa görev ve sorumluluk düşeceği belirtiliyor. Yine bu çalışmalar siyasi partiler ile paylaşılırken, Rêber Apo'nun statüsüne ilişkin düzenlemenin doğrudan yasa metninde yer almasından ziyade yasanın çıkmasının ardından iletişim koşullarının iyileştirilmesi, görüşmelerin rutine binmesi ve rolünün devam eden müzakereler kapsamında belirleneceği tartışılıyor.

Cevdet Yılmaz'a bağlı

Taslağın yürürlüğe girmesinin ardından yapılacaklar da tartışılıyor. 'Çerçeve yasa' taslağının uygulanmasına ilişkin iktidarın önerisi; Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bünyesinde sürecin koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a bağlı bir mekanizma oluşturulması yönünde. Bu mekanizmanın, ilgili bakanlıklar ve kurumlar arasında eşgüdümü sağlayacağı ve yasal düzenlemelerin hazırlanması, uygulamanın takibi ve kurumlar arası koordinasyondan sorumlu olacağı önerisi de siyasi partilere sunulan bir diğer başlık. 

Muhalefetin komisyon önerisi

Bu önerinin hayata geçirilmesinin Kürt meselesini güvenlik eksenine sıkıştıracağı ve sorunun toplumsal ve siyasal boyutunun kaçırılmasına yol açabileceği tartışılıyor. Bu tartışmalar kapsamında ise MGK'nin yanı sıra Meclis bünyesinde de bir komisyon veya mekanizmanın kurulması öneriliyor. Bu süreci yürütmesi için Meclis'in komisyon kurması önerisi, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından da sıcak karşılandı. Önerinin DEM Parti ve muhalefet partileri tarafından yapıldı.

Erdoğan'ın uzatma yetkisi

Taslağın yasalaşmasının ardından ne kadar süreyle devam edeceği konusu da tartışılıyor. Yürürlük tarihine ilişkin yasanın çıkış tarihi ile yürürlülük tarihi arasında uzun bir zaman diliminin olmayacağı, kısa zamanda yürürlüğe gireceği konuşuluyor. Daha önce üç ay olarak yansıyan yürürlük süresinin, 6 ay olacağı öngörülüyor. Gerek görüldüğü taktirde ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın vereceği kararla yasada 6 ay uzatma yetkisinin de olacağı belirtiliyor.

81 ildeki bürolar

Taslağın kısa süre içerisinde Meclis'ten geçmesi beklenirken yasanın uygulanmasına ilişkin kurumsal hazırlıkların ise şimdiden başlatıldığı belirtiliyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 81 ildeki 175 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde müstakil “Terör Suçları Soruşturma Büroları” kurulması kararını duyurması, sürece dair mekanizmaların kurulmaya başladığını gösteriyor. Başsavcılıklar bünyesinde yapılandırılacak bu büroların, mevcut soruşturmaların yanı sıra asıl olarak 'çerçeve yasa' sonrasında ortaya çıkacak hukuki süreçleri yürütmeye de hazırlanacağı değerlendiriliyor. Bu kapsamda Türkiye'ye döneceklerin 'çerçeve yasa' kapsamında dosyaların değerlendirilmesi, kayıt altına alınması, haklarında uygulanacak hukuki prosedürlerin yürütülmesi ve denetimli serbestlik süreçlerinin takibinin bu bürolar aracılığıyla yürütülmesi öngörülüyor. Yasa yürürlüğe girdikten sonra her Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki bu birimler, dönüş başvurularını ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde değerlendirecek.  

Türkiye gazetesindeki servis

AKP cenahından ise yayın organlarından Türkiye gazetesinde Yücel Kayaoğlu imzasıyla servis edilen habere göre; Numan Kurtulmuş’un önceki gün başlattığı siyasi partilere yönelik ziyaretlerde 'çerçeve yasa'nın Meclis kapanmadan çıkarılması konusunda bir ‘ön mutabakat’ ortaya çıktı. Kurtulmuş, siyasi partilere taslakla ilgili bir yazılı metin sunmasa da, genel çerçeve üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Görüşmelerde özellikle DEM Parti, ‘Öcalan’a statü verilmesi, örgüt üyelerinin suç işleyen-işlemeyen şeklinde kategorize edilmemesi, örgütün üst yöneticilerin taslağın dışında tutulmaması ve Türkiye’ye gelecek örgüt üyelerine pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması’ konusundaki talepleri dile getirdi. Kurtulmuş ise "Her şeyin bir anda olmayacağını, 'çerçeve yasa'nın çıkarılmasından sonra, ilerleyen süreçte bazı yeni hukuki adımların atılabileceği" şeklinde değerlendirme yaptığı belirtildi.

Özel statü yok, ofis var

AKP’nin taslağında Öcalan için ‘hukuki bir statü’ tanımlaması bulunmadığı artık kesinlik kazanıyor, ancak İmralı’daki cezaevi koşullarının esnetilmesi konusunda bazı adımlar atılacak. Bu kapsamda, Öcalan’ın İmralı’daki cezaevi kampüsü içindeki çalışma ofisine geçmesi, İmralı’ya DEM heyeti dışındaki ziyaretçilere izin verilmesi ve ayrıca PKK’nin diğer yöneticileri ile iletişim kanallarının açılmasına yönelik bazı adımların atılması öngörülüyor.

Eksiklikleri olsa da

Öcalan’ın da hem güvenlik bürokrasisi ile hem de DEM heyeti ile yaptığı görüşmelerde kendisi açısından eksikleri bulunsa da 'çerçeve yasa'nın çıkmasının önemli olduğunu söylediği belirtiliyor.

4 bin kişinin tahliyesi

AKP’nin taslağında, Türkiye’de suç kaydı bulunan ve güvenlik bürokrasisinin tespitlerine göre silahlı veya bombalı eylemlere karışanların ‘terör suçlaması’ düşse bile, mutlaka ceza sistemi içine alınmasına ilişkin hükümler bulunuyor. Halen cezaevinde bulunan 4 binden fazla PKK’li ile ilgili ‘terör örgütü’ suçlaması kalkacağı için kanun çıktıktan sonra çok sayıda tahliyenin gündeme geleceği belirtiliyor. Bu durumdakilerin cezaevinde geçirdikleri sürenin, 'terör suçlaması' düştükten sonra tahliyeleri için yeterli olacağı ifade ediliyor. ANKARA