
Edindiğimiz bilgilere göre, S. O., son zamanlarda Den Haag'daki Holland Spoor Tren İstasyonu'na çok yakın bulunan 'el Mouhsinin Camisi' ile 'as-Soennah Camisi'ne gidiyordu. S. O., özellikle 'as-Soennah Camisi'nde etki altına alındı ve Suriye'de savaşması için kandırıldı. S. O., Suriye'ye askeri eğitim alacağı Mısır üzerinden gitmek için hazırlıklar yapmaya başladı. İlk olarak 16 yaşındaki kız çocuğunun, el Mouhsinin Camisi'nde 22 yaşındaki Faslı imam ile nikahı kıyıldı. İmam nikahının S. O.'nun imam nikahının geçerli olduğu Mısır'da rahat hareket etmesi için kılındığı söyleniyor.
Anne şüphelendi
S. O.'nun son zamanlarda tavırlarının değişmesi üzerine durumdan şüphelenen anne, durumu polise bildirdi. S. O.'yu tuzağı düşüren Selefiler ise Den Haag'da bir seyahat acentasında Kürt kızı için Mısır'a gidiş-dönüş bileti aldı. Selefiler ödemeyi peşin yaptı. Biletini alan S. O., gidip gitmemekte tereddüte düşse de bir sabah 'Okulla görüşmeye gidiyorum' diyerek Belçika'nın başkenti Brüksel'e doğru yola çıktı. S. O.'nun evden çıkmasıyla polis, Karakoçanlı ailenin evini basararak anneye 'Kızınız gitti' diye soruyor. Aldığı haberle baygınlık geçiren anne, daha sonra kendisine gelir gelmez kızını telefonla arıyor. İkinci aramada S. O., annesine 'okuldayım geleceğim' yalanını söylüyor..
Belçika'ya giden ve Brüksel Havaalanı'ndan Mısır'a gidecek uçağa binen S. O., isminin anons edilmesiyle uçaktan inince karşısında polisi görüyor. S. O., gözaltındayken annesine telefona açarak "anne sana herşeyi yalan söyledim gel şikayetini geri al, ben geri gelemem beni bıraksınlar" diyor.
Selefilerin S. O. ile birlikte Suriye'ye savaştırılmak üzere 5 kızı daha gönderdiği ve bunların büyük ihtimalle havaalanından yakalanmadan Mısır'a gittiği belirtiliyor. Yine S. O.'nun 'imam nikahlı eşi'nin de Suriye'ye savaşmak üzere gittiği tahmin ediliyor.
Ölümden beter bir durum
En son beş hafta önce kızıyla telefonda konuşan anne, kızının bir yıldan fazladır etki altına alındığını söyledi. Kızının zamanın çoğunu internette geçirdiğini ve çeşitli cami ve din eğitimi adı altındaki evlere gittiğini belirten anne, S. O.'nun Faslı ve Somalili arkadaşlarının gelip evlerinde kaldığını söyledi. Kızının ve arkadaşlarının ağzından sık sık 'Mısır' lafını duyduğunu kaydeden anne, "hem Hollandaca konuşuyorlar hem de kızım odalarına girmemi istemiyordu" diyerek durumu anlayamadığını ifade etti.
Kızının bir yıldır bir okula yazılamadığını belirten anne, "Kızım herhangi bir okula devam etseydi belki böyle olmazdı. Kızımız bize karşı acımasız olmuş. Yeme içme kalmadı, elim kolum kalkmıyor, diğer çocuklarımla ilgilenemiyorum ölümden beterdir çok acıdır" dedi.
Kızını uyardı
Baba M. O. ise kızının 6 - 7 ay önce Zoetemeer'deki camiye de gittiğini belirterek, "Sizin gazetenizde önce yayınlanan Kürt gençlerinin Suriye'ye gönderilmesi ile ilgili haberini gördükten sonra bir daha haberde yer alan Zoetemeer'deki camiye gitmesini istemedim" dedi.
Endişeli aile, din ile alakası olmayan bu yapılanmalardan şikayetçi olduğunu söyledi. Kızlarını tekrar kazanmak için ellerinden gelen herşeyi yapacaklarını kaydeden aile, Kürt ailelerini Selefilere karşı dikkatli olmasını istedi.
Öte yandan S.O'nun bu kişilerden şikayetçi olması halinde ise Interpol üzerinden yakalanmaları söz konusu olabilecek.
Görüşlerine başvurduğumuz Şêx Saîd Camisi yönetiminde yer alan Hacı Baki, Kürt kız çocuklarının Suriye'de savaştırılmak üzere gönderilmesine tepki gösterdi ve ailelere dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu. 16 yaşındaki bir kız çocuklarının ailelerinden koparılıp ölüme götürmenin "Ne İslam'a ne insana ne dünyanın bu durumuna yakışır" diyen Baki, "Allah'a karşı bir isyandır vaazlarda bunu gündeme getirmek lazımdır" şeklinde konuştu. Hacı Baki, bazı camilerin çocukları Belçika'ya 'Kur'an-ı Kerim'i öğreteceğiz' diyerek götürdüğünü ancak bu camilerin sosyal paylaşım sitelerindeki sayfalarında El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in fotoğraflarının olduğunu belirterek "özellikle Kürt anne babalar bu konuda dikkatli olmalılar" çağrısını yaptı.
BİRGÜL ROAVA / DEN HAAG
Bingöllü genç kızlar öldü
Avrupa'nın bir çok ülkesinden farklı yöntemlerle 'şehit olup cennete gideceksiniz' şeklinde telkin edilerek Suriye'ye savaştırılmak üzere gidin gençlerin sayısı artıyor.
Den Haag'daki Hicret Camisi de bu istasyonlardan bir tanesi. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Kürdistanlı, Hicret Camisi'ne giden dört Bingöllü kız çocuğunun kandırılarak Suriye'ye gönderildiğini ve bunlardan üçünün yaşamını yitirdiğini söyledi. Söz konusu Kürdistanlı, üç genç kızın naaşlarının Bingöl'de toprağa verildiğini belirterek, "dördüncü kız çocuğu ise hastanede ve psikolojisi kötü" dedi.
AB: Avrupalılar savaşıyor
AB Terörle Mücadele Koordinatörü, yüzlerce Avrupalının, Suriye'de rejime karşı savaştığını açıkladı.
Avrupa Birliği Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove, BBC’ye yaptığı açıklamada yüzlerce Avrupa vatandaşının Suriye’de Beşar Esad rejimine karşı savaştığını söyledi. De Kerchove, Suriye’deki Avrupa vatandaşlarının sayısının 500 civarında olduğunu belirtti. İstihbarat kurumları, Avrupa'dan Suriye'ye gidenlerin El Kaide bağlantılı gruplara katılıp, Avrupa’ya döndükten sonra ‘terör saldırıları gerçekleştirmelerinden’ endişe ediyor. Suriye’deki Avrupa vatandaşı savaşçıların büyük bir bölümünün İngiltere, İrlanda ve Fransa’dan gittiği tahmin ediliyor. Kerchove, "Bunların hiçbiri ülkelerinden ayrılırken radikal değildi ama büyük ihtimalle orada radikalleşecekler, eğitilecekler. Daha önce de gördüğümüz gibi, geri döndüklerinde ciddi bir tehdit oluşturabilirler" dedi. Avrupa’daki istihbarat kuruluşlarının konuyla ilgili soruşturma başlattığı bilgisini de geldi. İngiltere ve Belçika’da, bu kişilerin nasıl ‘seçildiği ve kazandırıldığının’ anlaşılması için araştırmalar yapılıyor. Hollanda’da da yetkililer, Suriye’den ülkeye geri dönebilecek ‘radikal vatandaşlarına’ karşı, ‘sınırlı’ olan terör tehdidi seviyesini ‘önemli’ye çıkarmıştı.