
Almanya’nın Bielefeld kentinde, Kürt çocuklarının resmi okullarda Kürtçe anadil dersi alması için son başvuru tarihi 30 Nisan.
Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi Dil ve Eğitim Komisyonu yetkilileri, son başvuru tarihine az zaman kaldığını vurguluyor ve ailelerin duyarlı yaklaşmasını bekliyor.
Çabalar yeterli mi?
Anadilin önemine çokça vurgu yapılan ve çokça yazılıp çizilen bir dönemde, Avrupa’da sürgün hayatı yaşamak zorunda bırakılan Kürtler, anadilini yaşatma ve sonraki nesillerine aktarma çabası içinde. Ancak bu çaba ne kadar yeterli? Bu her zaman bir tartışma konusu olmuştur.
Kürtler açısından Kürtçenin günlük yaşamda en çok kullanıldığı Avrupa’daki kentlerden olan Almanya’nın Bielefeld kentinde, Demokratik Kürt Toplum Merkezi bünyesinde çalışma yürüten dil ve eğitim komisyonunun çabasıyla, bu yılın başında resmi okullarda Kürtçe anadil dersi verilmeye başlandı. Büyük çabalar sonucu okullarda dersler başladı ancak yetkililer, mevcut gidişattan da memnun görünmüyorlar.
“Bu daha başlanıç, ancak şimdiki durum Bielefeld’deki potansiyelimizi yansıtmıyor” diyen Demokratik Kürt Toplum Merkezi Dil ve Eğitim Komisyonu Sözcüsü Zerife Hüsein, ailelerin ilgisizliğinden şikayetçi.
Hüsein mennuniyetsizliğini şu cümlelerle ifade ediyor: “Bugün itibariyle 7 okulda resmi olarak Kürtçe’nin Kurmancî lehçesiyle dersler veriliyor. Yaklaşık 70 tane ilk ve ortaokulun olduğu Bielefeld kentinde sadece 7 okulda ders verilmesi bizim ayıbımızdır. Oysa hemen hemen tüm okullarda yeterince Kürt öğrenci var.”
Örgütsüzlüğü yaşamak!
Örgütlülük içinde örgütsüzlük durumu yaşadıklarını belirten Hüsein önümüzdeki yıl ki eğitim öğretim dönemi için son başvuru tarihinin 30 Nisan’da sona erdiğini belirterek ailelere çağrıda bulundu.
Hüsein devamla, “21 Şubat Dünya Ana Dil Günü vesilesi ile düzenlenen panele katılan Bielefeld Eğitim Dairesi yetkilisi bizzat bize ‘anadil eğitimi için daha fazla başvuru yapılmalıdır’ demişti. Bir Alman bize ‘anadilin için başvuru yap’ çağrısı yapıyor. Aslında trajik bir durum. İmkanları değerlendirmeme gibi bir handikap içindeyiz. Önümüzdeki yıl için başvuru 30 Nisan’da sona eriyor. Yani önümüzdeki yıl okullarda Kürtçe dil dersi verilmesi için ailelerin, 30 Nisan’a kadar başvuru formunu doldurup çocuklarının gittiği okul sekreteryasına teslim etmeleri gerekiyor. Bu konuda aileler, kendi aralarında da ilişki kurarak birlikte hareket edebilirler ya da Demokratik Kürt Toplum Merkezi üzerinden bizimle de ilişki kurabilirler. Okullarda sorun yaşayan aileler hemen bizimle bağlantı kurmalıdırlar. Bu yasal bir hakdır. Kimse çekinmemelidir” dedi.
Dili Kobanê gibi savunmak
Kobanê ve Şengal direnişlerine paralel bir direnişin anadile sahiplenme konusunda Avrupa’da da yaşatılması gerektiğini belirten Hüsein, “Kobanê ve Şengal direnişin sembolleri haline geldi. Bu direniş burada bizim anadile sahiplenme direnişine dönüşmesi gerekiyor. Modern bir toplumda yaşıyoruz. Dilimiz tehlike sınırına doğru gidiyor. Bugün biz varız yarın çocuklarımız. Ana dilimizi yarınlarımız ile buluşturmalıyız” ifadesini kullandı.
Kürt Aileleri İnisiyatifi
Kentte faaliyet yürüten bir başka oluşum ise Kürt Aileleri İnisiyatifi. İnisiyatif’in daha çok eğitim kurumları ile aileler arasında iletişim köprüsü görevi gördüğünü belirten İnisiyatif Sözcüsü sosyal pedagog Mahmud Koyun, “Yeni bir oluşum olduğumuz için çok etkili bir çalışma yürüttüğümüzü söyleyemeyiz. Özellikle Kürtçe dil dersi verilen okullar ile iletişim içindeyiz. Bu okullarda başlayan dil derslerini yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde okul müdürleri ile görüşmeler talep ediyoruz. Amacımız Kürtçe dil dersi verilen okul sayısını arttırmak ve aileleri bu konuda duyarlı hale getirmektır. Bunun yanı sıra kentimizde yaşayan Kürdistanlı aileler arasında ilişki bağlarını geliştirerek inisiyatifimiz ile ilişki bağı içinde yer almalarını sağlamaktır” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
Mesleği gereği aileler ve gençlerle çalıştığını dile getiren Koyun, “Anadil ile Almanca üstlendikleri rol gereği karıştırılıyor. Anadil aile içindeki temel yapı taşı gibidir. Bu temel yerinden oynadı mı herşeyi etkiliyor. Aile bireyleri arasındaki iletişimden tutun kültürel yapıya kadar her şeyi olumsuz etkiliyor. Oysa Almancanın rolü farklıdır. Yaşadığımız ülkenin dilidir. Eğitim dilidir. Yaşam dilidir. Bunu kimse reddetmiyor” tespiti yaptı.
Özellikle Kürt ailelerde gençler arasında anadilin hemen hemen kullanılmadığına dikkat çeken Koyun, bu durumun tehlikeli olduğunu dile getirerek okullarda başlayan Kürtçe dil derslerine katılımın önemli olduğunu ve ailelere önemli sorumluluk düştüğünün altını çizdi. “Anne babalar çocuklarını derslere katılmaya ikna etmelidirler. Ailelerimiz başvuru yapması İnisiyatifimizin gücüne de güç katacaktır” diyen Koyun, önümüzdeki yıl için başvurular, 30 Nisan’da sona erdiğine dikkat çekti.
Büyük sorumluluk gerektiriyor
Resmi okullarda verilen anadil eğitimine ilişkin görüşlerini aldığımız Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Vakkas Sabancı ise her Kürdistanlı ailenin anadil eğitimine büyük bir sorumlulukla yaklaşması gerektiğini belirtti.
Sabancı şöyle konuştu: “Biz Demokratik Kürt Toplum Merkezi olarak Bielefeld kentinde yaşayan halkımıza karşı sorumluluk duyuyoruz. Kültürel, politik, siyasi, sosyolojik, kadın, gençlik, ekoloji gibi konularda elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bazı sorunlar ve pratik çalışmalar var ki bizim için ekmek ve su kadar çok önemlidir. Bunlardan biri de anadil eğitimidir. Kurumumuza bağlı Dil ve Eğitim Komisyonumuzun uzun uğraş ve çabaları sonucu Bielefeld’de resmi okullarda elde ettiğimiz ana dil eğitimi bizim için çok önemlidir. Fakat bu derslere katılım sağlanarak sahip çıkılmaması durumunda iptal edilmesi tehlikesi vardır. Kentimizde yaşayan aileler çocuklarını derslere göndermeliler. Çünkü anadil bizlerin sürgün hayatına çıkış nedenlerinden birisidir aynı zamanda anadili yasaklı bir halkız. Bu gerçeklik işiğinda ailelerimiz sorumluluk duyarak çocuklarını derslere göndermeye gayret etmeliler. Hatta kendilerini mecbur hissetmeliler.”
Sabancı son olarak ailelere çağrıda bulunuyor: “30 Nisan’a kadar kayıtlı olmayan öğrenciler velileri aracılığı ile kayıt yaptırmaları gerekiyor. Kayıt formları Toplum Merkezimizden temin edilebilir. Bu konuda her anne baba sorumluluk duymalıdır. Bu iş hepimizindir. Ana dile sahip çıkmak bir onurdur. Ana dile sahiplenmek insani ve vicdani bir sorumluluk gerektiriyor.”
Bu yıl test edilecek
Bielefeld’de 7 resmi okulda verilen derslerin öğretmenliğini yapan Kürt Öğretmenler Biriliği Başkanı Mamoste Abdulqadir Ulumaşkan da derslere ilginin yeteri düzeyde olmadığına dikkat çekiyor. Ulumaşkan şu şekilde konuştu: “Bu yıl aslında Bielefeld Eğitim Dairesi Kürtlerin anadiline sahiplenmesini test ediyor diyebiliriz. Sene başında 6 okulda 150 öğrenci ile başladığımız dersler, 7 okulda 130 öğrenci ile devam ediyor. Derslere katılım daha çok Güney Kürdistanlı öğrencilerden. Öğrenci sayısının arttırılması gerekiyor ve bu konuda Dil ve Eğitim Komisyonu ve Kürt Aileleri İnisiyatifi’ne büyük görevler düşüyor. Anadili sahiplenme sloganvari olmamalı. Bu yıl Bielefeld’de yaşayan Kürdistanlılara, verilen büyük emekler karşılığı bir fırsat sunuldu. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. 16 Türkçe öğretmeninin olduğu bir kentte sadece bir Kürtçe öğretmenin olması ve 130 öğrencinin derslere katılması kabul görmemelidir. Önümüzdeki yıl için başvuru süresi halen devam ediyor. 30 Nisan’a kadar ailelerimiz okullara başvurularını yapmalıdırar. Çocukları için Kürtçe anadil dersi talep etmelidirler. Bir okulda 15 öğrenci başvurusu olması yeterli olacaktır.”
MURAT MANG / BİELEFELD