Dengbêj Xalide, kadın olarak karşılaştığı zorlukların yanısıra genç bir kadın olarak da kuşaktan kuşağa aktarılan kültürün başarılı bir örneğidir. Üstelik eğitmen ve sanatçı olarak bu kültürü sadece pasif olarak taşımıyor, tam tersine bunu aktarmaya çalışıyor. Hem gençlere hem kadınlara mesaj veriyor.

Eleonore FOURNIAU

Kürt müziğinde önemli bir yer tutan dengbêjlik ile son yıllarda tanıştım. 2010 yılında Türkiye’nin halk müziğini öğrenmek için İstanbul’a gittim. Bunun için bir süre özel ders aldım ve İTÜ konservatuarında misafir öğrenci olarak okumaya başladım. 2012’da Fransız bir kadınla tanıştım. Bana “dengbêj” dersleri aldığını söyledi. Daha sonra yaşamımda özel bir yer tutan dengbêj kelimesini ilk defa ondan duydum. Dengbêj Xalide ile çalışıyordu. Bu arkadaşım sayesinde ben de Xalide hocamla tanışıp ders almaya başladım.

Xalide hocam, derslerde dengbêj parçalarını çalışmaktan ziyade, gırtlak eğitimi ve egzersizlere ağırlık verdi. Nefes egzersizleriyle başlayıp ardından esnetme, telaffuz, gırtlak alıştırmaları ve serbest ezgi çalışmaları yapıyorduk. Kürtçe’yi doğru telafuz edebilmem ve her harfi doğru çıkartabilmem için alıştırma uyguluyordu. Bazen dakikalarca sadece bir harf veya bir gırtlak tekniği üzerinde duruyorduk. Bana “Bir gün kendi parçalarını yazarsın” diyordu. Acelemiz yoktu ve zaman ayırıp sabırla çalıştık. Her hafta derse gelme şansım olmasa da, her geldiğimde çalışacak malzemeleri biriktiyordum. İşte bu sabır, bu tekrar, bu azim sonuç almada oldukça faydalı oldu. Dengbêj Xalide, kendi kendine başarılı bir çalışma metodu üretip başarıyla uyguladı. Pedagojik yeteneği oldukça güçlüydü. Bana öğrettiği parçaların birçoğu kendi ailesine ait ya da kendi söylediği parçalardı. Bu nedenle öğrendiğim parçaları sahnede pek icra etmedim. Bu parçaları daha çok çalışmak için bir temel olarak görüyordum.

Dışarıda aldığım akademik eğitimin yanısıra bu durumda hoşuma giden şey, aldığım dengbêj derslerinin daha çok geleneksel “usta-öğrenci” kavramına uymasıydı. O söylüyordu, ben dinleyip tekrar ediyordum. Dengbêj Xalide’nin hem aileden hem de Kürdistan’dan edindiği bir alt yapı vardı. Bununla birlikte eğitimde nadir görülen pedagojik bir yaklaşımı vardı. Ama akademik yöntemlerden de uzaktık. Örneğin notaları hiç kullanmıyorduk ve buna gerek de yoktu.

Müzik eğitimiyle bana oldukça şey kazandıran Dengbêj ­­Xalide’nin sıra dışı bir yaşamı var. Birçok kadın gibi sanatını icra etmeden önce karşılaştığı zorluklar oldu.

Son yılların kadın dengbêjleri arasında yer alan Dengbêj Xalide, 1978 yılında Lice’de doğdu. Aslen Elazığlı ve Beritan aşiretinin bir üyesi. Dengbêjlik sanatını ise ailesinden miras aldı. Dengbêjliğin antolojisine rehber tutan ve kendisi de dengbêj eserleri okuyan babasının yanısıra kadın dengbêj olarak teyzesinin de sesi çok güzeldi ve ondan etkilenip kilam söylemeye başladı. 2005 yılında bu yeteneğini daha da geliştirip kadın dengbêj olmayı karar verdi. Bu alanda gerçek kimliğini kazanmasıyla birlikte, kadim bir hafıza ve Kürt kültürünün en temel sanat değerlerinden olan dengbêjlik geleneğinin korunması ve geleceğe taşınması için çalışarak bunu bir görev olarak üstlendi.

Dewreşê Evdî, Dengbêj Xalide’nin kararlaştığı eser. “Were Yeman” parçası ise halkta karşılık buldu ve divanlarda kadın bir dengbêj olarak kendini ifade etmesini sağladı. Şu anda hem ders veriyor, hem de Mezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde kurulan Dîwana Dengbêjan’da sanatsal hayatına devam ediyor.

Ama konu kadın olunca, her alanda olduğu gibi elbette dengbêjlikte de hiçbir şey kolay değil. Bu kültürün erkeklere ait olduğu iddia edilen bir ortamda bir kadın olarak hareket etmek ve kendini ifade etmek çok zor. Maalesef Dengbêj Xalide hocam da bu durumda istisna değil. Özellikle annesi bu sanatı icra etmesinde oldukça engel çıkarıp baskı yaptı. Örneğin bağlama kursuna 2 yıl boyunca gizli gitmek zorunda kaldı. Annesi “Bırakmazsan babana söylerim” diye tehdit etmişti. Bunun üzerine kendisi gidip babasına anlatmış ve düşünülenin aksine babası onu desteklemiş, bu alanda gelişmesini, çalışma yürütmesini istemişti. Babasıyla dengbêj arşivlerini açıp saatlerce dengbêjleri konuşuyorlardı. Bu hikayede vurgulamak istediğim; ne yazık ki en büyük psikolojik baskı kadın tarafından uygulandı. Bu durum kadınların aktif bir şekilde erkek egemenliğine katıldığını ve bundan beslediğini de gösteriyor. Yoksa bu baskılar o kadar derin şekilde toplumda kök salamazdı.

Bu arada daha geçen konserimde İran coğrafyasından geldiğini belirten Kürt bir kadın, bana kadın olarak kendilerini ifade etmenin çok zor veya imkansız olduğunu söyledi. Ayrıca “Siz Kürt kadınların sesisiniz”  deyip beni çok duygulandırmıştı.

Dengbêj Xalide, kadın olarak karşılaştığı zorlukların yanısıra genç bir kadın olarak da kuşaktan kuşağa aktarılan kültürün başarılı bir örneğidir. Üstelik eğitmen ve sanatçı olarak bu kültürü sadece pasif olarak taşımıyor, tam tersine bunu aktarmaya çalışıyor. Hem gençlere hem kadınlara mesaj veriyor.

Halen bu kültürü taşıyan çok sayıda insan var. Ama ne yazık ki ne kendileri bunun aktarılması gerektiğinin farkında ne de onların çocukları bu kültür mirasının ne kadar zengin, değerli ve aynı zamanda kaydolmaya muhtaç olduğunun farkında. Genç jenerasyon Türkçe söylemeyi tercih ediyor, Kürtçe’de ise daha çok arabesk ve pop tarzına eğilim var. Bazen kültürel hazineyi ve bunun yaşamımıza yansıyan zenginliklerini bulmak için çok uzaklara gitmeye gitmeye, farklı mekanlarda araştırmaya gerek yok. Maalesef bunun çok farkında değiller.  Oysa ki kendi ailelerindeki büyüklere bakmaları, onları dinlemeleri yeterli.  Keşke derleme ve arşivleme refleksleri olsa da o değerli sesleri kaydedebilseler. Yoksa tüm bu değerler onu taşıyan insanlarla birlikte toprağın altında kaybolur.

 

Dengbêj parçalarının bir örneğini Eleonore Fourniau’nun Youtube hesabından dinlenebilir.