KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, yazılı bir açıklama yaparak bombalı saldırıları kınadı. HDP’ye saldırıların yeni bir aşamaya taşındığına ve saldırıların öldürme kastıyla yapıldığına dikkat çeken KCK, bombalamaların “tesadüfen ya da bireysel tepkiler sonucu” değil, AKP’nin düşmanlık üzerine kurduğu seçim propagandası ve hedef göstermesiyle bağlantılı olarak gerçekleştiğini ifade etti. 


Saldırılar sürebilir

Saldırının sorumlusunun da AKP Hükümeti olduğunu belirten KCK açıklaması şöyle devam etti:

“AKP’nin saldırgan dili düşünüldüğünde daha büyük saldırıların gerçekleşmesi de beklenmelidir. Şu açıktır ki, AKP’nin seçim kampanyasında kullandığı saldırgan, karşıtlaştırıcı ve ötekileştirici dil 1960’lı- 1970’li yıllarda kullanılsaydı kesinlikle bir iç savaş çıkardı. AKP yetkilileri her türlü hassasiyetleri, önyargıları kaşımakta ve tahrik etmektedir. Kürt siyasetine yönelik hiçbir dönemde kullanılmayan dil bu dönemde kullanılmaktadır. Eğer toplumsal çatışmalar olmuyorsa bunun nedeni farklı etnik ve inanç topluluklarının ve Kürtlerin sağduyulu davranarak AKP’nin tahriklerine ve provokasyonlarına gelmemesidir. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ‘Kürt sorunu yoktur, Kürt sorunundan söz edenler bölücüdür, ayırımcıdır’ demektedir. Özellikle HDP hedef gösterilmektedir. Bu nedenle daha önceki seçimlerden daha fazla HDP bürolarına saldırı yapılmaktadır. Tüm bu saldırıların sorumlusu, HDP’yi düşman ve tehlikeli olarak gösteren AKP hükümetidir. İster AKP hükümeti ve ona bağlı istihbarat örgütleri yaptırsın, isterse AKP’lilerin saldırgan dilinden durumdan vazife çıkaranlar yapsın, sorumlusu AKP hükümetidir.


AKP en tehlikeli parti

Zaten şimdiye kadar bu saldırılar için tek bir söz söylememişlerdir. Birkaç gündür AKP hükümeti bu saldırılar karşısında neden sesini çıkarmıyor diye teşhir edilince, son olaylar konusunda kınama mesajları yayınlamak zorunda kalmışlardır. Buna karşı HDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, ‘Saldırgan üslupla konuşmayı bıraksınlar, kınamaları kendilerine kalsın” demiştir. Bizce de Erdoğan ve AKP sözcüleri uğursuz ağızlarını kapatsalar en hayırlı şeyi yapmış olurlar.”

HDP’nin barajı aşmasının kendi otoriter düzeni kurma isteğini engelleyeceğini gören AKP’nin  seçime müdahale ettiğini kaydeden KCK, “HDP’ye yönelik kullanılan dil ve gerçekleştirilen saldırılar seçimde AKP’nin kaybetmesini engellemeye yönelik bir müdahaledir. AKP oyla, seçimle zayıflamayı kabul etmemektedir. Bu zihniyet ve ruh hali AKP’yi çok tehlikeli hale getirmiştir. Şu anda Türkiye için en tehlikeli konumdaki parti AKP’dir” dedi. 


Oylarınızla cevap verin

KCK devamla şu uyarılarda bulundu: “AKP, HDP’nin barajı aşmasını sindirmeli, düşmanca politikalardan vazgeçmelidir. Kürt halkıyla gerilim yaratmak, Kürt halkının on yıllardır yürüttüğü mücadeleyle ortaya çıkarmış olduğu demokratik iradesini yok saymak, Kürtlerin Türkiye halklarıyla buluşmasını ve Meclise girmesini engellemek Türkiye’nin hayrına değildir. AKP’nin de hayrına olamaz. AKP Hükümetini bir daha bu saldırgan dilden, üsluptan, saldırıları kışkırtmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Halklarımızın birliği ve demokratik iradesinin önüne geçmek demokrasi ve Türkiye düşmanlığıdır.”

KCK, bu saldırılarla AKP’nin asıl olarak Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen halkı sindirmek istediğine de dikkat çekerek, demokrasi güçlerini AKP provokasyonlarına karşı tepkilerini ortaya koymaya; oylarıyla da HDP’nin seçimden başarılı çıkmasını sağlamaya çağırdı. 


KJK: HDP’yi sahiplenme günü

KJK Koordinasyonu da yazılı açıklamasında HDP’ye saldırının halkların birliğine, kardeşliğine yapılan bir saldırı olduğunu belirtti. 

“Bu saldırıları yapan güçlerin dayandığı merkezler bilinmeyen merkezler değildir. Türkiye iktidar güçlerinin dayandığı özel savaş birimlerinin örgütleyip yürüttüğü bu kirli saldırılar ile Türkiye toplumu istikrarsızlaştırılmak isteniliyor” diyen KJK açıklamasında şunlar belirtildi: 

“Provokatif çabalardan medet umar hale gelen AKP yoğunlaştırdığı bu kirli saldırılarla halklarımızın örgütlü iradesi karşısında ne denli korktuğunu da gözler önüne sermiştir. Amaç 7 Haziran öncesinde halklarımıza karşı çatışma ve gerilim ortamını tırmandırmaktır. Bizler de diyoruz ki bu ülkede eşitlik ve kardeşlik siyaseti bedeli ne olursa olsun kazanacaktır.   

Bu anlamda biz kadınlar olarak da HDP’yi kadın partisi bilerek faşist cephenin tüm çirkin, provokatif saldırı girişimlerine rağmen inatla, azimle, inançla, barış ve kardeşliğin diliyle her yerde olacağız.  Her yerde tüm saldırılara rağmen varız- var olmaya devam edeceğiz.

Tam da bunun için diyoruz ki, tüm halkımız, kadınlarımız,  adaylarımız, hepimiz, büyük bir inançla, devrimci ruhla,  bu hamle sürecini 7 Haziran’da zafere taşımanın tarihsel göreviyle karşı karşıyayız. Bu değerlerimize, şehitlerimize karşı bir borçtur. Bu vesile ile bir kez daha halklarımıza, gençlerimize ve de kadınlarımıza diyoruz ki gün onuruna, demokratik değerlerine sahiplenme günüdür.” 


ANF/BEHDİNAN