‘Almanya’da Eğitim 2018’ başlıklı rapor açıklandı. 362 sayfalık raporda, eğitim kalitesindeki düşüşten, ücret eşitsizliğine kadar birçok konu verilerle sunuluyor.

NİHAL BAYRAM / MAİNZ

Almanya 2018 eğitim raporu çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Yuva ve okulların durumu artan çocuk ve genç sayısına cevap verecek kadar iyi değil. Giderek açılan iyi eğitime sahip olanlarla olmayanlar arasındaki fark, iş hayatındaki büyümeyi tehdit ediyor.

‘Almanya’da Eğitim 2018’ (Bildung in Deutschland 2018) başlıklı rapor, Almanya’da Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanları Kurulu Konferansı (Kulturministerkonferenz–KMK) Başkanı Helmut Holter, Federal Eğitim ve Araştırma Bakanı Anja Karliczek (Bundesministerin für Bildung und Forschung-BMBF) ve Alman Uluslararası Eğitim Araştırma Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Kai Maaz (Deutsches Institut für Internationale Pädagogische Forschung-DIPF) tarafından açıklandı. 362 sayfalık rapor ile eğitim kalitesindeki düşüşten, ücret eşitsizliğine kadar birçok konuya dikkat çekildi.

Federal Eğitim Bakanı Anja Karliczek rapora ilişkin yaptığı açıklamada “Sosyal arka plan, halen eğitim başarısı üzerinde çok büyük bir etkiye sahip” dedi. Almanya’da eğitim, araştırma ve bilim alanındaki harcalamar/giderler 2015 yılında 274 milyar 100 milyon Euro iken, 2016 yılında 281 milyar 7 milyon Euro’ya ulaştı. Almanya genelinde 2016 yılında toplam 17 milyon 100 bin öğrenci eğitim aldı. Buna bağlı olarak öğrenci başı giderlerin/harcamaların 2005 yılında 4 bin 900 Euro iken, 2016 yılında 6 bin 900 Euro’ya yükseldi.

Diploma alamayanlar arttı

2016 yılında 49.300 öğrenci ortaokul diploması bile almadan okulu bıraktı. Bu da önceki yıllara göre yüzde 6 artış anlamına geliyor. 9. sınıf öğrencisi her 10 gençten biri bu sınıf seviyesine uygun bir şekilde okuyamıyor. Buna karşılık, lise mezunlarının oranı on yıl içinde yüzde 34’ten yüzde 43’e yükseldi. Almanya genelinde 18 ile 40 yaş arası olanların yüzde 57’si yüksek lise diplomasına (Hochschulreife) sahipken, aynı yaş grubunda olanların yüzde 41’inin ise düz lise ’Hauptschulabschluss’ diplomasına sahip oldukları tespit edildi.

Erken yaşta kreş başarıyı artırıyor

Rapora dikkat çekici bir ayrıntı ise çocukların yuvalara (Kindergarten) erken verilmesi. Almanya’da bir yaşında kreşlere verilen çocukların oranı 2006 yılında yüzde 11,6 iken, 2017 yılında yüzde 36,6 orana yükseldi.

Yapılan bilimsel araştırmaya göre iki yıldan fazla  anaokulunda (Kindergarten) kalan çocuklar okula başlarken daha kolay hesaplamayı ve okumayı öğreniyor. Bunun olumlu bir gidişat olduğu vurgulanan raporda, ebeveynlerin çocuklarını  erken yaşta yuvaya göndermeleri okul başarısı için öneriliyor.

Göçmenler diplomasız

Raportörlerden Prof. Dr. Kai Maaz bu tablo karşısında eğitim alanlar ve almayanlar arasındaki uçurumun da büyüdüğüne dikkat çekti. Prof. Dr. Maaz, okulu yarıda bırakıp diplomasız olan gençlerin büyük bir çoğunluğunun göçmen gençler olduğuna işaret etti. Maaz, 2016 yılında göçmen gençlerden 10 bin 800’ünün diplomasını almadan okulu bıraktığını açıkladı. Bu gidişatı etkileyen 3 risk faktörü olduğunu ifade eden Maaz şunları belirtti: “Birinci faktör ekonomik durum, ikinci faktör sosyal durum, üçüncü faktör ise anne veya babanın mesleki yeterliliği.”

Ebeveynler etkiliyor

Okuldaki başarı hala sosyal olarak ait olunan çevreye –işçi çocuğu, işsiz çocuğu, akademisyen çocuğu- bağlı. Ebeveynleri lise mezunu olmayan gençlerin dörtte biri, ebeveynleri akademisyen olanların ise dörtte üçünden fazlası yüksek öğrenim görüyor.

Zengin-Fakir, eğitimli-eğitimsiz, işçi-işsiz arasındaki toplumsal makas giderek açılıyor. Rapora göre yüksek okul (Hochschulabschluss) mezunu olan anne veya babaların çocuklarının yüzde 79’u da üniversite okurken, mesleki eğitimi olan ve lise diploması olmayan anne veya babaların çocukları ise yüzde 24’ü üniversite okuyor.

   

İlkokulda uçurum büyüyor

Raporun diğer bir konusu ise ilkokul öğrencileri. İlkokulda çocukların performans düzeyi arasındaki uçurumun büyüdüğü ifade edilirken, en belirgin şekilde okumada bu farkın görüldüğüne vurgu yapıldı. 2016 yılı verilerine göre, 49 bin 300 öğrencinin ortaokul diploması almadan okulu bıraktığına işaret edilen raporda, diplomasız gençlerin ileriki yıllarda ‘Jobcenter’ adlı Alman devletinin sosyal yardım zincirine bağlanacakları öngörülüyor.

Eğitimci yetmiyor

En fazla sorun yaşanan alarlandan biri de kreş ve yuvalar. Almanya genelinde toplam 600 bin eğitmen çocuk yuvalarında görev yapıyor. Bu rakama mesleki eğitim yapanlar da (Ausbildung) ekleniyor. 2018 eğitim raporuna göre, yuvalardaki çocuk sayısı 2006 ile 2017 yılları arasında 363 binden 553 bine yükselirken; 2025 yılında Almanya’da çocuk yuvalarında toplam 313 bin yeni eğitmene/bakıcıya ihtiyaç olacak. Fakat raporun sunduğu verilere göre şu an mesleki eğitim yapanların sadece 274 bini 2025 yılında eğitmen olarak çalışmaya başlayabilecek.

Siyaset için uyarıdır

Yuvalarda çocuk sayısının yükselmesi ve doğum oranındaki artışın mülteci göçünden kaynaklı olduğuna işaret ediliyor. Raporda ‘bu endişe verici gidişattan yuvada yeterince bakım ve ilgi göremeyen çocukların etkileneceği, eğitmenlerin de artan çocuk sayısından dolayı iş yükünün altından kalkamayacakları’ belirtildi.

KMK Başkanı Helmut Holter konuya ilişkin yaptığı açıklamada bu gidişatın siyaset için bir “uyarı” olduğunu belirtti.

Eğitimli de olsa kadınlar az kazanıyor!

Kadın ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliğinin aşılmasında eğitim ise yetersiz kalıyor. Raporda, eğitimli kadın ve erkekler arasındaki gelir/ücret farkına işaret ediliyor.

Eğitimli bir kadın, eğitimsiz bir kadına göre saat ücreti 8 Euro daha fazla alırken; eğitimli bir erkek ise eğitimsiz erkeğe göre saat ücreti 9 Euro daha fazla alıyor.

Fakat eğitimli olanlar arasındaki ücret farkı eğitimsizler ile benzer bir uçurumu gösteriyor. Rapora göre kadın akademisyenler ortalama 12.90 Euro saat ücreti alırken, erkek akademisyenlerin ortalama saat ücreti ise 16.10 Euro.

Kaynak: https://www. bildungsbericht.de