Tarihte de kadına uygulanan kırım yönteminin kadının düşürtülüşü ardından, toplumun tüm üyelerine uygulanması ve nihayetinde toplumun ‘karılaştırılması’ soykırımın çıkış zihniyeti hakkında bilgiler vermektedir. Soykırım uygulamaları, kadın soyu üzerinden gerçekleştirildikten ve hegemonyanın temel bir yöntemi olarak benimsedikten sonra, yaygınlaştırılmakta. Bir insanı öldürmek, hatta öldürmeye teşebbüs etmek, suç sayılıp karşılığı ceza olarak belirleniyorsa, binleri öldürmek neden suç sayılıp cezalandırılamaz? Ölüm listelerini açıklayan, ölümler gerçekleştirildikten yıllar sonra ölümün eşiğine gelmişken bunun itirafını yapanlar, temiz bir vicdanla cennette kendine bir yer kapma hevesinde olabilirler ama biz onları affedemeyiz.
Bir ulusal kesimi ortadan kaldırmak için, o gruba ait en temel hayati kaynaklarını yok etmeyi amaçlayan çeşitli hareketlerden oluşan örgütlü bir plandır soykırım. Bir ulusa ait siyasi ve toplumsal kurumların, kültürün, dilin, ulusal hislerin, dinin ve ekonomik varlığın tahrip edilmesi ve bu gruplara dahil kişilerin bireysel güvenlik, özgürlük, sağlık, onur ve hatta yaşamlarının yok edilmesi hedeflenerek soykırım gerçekleştirilir.
Tarihte gerçekleştirilen soykırımlara baktığımızda, görünür sebeplerin dinsel ve etnik kökenle ilgili olduğunu görebiliriz. Ama tarihsel gerçekler, dinsel ve etnik gerçeklerin soykırım için sonuç alıcı birer gerçekçe, soykırımı gerçekleştirenler için kesin bir şart olduğunu söylemektedir. Faşist zihniyet etnik-dinsel gerekçeyi ön plana çıkarsa da beslediği emperyalist zihniyetin kökeninde ekonomik sebeplerin de önemli bir rol oynadığı inkar edilememektedir. Avusturalyalı yerli kabile Aborijinlerin katledilmesi bunun ilk örneğini teşkil etse de, Yahudi ve Ermeni soykırımlarında da bu sebeplerin varlığı inkar edilemez.
Diyarbakır D Tipi Cezaevi