
İstanbul 2. bölgeden adayı Filor Uluk, HDP bileşeni tek Ermeni örgüt Nor Zartonk'un adayı. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki rejimlerin yok saydığı, imha ettiği halkların özgürlüğünü, eşitliğini savunduğu ve yeni bir yaşam kurmayı vaat ettiği için HDP’yi seçtiğini belirten Uluk, "Kendi sözümü kendim söylemek, daha doğrusu sözümüzü söylemek için HDP'yi seçtim. Ermenileri ilgilendiren konuların asıl muhatabının Ermeniler olduğunu kabul ettiği için HDP’yi seçtim. Kadınlara eşit temsiliyet ve tüm ötekileştirilenlere kendilerini ifade etme olanağı sağladığı için HDP'yi seçtim. Tek tipleşmeye karşı, bugüne kadar üstü örtülmeye ve asimile edilmeye çalışılan tüm inançların, kültürlerin yeniden yaşam bulmasının adresinin HDP olduğuna inandığım için, HDP’yi seçtim" diyor.
"Gri olan meclis, HDP’li vekiller ile nihayet renklenip, zenginleşecek" diyen Uluk ekliyor: "Hıristiyan inancına göre yaşayan vekiller ibadet etmek için belki de mecliste şapel isteyebilecekler. Ben şahsen bir milletvekili olarak bu haklarımı talep ederim."
Bu söylem 1915'in devamı
Ermeni soykırımının 100. yılında hala Türkiye'nin inatla soykırımı inkar ettiğinin altını çizen Uluk, Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ın açıklamalarına işaret ederek şunları belirtiyor: "Cumhurbaşkanı resmen bu topraklardaki 4 bin yıllık geçmişimizi yok sayarak, toplam nüfusu 100 bini bile bulmayan Ermenileri tehcirle tehdit etmekle kalmadı, 1915 soykırımıyla ilgili olarak, 'Ermeniler tehcirin kapılarını bizzat kendileri araladılar' dedi. Günümüz koşullarında dahi böyle tehditkar ve inkarcı konuşan bir zihniyet varken, Ermenilere dair devlet politikalarının değiştiğini nasıl söyleyebiliriz? Bu söylem 1915'in devamı niteliğindedir. Bir dünya düşünün ki neredeyse tüm devletler Ermeni soykırımını kabul ederken, Türkiye etmiyor."
Ermeniler ne istiyor?
Uluk "yapılması gereken çok basit" diyerek talep ve beklentilerini ise şöyle sıralıyor:
* 1915'in faillerini ifşa edip suçlu olarak tanımak,
* Ermenilerin taşınır, taşınmaz mallarının, maddi manevi tüm kayıplarının tespit edilebilmesi için kadastro dahil tüm arşivleri erişime açmak,
* Ermenistan hükümeti ve Ermeni diasporanın temsilcileri ile aracısız, birebir muhatap olmak,
* Türkiye’nin 1993 yılında tek taraflı olarak kapattığı ve hala kapalı tuttuğu Ermenistan sınır kapısını ön koşulsuz açıp, Ermenistan'a uygulanan ambargoyu kaldırmak,
* Diaspora Ermenilerinin koşulsuz olarak vatandaşlığa geçirilmesi,
* Tüm kültür ve eğitim kurumlarından Ermeni karşıtı söylemlerin çıkarılması, soykırımın ideolojik ve pratik izlerini taşıyan cadde, sokak, kurum, kuruluş isimlerinin değiştirilmesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesinin kaldırılması,
* Maddi tazminatların Türkiye'de yaşayan Ermenilerin oluşturacağı bir vakıfta toplanarak tasarrufunun onlara bırakılması,
* 100 yıldır tüm haklarından mahrum bırakılan Ermenilere 100 yıl boyunca anadilde eğitim ve sağlık başta olmak üzere, tüm kamusal alanlarda vergi muafiyeti tanınması.
* Tabii ki hükümet Ermeni soykırımını tanımalı ve af dilemeli.