HDP'den Siirt Milletvekili seçilen Meral Danış Beştaş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Pervin Buldan'a yönelik tehditlerine “Bu bir mafya yöntemidir. Biz bu tehditlere pabuç bırakmayız, bunu bilsinler" sözleriyle yanıt verdi. 24 Haziran seçimlerinde Meclis’in üçüncü büyük partisi olan HDP, Siirt’te de 77 bin oyla sandıktan birinci parti olarak çıktı. Kentte HDP’den milletvekili seçilen Meral Danış Beştaş, seçim süreci boyunca maruz kaldıkları baskıları değerlendirip, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Eş Genel Başkanları Pervin Buldan’a dönük tehdidine yanıt verdi. ‘EFRİN, SEÇİM OPERASYONUYDU’ İktidarın tüm baskı politikalarına rağmen seçimlerde başarılı olduklarını söyleyen Beştaş, seçim kararını Efrin'e yönelik başlatılan saldırı döneminde verilmesi üzerinde durdu. Efrin operasyonunu ilk günden bu yana “seçim operasyonu” olarak tanımladıklarını söyleyen Beştaş, "Savaş ile seçim çalışması yapıldı. Seçim kampanyası boyunca savaş ve eril bir dille ötekileştiren, saldırgan, tehdide dayalı bir manzarayla karşı karşıya kaldık. OHAL’in uzatıldığı gün baskın seçim kararı alındı. Bu iktidarın ve koalisyonu MHP’nin o günden planladığı bir şeydi" dedi.   TEHDİTLER SON GÜN DE SÜRDÜ  Bu zaman zarfında iktidarın tek hedefinin HDP'yi baraj altı bırakmak olduğunu belirten Beştaş, şunları söyledi: “Tek adam rejimi ve faşizmin kurumsallaşması için HDP’nin baraj altında kalması gerekiyordu. Seçim çalışmaları boyunca nerdeyse her anımız izlendi. Siirt’te standımız 20 polisle izleniyordu. İnsanların standı ziyaretini bile engellemek istediler. Hukuk dışı, siyaset mekanizmasının ön gördüğü eşit zemin yoktu. Bu yüzden aslında HDP buna rağmen büyük bir başarı kazandı ve barajı yıktı diyoruz. Köyler üzerinde muazzam bir baskı vardı. Savcılar, iş insanları, valiler ‘çalışma’ adı altında köylüleri tehdit ederek, şantaj uyguluyorlardı. Bizzat kendim şahit oldum. Seçimin son günü bile Siirt’te muhtarlar şehir merkezlerine çağrılarak, ‘Sizlerden şu kadar oy istiyoruz’ şeklinde tehdit edildiler. Bunlar Kürt illerindeki düşüş gibi gösteriliyor. Meşru, adil bir seçim yarışı olmamasına rağmen, halkın iradesinin sandığa yansıması için yoğun bir mücadele yürüttük.” Beştaş, bu baskı politikalarına rağmen sandıklardan çıkan mesajın, HDP'siz bir Türkiye olamayacağı olduğunun altını çizdi. Kendilerine verilen her oyun, Kürt sorununun diyalogla çözümü,  eşit ve özgür yaşam talebi ile AKP'nin savaş politikalarına karşı olduğunu ve kendilerine ağır bir sorumluluk yüklediğini söyleyen Beştaş, "Üzerimize aldığımız görev ve sorumluluğunda farkındayız. Bunun gereğini sonuna kadar yerine getireceğiz"  dedi. Beştaş, yine sandıktan çıkan iradenin aslında bir kez daha “tek adam rejimini” istenmemesi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Sanki yüzde 90 halktan onay almış gibi basında lanse ediyorlar. Ama halkın yüzde 50’si buna karşı. Halk demokrasiyi tercih etti. Ama iktidar elindeki güçle seçim sürecini yürüttü. Buna rağmen aslında meşru olmayan bir sonuç ortaya çıktı.” 'MECLİS BİZİM İÇİN DİRENME ALANIDIR' AKP'deki oy kaybına işaret eden Beştaş, bu konuda şunları söyledi: “AKP, MHP’ye çalışmıştır. Özellikle askerin oyları, farklı kombinasyonlarla MHP’nin oyu yükselmiştir. Meclis aritmetiğinde AKP, Anayasa değiştirme çoğunluğunu elde edememiştir. AKP ve MHP birlikte de bunu elde edememiştir. İttifakları nasıl olur, aralarındaki kavgalar nerelere ulaşır bunu zaman gösterecek. HDP olarak mücadelemizi devam ettireceğiz. Meclis bizim için bir temsiliyet organı değil sadece, aynı zamanda bir direnme alanıdır. Geçmişte nasıl direndiysek, önümüzdeki süreçte de buna devam edeceğiz." 'MUHALEFET DEMOKRASİ CEPHESİYLE BÜYÜR' Parti olarak ise, ana muhalefet rolünü üstlendiklerini kaydeden Beştaş, “Faşizmi meşrulaştıran, faşizme giden yolda bazı uygulamaları mubah gören bir yaklaşım söz konusu. Faşizm seçimle gelmez. Buna meşrutiyet kazandırılmasını doğru bulmuyoruz. Demokrasi güçleriyle birlikte mücadeleyi büyüteceğiz. Demokrasi güçlerini birlikte olmaya devam ediyoruz. Muhalefetin büyütmenin yolu demokrasi cephesini büyütmekten geçer” ifadelerini kullandı. 'SOYLU BİZİM ÜZERİMİZDEN MEVKİ DEVŞİREMEZ' Beştaş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Eş Genel Başkanları Pervin Buldan’ı tehdit etmesine ilişkin ise, “Bu bir mafya yöntemidir. Biz bu tehditlere pabuç bırakmayız, bunu bilsinler. Kendisi bulunduğu makamda olayları önlemekle sorumlu ve görevli bir kişidir. Kendi görevini bizim üzerimizden, bizi tehdit ederek aklayamaz. Buna güçlü cevap vermemizin sebebi ona bizim üzerimizden mevki, makam devşirilmesini kabul etmediğimizden. İçişleri Bakanı, AKP’de devam eden bakanlık yarışı için kendini gündemleştirerek, o yolu açmaya çalışmaktadır. Ama buradan ona ekmek çıkmaz”  dedi. MA / Berivan Altan