ABD ile İran arasındaki gerilim, her iki ülkenin en üst düzey yöneticilerinin karşılıklı tehdide varan açıklamasıyla yükseliyor. İran ile BM’nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) ile 2015’te yapılan Nükleer Anlaşma’dan bu yılın Mayıs ayında çekildikten sonra, İran’a karşı ekonomik ambargo ve diplomatik ablukayı derinleştirmek isteyen Trump yönetimi, her fırsatta İran’a karşı oluşturmak istediği cepheyi gündeme getiriyor. ABD Başkanı Donald Trump, neredeyse 53 milyondan fazla takipçisinin olduğu Twitter hesabında, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye büyük harflerle şu yanıtı verdi: „Bir daha asla ama asla ABD’yi tehdit etmeyin aksi halde tarih boyunca bir kaçının yaşadığı gibi bunun acısını çekeceksiniz. Artık şiddet ve ölüme dair kaçık ifadelerinizi sineye çekecek bir ülke değiliz. Dikkat et.“ İran: Trump’ın tweetleri ‘psikolojik savaş’ Bu arada İranlı bir general, ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter üzerindeki tehditlerinin „psikolojik savaşın parçası“ olduğunu söyledi. İsna haber ajansına göre İranlı General Hulam Hüseyin Heypur, „Trump’ın İran’a karşı açıklamaları psikolojik savaş çerçevesindedir. İran’a karşı harekete geçecek durumda değil“ dedi. Heypur, İran halkı ve silahlı kuvvetlerinin düşmanlara karşı ayağa kalkacağını ve amaçlarına ulaşacağını savundu. Ruhani ne demişti? [caption id="attachment_121150" align="alignleft" width="183"] Hasan Ruhani[/caption] Ruhani, başkent Tahran’da ülkesinin büyükelçileri ve misyon temsilcilerine hitap ettiği konuşmasında, Trump yönetiminin İran’ın petrol ihracatını engelleme çabalarını eleştirmişti. İran’ın stratejik derinliğinin doğudan Hint alt kıtası, batıdan Akdeniz, güneyde Kızıldeniz’e ve kuzeyde Kafkasya’ya uzandığını söyleyen Ruhani, „Siyasetten biraz anlayan kişi, İran’ın petrol ihracatını engelleyeceğiz demez. Birçok boğaz var. Hürmüz Boğazı bunlardan sadece biridir. İran’la barış, barışların anası; savaş, savaşların anasıdır. İran’ın petrol satışının engellenmesi halinde, bölgede kimse petrol ihraç edemez“ ifadelerini kullanmıştı. ‘Aslanın kuyruğu ile oynamayın’ Ruhani İran halkının, ülke güvenliği ve çıkarları aleyhine kışkırtmalara boyun eğmeyeceğini dile getirmiş ve Trump’ı ‘yalancı bir zorba’ olarak nitelendirmişti. Ruhani ayrıca „Bugün ABD ile görüşmek teslim olmak ve halkın başarılarını sonlandırmaktan başka bir anlam taşımıyor. Bay Trump! Biz onurlu bir halkız ve tarih boyunca bölgedeki su yolunun güvenliğinin garantörüyüz. Aslan’ın kuyruğuyla oynamayın yoksa pişman olursunuz“ ifadelerini de kullanmıştı. Ruhani’nin bu açıklamasına İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de destek açıklaması yapmıştı. İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidine işaret eden Hamaney, „Cumhurbaşkanı’nın, ‘İran’ın petrol satışının engellenmesi halinde, bölgede kimse petrol ihraç edemez’ açıklaması, İslam Cumhuriyeti’nin konuya ilişkin politikasını ve yaklaşımını ortaya koyan önemli bir açıklamadır“ demişti. Pompeo’dan iddialar Öte yandan İran’a yönelik sert bir açıklama da ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan geldi. Pompeo İranlı yetkilileri mafyaya benzetti. Pompeo, California Eyaleti’ndeki Ronald Reagan Kütüphanesi ve Halkla İlişkiler Merkezi’nde yapılan panelde yaptığı konuşmada „Liderler arasındaki yolsuzluk ve zenginlik seviyesi, İran’ın bir hükümetten çok mafyaya benzer birşey tarafından yönetildiğini gösteriyor“ dedi. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, „İranlıların sesine destek“ başlıklı bir panelde ABD’de yaşayan İranlılara hitap etti.   [caption id="attachment_121149" align="alignright" width="301"] Donald Trump[/caption] Pompeo „Nükleer anlaşma sürecinde, İran’ın artırdığı petrol gelirleri İran halkına gidebilirdi. Bunun yerine teröristlere, diktatörlere ve vekalet milislerine gitti“ ifadelerini kullandı. Pompeo İran’ın Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin de ‘Ayetullahların uluslararası sahtekarlığındaki cilalanmış paravan kişiler’ olduğunu ileri sürdü. İran’ın üst düzey yetkililerini yolsuzluk yapmakla suçlayan Pompeo, İran Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani’nin, İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney sayesinde kamu ihalelerinde yolsuzluk yaparak elde ettiği sermayenin en az 300 milyon dolar değerinde olduğunu savundu. Pompeo, „Çoğu kişi bilmez ama Ayetullah Hamaney’in, Setad adı altında kendi şahsına ait 95 milyar doları bulan kayıtdışı yatırım fonu var. Bu varlık vergilendirilmiyor“ iddiasında bulundu. İran’daki birçok yetkilinin bu yolsuzluklara karıştığını öne süren Pompeo, „Liderler arasındaki yolsuzluk ve zenginlik seviyesi, İran’ın bir hükümetten çok mafyaya benzer birşey tarafından yönetildiğini gösteriyor“ dedi. İran’da rejim karşıtı gösterileri desteklediğini ifade eden Pompeo, „Trump yönetimi İran halkı için sizinle aynı rüyayı görüyor. Bizim çabalarımızla, Tanrının yardımı ile o günler gelecek“ şeklinde konuştu. Pompeo „Ülkenin yönelimini belirlemek en nihayetinde İran halkının sorumluluğunda ancak ABD uzun zamandır sesleri duyulmayan İran halkını destekleyecek“ ifadelerini kullandı. n HABER MERKEZİ