İkinci kez gittikleri Rojava’ya dair izlenimlerini paylaşan Heike Karau ve Thomas Lutz, kadınların kıt imkanlarla ülkeleri, çocukları ve gelecekleri için devrimi nasıl ördüklerini anlattı.

EGÎD EREN / FRANKFURT

Kuzey Suriye Federasyonu’nda faaliyet yürüten Özgür Kadın Vakfı (WJAR), Almanya’dan, aralarında pedagogların da olduğu bir heyeti Rojava’da ağırladı. İkinci kez Rojava’ya giden 5 kişilik heyet, 12 gün boyunca Suriye’de kadın devrimini yerinde görme imkanı buldu. Heyette yer alan sosyal dayanışma uzmanlarından Heike Karau ve Thomas Lutz, 1-12 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin gazetemizin sorularını yanıtladı.

Savaşın geldiği aşama neydi, gözlemlerinizi alabilir miyiz?

Thomas Lutz:

   

KDP, ilk gün Güney Kürdistan üzerinden Qamişlo’ya geçmemize engel oldu; Rojava’ya geçmemizi istemiyorlardı. Daha önce de eğitmen olarak Rojava’ya davet edilmiştik. Bu kez WJAR’ın daveti üzerine gittik. İlk ziyaretimizde savaştan yeni çıkmış Kobanê’de, yeni bir şehir inşa etmek için kollar sıvanmıştı. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Okullar inşa ediliyordu.

Heike Karau:

   

Kobanê’yi yeniden inşa etme çabası büyük bir coşkuyla devam ediyor. Gerçekten de büyük bir çaba harcanıyor. İnşa edilen ‘Keskesora Alan evleri’ hemen hemen bitmek üzere. Yapılan evler, ismini cansız bedeni Bodrum sahiline vuran 3 yaşındaki Kobanêli Alan Kurdî’den alıyor. Halkın olağanüstü bir çabayla, şehirlerini yeniden inşa etmesi bizleri çok mutlu ediyor.

Rojava’da nasıl karşılandınız?

Heike Karau: Büyük bir ilgiyle karşılandık. Birçok kadın kurumu evini bize açtı. Rojava’nın kadın devrimi olduğunu burada bir daha vurgulamak istiyorum. Gerçekten de öyle. Çalışmalar mükemmel yürütülüyor. Yapılan tüm konuşmalarda bir kadın devrimi olarak ifade ediliyor. Rojava’da kadın devrimi gerçekleşiyor.

Onlara birçok soru sorduk. Nasıl bir kadın devrimi yapıldığını, kadınların öncülüğünde nasıl bir savaş verildiğini ve daha birçok soru… Genellikle kadın evlerini ziyaret ettik. Kadın kurumlarının birbiriyle nasıl dayanışma gösterdiklerine şahit olduk. Dayanışmaları mükemmeldi. Kadınlar ülkelerine, çocuklarına sarılmış, onların geleceği için bir yaşam örüyorlar.

Thomas Lutz: Sadece devrim yapanlar değil, şu anda bölgeyi yönetenler de kadın. Çünkü en iyi onlar biliyor ailenin ne olduğunu, toplumun ihtiyaçlarını, çocuklara ne gerektiğini ve nasıl hareket etmek gerektiğini… Ellerindeki kıt imkanlarla yaşadıkları sorunlara çare arıyorlar.

Ortadoğu gibi bir yerde bu felsefe veya perspektif kimden alındı?

Thomas Lutz: 2012 ve 2013’de Rojava’daki kadınlar için büyük bir imkan doğdu. Kobanê’yi özgürleştirdikten sonra, dünya oradaki kadınları örnek aldı. Bence Kürt kadınları kimseyi örnek almak zorunda değil. Kadınlar, o coğrafyada daha farklı bir yaşam inşa etmişler. Savaşta özgür olarak kendilerini hep eğitiyorlar. Eğitime çok önem veriyorlar.

Heike Karau: Özellikle sormadım ama şuna inanıyorum; Kürt kadını savaşarak kendi haklarını elde etti. Başka etkenler olduğunu tahmin etmiyorum. Onların yaşam biçimi sürekli bir savaş; bundan ötürü savaşta kendilerini geliştirdiler.

Thomas Lutz: Kürt Hareketi’nin Bakur’dan da desteği olabilir. Rojava buradan da destek aldı. Kadın derneklerinin çoğunda Öcalan’ın fotoğrafları bulunuyor. Böyle bir liderden güç aldıkları açık.

Kadınlara bu düzeyde özgür alan açan başka bir erkek lider örneği var mı?

Heike Karau: (Gülümseyerek) Biz tanımıyoruz, Öcalan dışında kadınlara bu düzeyde eşit yaklaşan başka bir lideri. Bu çok derin bir mesele.

Kadın devrimi saldırı altında. Avrupa bu saldırılara karşı Rojava’ya destek verebilir mi?

Heike Karau: Korkunç bir şey! Biz de isteriz bu kadınlara dünyanın her yerinde sahip çıkılmasını.

Thomas Lutz:Rojava’daki kadın devrimi, kapitalist ülkelere bir baskıdır. Bu nedenle adları bile söylenmiyor. Avrupa’da kapitalizm sistemi içerisinde yaşayan kadınlar, Rojavalı kadınların devrimini tanır ve öğrenirse, buradaki rejimlere elveda der, onların yanında yer alır. Bu korkudan dolayı kapitalist ülkeler Rojava kadın devrimini anmak istemiyorlar.

Efrîn’e de gittiniz; orada durum nedir?

Thomas Lutz: Efrîn’den Türk ordusunu kovmak için dayanışmaya ihtiyaç var. Efrîn’den Kobanê’ye yerleşen Efrînliler mutlaka doğdukları köy ve şehirlerine geri dönmek istiyorlar. Biz onlara söz verdik, onlarla birlikte çalışacağız. Onlar tekrar Efrîn’e yerleşecek, çünkü Efrîn bir Rojava Kantonu’dur. Bu bir işgaldir. Düşmanı hep birlikte yenmek umuduyla.

Rojava’ya dönük çalışmalarınız devam edecek mi?

Thomas Lutz: Bu dayanışma ziyaretimizi bununla sonlandırmadık. Gelecekte de Rojava’ya gidip geleceğiz. Onlarla birlikte çalışmak en büyük hayallimiz.

Heike Karau: Bu ziyaret bizim için çok küçük bir destekti. Gidip o kadınları tanımamız bizi çok mutlu etti. Onlarla az da olsa böylesi bir dayanışmayı sağladığımız için ayrıca çok mutluyuz. Kürt kadınlardan çok şey öğrendik. Onları örnek alıyoruz. Birlikte çalışmak istiyoruz.