Kar yağmış Dersim'e. Dağlarına kar eteği düşmüş ve inanılmaz soğuk bir rüzgar esiyor. Herkes sıcak giysilere sarınmış; üşümemek için hareket halinde sürekli. Mevsim soğuk, kar soğuk; ama insanların içlerinden sıcaklık yükseliyor. Birbirimizin yüzlerine baka baka, yollara düşüyoruz. İstikametimiz Gazik ve Sixenk mahallelerindeki okullar...

Yaşlı analarımız, kızlarını, torunlarını kollarına sarmış, sandık başına doğru ilerliyor. Fotoğrafını çekmek istiyoruz birinin; "Çekmeyin yavrum. Zaten kime oy vereceğimi biliyorsunuz, değil mi? Kurban olam ben size, hepiniz benim evlatlarımsınız" diyor; insana hem rahatlık hem huzur veriyor, bir anda.
Seçim sabahı anlaşılıyor ki, Dersim zaten çoktan kararını vermiş de seçim gününü beklemiş. Kiminle konuşsak, ya, "Biz kazanacağız; BDP kazanacak" ya da "Onlar kazanacak; BDP kazanacak" diyor.
Okullardaki sandık görevlileri, okul müdürleri ve farklı partilerin görevlileriyle yaptığımız sohbetlerde de aynı tablo ortaya çıkıyor. BDP'li olmayan bir görevli, "Bakın, Allah var, Edibe Arkadaş iyi çalıştı. Bunu kimse inkar edemez. Bu konuda yapacak hiçbir eleştirimiz yok" diyor. Diğer görevli de hemen ekliyor: "Bundan dolayı da BDP kazanır. Buna kesin gözüyle bakmak lazım."
Buradan, Sixenk Mahallesi'ndeki başka bir okula geçiyoruz. Oradaki BDP'li iki kadın görevli öfkeli: "Biz yaşlılarımızı, gazilerimizi ve yürümekte zorlanan insanlarımızı yardım ederek buraya getiriyoruz; onlar gelip bizim kolumuzdan alarak sandığa götürmek istiyorlar. Amaçları son dakikada başka yere oy vermelerini sağlamak. Olmaz böyle sinsilik" diye sitem ediyorlar.
Anlaşılan son dönemeçte, çaresizlik içinde her türlü sinsi oyun tezgahlanmaya çalışılıyor; ancak BDP çalışanlarının kararlılıkları ve ekip çalışmaları bunun önüne geçiyor.
Biz bunları konuşurken, başka bir görevli araya girip havayı dağıtıyor: "Yarım saat önce yaşlı bir teyzeye şaka yollu, 'Anam sen oyunu kime verdin' diye sordum. Bana gülerek, 'Tew, ben kime vereyim? O ağaç var ya o ağaç; işte ona vurmuşam' dedi."
Zaman yaklaşıyor... Saat 16:00'da ilk sandıklar açılacak. İnsanlar yavaş yavaş seçim bürosuna doğru akın ediyor. Büro önündeki dev ekrandan seçim sonuçları, grafiklerle beraber sunulacak.
Sandıklar açılmaya başlandıkça, BDP'nin müşahitleri, ellerinde notlarla Basın Bürosu'na gelmeye başlıyor. Gelen bilgiler bilgisayara işleniyor; oradan ekrana yansıtılıyor ve halkla buluşturuluyor. Sandıkların sonuçları geldikçe, durum daha da net çıkmaya başlıyor ortaya: BDP'nin kesin zaferi! Grafiklerdeki her bir değişim, kitle tarafından coşkuyla alkışlanıyor.
Dersim Belediyesi'nin kazanıldığı net olarak öğrenildiğinde, artık halkın coşkusunu alanda tutmak zorlaşıyor. Aşırı soğuk havaya rağmen, herkes bir anda bayraklarını alıyor eline. Araçlara binip, rengarenk bayraklarıyla, karanlığı yararcasına geziyorlar, Dersim sokaklarında.
İnsanları izliyoruz. Sevinçten birbirlerine sarılıyorlar. Her yandan, "serkeftin heval", "her bijî Dersim" sözleri çalınıyor kulağımıza. Kimi halay çekiyor. Gizli ve bir o kadar da sinsi ittifaklar sonucu kaybedilen Dersim ilçelerinin üzüntüsü varsa da, bu coşkulu sevinç onu bir an için unutturuyor. Halaylar, kutlamalar gece geç saatlere kadar sürüyor ve bir kez daha sisteme, yolsuzluklara, baskı ve zulümlere, aynı yanıt veriliyor, Dersim'den: Halkız, ayaktayız.
Velhasıl, halkımız kazandı. Dersim halkı kazandı. Hızır yoldaşımız olsun.


NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU