PERVİN YERLİKAYA / STUTTGART
Almanya’nın Stuttgart kentinde skandal uygulamaların dayatıldığı Kürt siyasetçilerden Veysel S., Agit K., Evrim A., Özkan T. ve tutuksuz yargılanan Cihan A.’nın 4. duruşması dün sabah saat:10:30’da Stammheim cezaevi salonunda görüldü.
Duruşma geçtiğimiz hafta Cuma günü avukatların mahkeme esnasındaki keyfi uygulamalara karşı yapılan itiraz sonucu cezaevinden mahkemeye gönderilen güvenlik gerekçeleri adlı dilekçenin okunmasıyla başlandı.
Geçen hafta mahkeme aralarında müvekkillerinin çok abartılı bir aramadan geçirildiklerini belirten avukatlar, mahkemeye bu uygulamayı taşımıştı. Ayrıca görüş odasında avukat ile müvekkil arasındaki bölme camın olması da tepki toplamıştı. Bunun üzerine avukatlar bu uygulamalara karşı itirazda bulunarak mahkeme heyetinden bir açıklama bekliyordu.
Cezaevi yönetimi tarafından yapılan ve mahkemeye iletilen açıklamada tutsakların, kaldıkları odanın içinde istenildiği zaman cezaevi yönetimi tarafından aranabileceğini belirtildi. Açıklamada, “Cezaevinden mahkeme salonuna kadar güvenlik kontrolü ve ince üst araması yapılması zorunluluktur” denildi. Açıklamanın ardından Agit K’nın Avukatı Oswald mahkeme başkanına, “Siz sadece bize kanunları söylüyorsunuz ama biz bunu kabul etmiyoruz. Bunlar geçen hafta yaşanan durumu izah etmiyor” dedi.
Su verilmedi
Av. Sayın da, “ziyaretçiler ve basının girişlerde yapılan aramalarda kemerleri çıkartıldı, ayakkabıları arandı, şalları alındı. Neden böyle bir arama yapıldı, gerekçeniz var mı?” diye sordu. Mahkeme başkanı da böyle bir kararları olmadığını belirtti. Av. Axel Oswald da, Agit K.’nın Stammheim cezaevinden getirilirken ayaklarına zincir vurulduğunu ve içeri girmeden önce çıkarıldığını bu uygulamanın neden yapıldığını sordu?
Mahkeme başkanı, “Bunu cezaevi yönetimine sormak gerek. Biz bunun neden böyle yapıldığını bilmiyoruz. Bu işlemlerin neden yapıldığını soracağım ve bu mahkemede cevaplayacağım” dedi.
Av. Oswald ayrıca Stammheim dışından getirilen Evrim A. ve Özkan T.’ye bu cezaevinde kalmadıkları için su verilmediğini ve bu durumun nasıl çözüleceğini mahkeme başkanına sordu. Mahkeme başkanı da avukatların müvekkillerine su verebileceğini belirtti.
Ardından duruşma başladı. Duruşmada Av. Fresenius Veysel S.’nin iltica başvurusunun burada Almanca okunmasının doğru olmadığını, orada bulunan tercümanın bunu doğru çevirip çevirmediğini bilmediklerini bu yüzden bu ifadenin burada okunmasının kabul etmediğini belirten bir dilekçe verdi.