Stoltenberg-NATO ve Kürt soykırımı

Forum Haberleri —

18 Haziran 2022 Cumartesi - 08:30

Erdoğan ve Stoltenberg

Erdoğan ve Stoltenberg

  • Stoltenberg, Türk devletinin bütün bu suçlarını bir çırpıda temize çıkarıyor. Türk devletinin Kürtlere uyguladığı zulümden hiç söz etmiyor. Varsa yoksa Erdoğan gibi faşistlerin tezlerine haklılık kazandırmaya çalışıyor.

ZEKİ AKIL

NATO genel sekreteri bilinen görüşlerini tekrarlayıp duruyor. Stoltenberg’e göre NATO’nun hiçbir üyesi Türkiye’nin terörden çektiğini çekmemiş. Onun için Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anlamalı ve desteklemeliyiz, diyor. Bu sözleri İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik için başvurularıyla daha sık dile getirir oldu. Türkiye bu iki ülkenin NATO’ya üyeliğine ilkesel olarak karşı değil. Tek derdi bu ülkelerin Kürtlere karşı istediği kadar karşı olmaması ve düşmanlık yapmamasıdır. Bize yazılı güvence verin, bu ülkeler de Kürtlere ve PKK’ye karşıtlık yapsınlar deniyor.

Bilindiği gibi Türkiye yüz yıldır Kürtleri yok sayıyor ve onları soykırıma tabi tutuyor. Katliam ve sürgünler olağan uygulamalarıdır. Bunlara gerek kalmadığı dönemlerde de Kültürel soykırım, asimilasyon aralıksız sürüyor. Türkiye bu haliyle 70 yıldır NATO’da. NATO ve Avrupa ülkeleri bu politikalara karşı bir tutum almış değil. Karşı bir itiraz görülmemiştir. Şu anda da Türk anayasasına göre Kürt yoktur. Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür. Türkiye’nin sınırları içinde yirmi milyondan fazla Kürt yaşamaktadır. Bu halkın anadiliyle eğitim hakkı bile yoktur.

NATO’nun kuruluş ilkeleri içinde bir halkı soykırımdan geçirmek ve anadilini yasaklamak var mıdır? Bay Stoltenberg Türk devletinin yetkilileriyle görüşüp pazarlılar yaparken bir gün Kürtlerle de görüşmeyi hiç düşündü mü? Kürtlerin yaşadığı durumlarla Stoltenberg hiç ilgilendi mi? Türk devletinin güvenlik kaygılarını kendisine bu kadar dert edinen NATO sekreteri Kürtlerin kaygılarının ne olduğuna hiç baktı mı? Şu anda binlerce Kürt politikacı, gazeteci Türk hapishanelerinde. İçlerinde HDP’nin genel başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları da var.

Türk devleti 12 Eylül 1980’de askeri darbeyle yönetilir oldu. Açık faşist bir rejime geçildi. İşkenceler ayyuka çıktı. Türkiye NATO’dan atıldı mı? Hayır. Yeter ki, NATO’ya hizmet etsin. Onlara hizmet ettikçe dünyanın bütün suçlarını işleseler de sorun yok. Kabul görürler. Nitekim 1990’larda Kürtlerin dört bin köyü yakılıp boşaltıldı. Binlerce insan sokaklarda kafalarına sıkılarak infaz edildi. Hapishaneler dolup taştı.

İşkence olağanlaştı. Kürtlere ait olan her şey hedeflendi. 2016’da Türk ordusu şehirleri tanklar ve toplarla yıktı. Sur, Nusaybin, Şırnak, Cizre gibi şehirlerin önemli bir kısmı yerle bir edildi. BM raportörünün hazırladığı raporda bu yıkım “kıyamet sonrası manzara” diye tanımlandı. Yüzlerce insan binaların bodrumlarında yakıldı, infaz edildi.

Stoltenberg, Türk devletinin bütün bu suçlarını bir çırpıda temize çıkarıyor. Türk devletinin Kürtlere uyguladığı zulümden hiç söz etmiyor. Varsa yoksa Erdoğan gibi faşistlerin tezlerine haklılık kazandırmaya çalışıyor. Yani Türk devletinin suçlarını aklıyor ve onlara ortaklık yapıyor.

Türk devleti Şengal’de Êzîdîleri vuruyor. Çocukları katl ediyor. Mülteci kampı olan Mahmur’u sürekli bombalıyor. Güney Kürdistan yıllardır karadan ve havadan vuruluyor. Onlarca köylü, sivil katledildi. Bunlar yetmedi, Türk devleti Suriye’ye saldırdı. Efrîn gibi güvenlikli bir bölge işgal edildi. Yüzbinlerce Kürt topraklarından sürüldü. Etnik temizliğe tabi tutuldular. Türk devletinin DAİŞ, El Nusra ve diğer çetelerden devşirdiği binlerce silahlı güç halkın üzerine salındı. Ne kadar savaş ve insanlık suçu varsa işlendi. Aynı şey 2019’da Girê Sipî ve Serêkaniyê’de tekrarlandı. 

Türk devleti NATO’yla şimdi yeni saldırılar için onay ve destek sağlama pazarlıkları yapıyor. Siz bana destek vermez ve Kürtleri yok etmemi sağlamazsanız ben İsveç ve Finlandiya için evet demem, diyor. Stoltenberg açıkça Türk devletinin bu taleplerini ve soykırım suçlarını örtbas etmeye çalışıyor. Sözde Türk devleti Kürtlerden, terörden çok çekmiş! Öyle ya, Kürtler de bu arada sefa sürmüşler! Erdoğan açıktan, basının önünde Efrîn ve Serêkaniyê’de on binlerce Kürt öldürdüklerini bir başarı ölçüsü olarak anlatıyordu. 

Kürtler defalarca Türkiye’de ateşkes ilan ettiler. Sorunu demokratik yollardan Türkiye’nin sınırları içinde çözmek istediklerini açıkladılar. Görüşmeler de oldu. Suriye’de de aynı şey oldu. Kürtler defalarca varsa sorunlar gelin diyalogla çözelim, dediler. Kaldı ki, Suriye’de Kürtler hiçbir zaman Türk devletine karşı bir saldırıda bulunmadılar. Ama Türk devleti tam bir gözü karalıkla Kürtler herhangi bir statü sahibi olmayacak dedi ve saldırdı. Şimdi de saldırılarımı sürdüreceğim diyor. 

Stoltenberg anlaşılan Kürtleri feda etmeyi kalıcı bir politika haline getirmiş. Türk devletinin bütün inkar ve saldırı politikalarını onaylıyor ve destekliyor. Böyle olmasaydı Türk devleti yıllardır bu insanlık suçlarını işleyemezdi. Kürt halkı ve Ortadoğu’daki güçlerin çoğu bu gerçeği biliyor. Avrupa halklarının da politikacılarının ve Stoltenberg gibilerinin işlenen suçlarda ortak olduklarını bilmeleri gerekiyor. Avrupa ve NATO en azından yasalarına ve demokratik değerlerine sahip çıkma erdemini göstersin. Halklar Kürtler üzerindeki soykırıma, Ermenilere yapılanların tekrarlanmasına izin vermemeli.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.