BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit sürerken, Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi’nin 25 Haziran 2012 tarihinde Strasbourg’da başlattığı ‘Özgürlük Nöbeti‘ 338. haftasında.

Avrupa Konseyi (AK), Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa işkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) bulunduğu alanda gerçekleştirilen nöbet eylemini Almanya’nın Dortmund kentinden gelen Kürdistanlılar devraldı. Bütün olumsuzluklara rağmen devam eden Özgürlük Nöbeti, bir ay boyunca engellenmişti. Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi’nin itirazı ve açılan dava sonucunda, itiraz haklı bulunarak, Kürt halkının en uzun soluklu ve kesintisiz eylemi yeni gruplar devralarak sürdürüyor.

Özgürlük nöbetini sürdüren eylemciler Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecritten dolayı endişeli olduklarını belirtti. Özgürlük nöbetinde yer alan yurttaşlar görüşlerini şu şekilde ifade ettiler:

‘Sağlığından endişeliyiz‘

Resul Ay: Biz Önderliğimizin sağlık durumundan endişeliyiz. T.C’nin Önderliğe yaklaşımı, Kürt halkına yaklaşımını temsil ediyor. Kürt halkının her yerde kendi mücadelesine sahip çıkması gerekiyor.

Bahri Qamişlo: Bizler, Önderliğimize uygulanan ağır tecridin sebebini biliyoruz. Bu tecrit ve rehin durumu sadece TC’nin tek başına aldığı karar değil. Avrupa Birliği bu tecrite ve rehin durumuna destek verdiğini suskunluğu ile ispatlamış durumda. Onların en büyük korkusu Önderliğimizin ideolojisi ve ortaya koyduğu birlikte yaşam felsefesidir. Buradan Kürdistan halkına sesleniyoruz. Önderliğe sahip çıkmak kendimize, değerlerimize ve onurumuza sahip çıkmaktır.

Fatih Turan: Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan 3 yıl 7 aydır kimse ile görüştürülmüyor ve ağır tecrit uygulanıyor. Uygulanan bu tecrit ile Kürt halkı cezalandırılmak isteniyor. AP ve CPT başta olmak üzere, biz buradan tüm yetkililere sesleniyoruz. Önderliğimiz kırmızı çizgimizdir. Avrupa’da yaşayan halkımızın bu eylemleri sahiplenmesi gerekiyor.

Velid Xebes: Tarihin gördüğü en barbar çete olan DAİŞ’e karşı Kürtler direndi. İnsanlığın onurunu biz Kürtler ve partisi PKK kurtardı. Bu direniş ve özgürlüğün mimari olan Kürt Halk Önderi ve felsefesi, biz Kürtlerin yol göstericisidir. Önderliğimizin felsefesi tüm ezilenlere yol gösterici ve zalime karşı örgütlülüğün, direnişin sembolüdür. Biz binlerce gencimizi yitirirken bize övgüler düzen Avrupa, DAİŞ tehlikesi bertaraf olunca tekrar sağır ve dilsiz kesilmiş durumda. Erdoğan çeteleri ile Efrîn’i işgal etti, katliam yaptı.

Zülfü Bingöl (Eylem tertip komitesinden): Strasbourg’daki silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz. İmralı’da süren, tarihin en ağır tecrit koşulları Avrupa, AİHM ve CPT’den bağımsız değildir. Bizler bu eyleme Önderliğimiz üzerindeki ağır tecrit koşullarının kaldırılana kadar devam edeceğiz.